Pir (!) Ali Yalçın

Önce dedi ki:

‘‘Liyakat!’’

Sonra dedi ki:

‘‘Öngörülemeyen enflasyondan dolayı toplu sözleşmeye ek protokol...’’

En sonunda da:

‘‘Okul öncesinde din/inanç eğitimine evet!’’

Liyakat ile başlayalım

Liyakati kamuda sıfırlayanlar

şimdi diyorlar ki:

‘‘Liyakat...’’

Siz böyle derseniz size şöyle demezler mi:

- Efendi, efendi, siz değil miydiniz sırf sendikanız üyesi diye kamuda birçok kişinin önünü açan? Mülakatlarda puanlarını gözeten? Siz değil miydiniz sırf üye sayım artsın diye insanları boş vaatlerle ve beklentilerle dolduran? Sendikanıza insanları doldurduktan sonra da oluşturduğunuz beklentilerle baş edemeyen? Yoksa size karşı bir liyakatsizlik var da bundan dolayı mı liyakat diyorsunuz? Eee, siyasi konjonktürden ötürü 1’diniz 2 oldunuz, öyle değil mi?

Ali Yalçın Bey, liyakat ifadesi yerine bence başka bir ifade bulunuz çünkü sizin ağzınızda bu ifadenin bir anlamı, karşılığı, ağırlığı yok. Zira duygularınıza ve nefsinize kapılarak üye sayınızı arttırmak için giriştiğiniz bir hiç uğruna liyakatten vazgeçtiniz ve bu kavramın içini de boşalttınız. Şimdi kendinizce doldurmak isteseniz de iş işten geçti. Artık sizin liyakatinize inanan zor çıkar. Dava teraneleri uğruna kulağının üzerine yatanlar, gözünü yumanlar belki... Liyakatsiz bu ortamdan sizler de sorumlusunuz, sizler de sorumlusunuz, sizler de sorumlusunuz. Artık liyakati mumla arıyoruz. Ne acı! Liyakati ütopya haline getirdiniz valla. Aza kanaat etmeyen açgözlülük, kıskançlık, ego, alnı secdeye değsin inançsal hazzı uğruna liyakatten elimizde kala kala liyakat ütopyası kaldı. Yazık ya, vallahi de billahi de yazık!  Zaten son kertede ‘liyakat’ diyerek kamudaki liyakat sorununu da kabul ediyorsunuz.

Gelelim öngörülemeyen enflasyondan dolayı ek protokol talebinize,

Şaşkınım vallahi billahi,

Bu enflasyonun gelişi çarşambadan belli değil miydi mübarek?

Hem de besbelliydi

Şimdi bizi yemeyin lütfen

Siz de enflasyona ezilen memurları ayan beyan görüyorsunuz

Eee mızrak çuvala sığmayınca dostlar alışverişte görsün görüntüsünü vermek için ek protokole sığındınız hemen

Ama neden toplu sözleşme masasında insanların gerçek taleplerine kulak tıkadınız

Güneş balçıkla sıvanmaz efendi

Çıktı mı işte önünüze kocaman enflasyon

hem de bir canavar gibi

memur bu canavar yüzünden bir deri bir kemik kalıyor

Ali Bey, memuru bu canavara yem ettiniz, yem

Bilesiniz

YAZIK, YAZIK, ÇOK YAZIK

En sonunda MEB 20. Eğitim Şura’sında ideolojik inanca dalmış sendikanız

Okul öncesi eğitimde dini eğitimin önünü açmanın yollarını aramışsınız

Ve bir yol da bulmuşsunuz

Haydi hayırlısı

Dava şuurunuzda artık hazzı yaşarsınız

Ama ne olacak şu enflasyona yem edilen memur?

Ne olacak kamuda iflas eden liyakat?

Okul öncesi öğrencilerine kadar dini eğitimi indirdiniz ya

artık musmutlu olursunuz herhalde

Mübarek insan,

o çocuklar da sizlerin çocukları gibi

iyi eğitim alsa

iyi sağlık hizmetinden yararlansa

iyi beslense

iyi giyinse

gezse, eğlense

daha iyi olmaz mı?

Neden sadede gelemiyorsunuz bir türlü, neden?

İdeolojiden dem vura vura geldiğiniz nihai noktada

siz de eğitimin bu sefer ideolojik inanca bulanmasına sebepsiniz

şimdi de birkaç kuşak ideolojinin yanına eklemlenen makul inanç ile

vakit geçirsin bakalım

belki uzaya çıkarız

belki müreffeh bir yaşam süreriz

belki de atılım yapar, çığır aşarız

Ah ülkem!

Ah ülkemin çocukları!

Seni hiç kimse düşünmedi

Birileri hep kendini düşündü, hep kendine yonttu...

Saygılar...

Yusuf SEVİNGEN