Ancak bu yılın başında göreve gelen sayın Nabi AVCI ve daha sonra bakanlığın en önemli sorun çözme  makamı olan müsteşarlığa gelen sayın Yusuf TEKİN,neredeyse bir yıldır bütün yapmaya çalıştıkları, bakanlığın daha önce  yaptığı hatalı uygulamaları düzeltmek ve eğitim camiasının güvenini kazanmak olmuştur.Nihayet 1.sınıfların okula başlama yaşı olan 66 aylık olma şartını 69'a yükseltmeleri , özür grubu atamalarında tayin isteyen herkesin tayinini gerçekleştirmeleri ve en sonunda da 10 Aralık günü yayınlanan 2013 Yılı Alan Değişikliği yazısında özellikle 2012 yılında özür grubu atamalarında norm engeline takılmalarından dolayı  tayin istemek için yan alana geçmek zorunda bırakılanların yeniden eski alanlarına dönüşlerinin sağlanması v.b…Bütün bu çalışmalar Bakanlığın önceki uygulamalarından doğan mağduriyetlerin giderilmesine yönelik çalışmalardır.

 

      Buraya kadar  saymaya çalıştıklarımız  bakanlığımızın son bir yıldır yaptığı olumlu çalışmalardır.Fakat  bakanlığın taşra teşkilatının en önemli konularından biri olan eğitim kurumu yöneticileri ile ilgili  çıkardığı yönetmelik onlarca sorunu beraberliğinde getirmiştir.Okul müdürlüğü için getirilen mülakat tartışıla dursun ,bakanlığın eğitim kurumu yöneticileri yönetmeliği taslağında daha önce yöneticilik yapanların  görevden ayrılmalarını takiben en az bir yıl ve en çok üç yıl   geçtikten sonra tekrar başvuruda bulunma hakkını vermesine rağmen 4 Ağustos 2013 günü yayınlanan yönetmelikte 21.madde yi tamamen yönetmelikten çıkartması büyük bir haksızlığı beraberinde getirmiştir. Oysa taşranın sesine kulak verdiğini her defasında tekrarlayan ve gerçekten de paydaşları ve eğitim camiasını dikkate alarak çalışmalar yaptığına inandığımız, genelde bakanlığımız ve özelde de Müsteşar Sayın Yusuf TEKİN'in aradan geçen üç aya rağmen bu konuda tek bir söz söylememesi bu haktan mahrum bırakılan binlerce eğitimciyi derinden üzmüştür.

 

       Sendikaların taslak ile ilgili bakanlığa gönderdikleri görüş yazılarında -Eğitim Bir Sen hariç-(web sitesinde yayınlamamıştır) bu konuda olumlu görüş belirtmelerine ve tahminen görüş belirten bütün paydaşların bunu istemelerine rağmen yayınlanan yönetmelikte bunu kimin ,niçin istemediği hala bir muamma.

 

       Kendi istekleri ile bulunduğu yerde herhangi bir tayin v.b mazeretleri yokken görevden çekilenler için bunu makul görebiliriz.Ancak gerek il içi, gerek  iller arası ve gerekse de özür durumu tayinleri dolayısıyla zorunlu olarak yöneticilik görevlerinden ayrılmak zorunda kalanların böylesi bir muameleye tabii tutulması  gerçekten derinden yaralayıcı.

 

       Beklentimiz  bakanlığımızın  bir an önce önceki dönemin mağduriyetlerini bir bir düzeltirken en son kalan iki haktan (yan alandan eski alanına dönüş ,yöneticilikte yeniden atanma) biri olan yöneticilikte yeniden atanma ile ilgili bir çalışma yapmasıdır.
Oluşan mağduriyetleri giderme adına  bir defaya mahsus olması  dahi olsa geçici bir maddeyi yeni yönetmeliğe ekleyip kendi oluşturduğu mağduriyete son vermesidir. SAYGILARIMLA

 

       İbrahim KAYA

Kamuajans.com/ÖZEL