Koronavirüs salgını ile birlikte insan vücudunda çeşitli hastalıklar da baş gösterdi. Bunlardan biri de Adenovirüs'tür. Adenovirüs'ün ne olduğunu, belirtilerinin ne olduğunu, tedavisinin nasıl yapıldığını sizler için araştırdık. Adenovirüs, türüne bağlı olarak birkaç çeşit olarak ortaya çıkabilir. 

Öksürük, ateş ve burun akıntısı gibi solunum yolu problemleri, baş ağrısı, boğaz ağrısı, göz enfeksiyonları olarak görülebilen Adenovirüs, 10 güne kadar sürebilir. Nadiren zatürre, mide ve bağırsak problemlerine, ölüme neden olabilen Adenovirüs, aynı Koronavirüs'te olduğu gibi bir kişi enfekte olduğunda hastaneye yatış ile tedavi edilmektedir. Adenovirüs, hava yolu ve temas yoluyla bulaşabilir. Sonbaharda boğaz ağrısı, ateş, lenf bezlerinde şişme, bronşit ve zatürre gibi enfeksiyonlara neden olan Adenovirüs, Koronavirüs ile benzer belirtiler vermesinden dolayı dikkat çekiyor.

Konuya ilişkin açıklama yapan Dr. Öğr. Üyesi Cafer Tanrıverdi, adenovirüsler de Covid-19 kadar hızlı yayılabildiğini, enfekte bireyden tüm aile fertlerine bulaşabildiğini aktararak, "Bu hastalıktan korunmak için alınması gereken önlemler diğer tüm bulaşıcı hastalıklar ile benzerdir. Farklı olarak adenovirüslerin daha çok temasla bulaştığını düşünüyoruz. Bu nedenle hijyen kurallarına riayet edilmesi, kişisel eşyaların ortak kullanılmaması ve sık el yıkanması bu hastalıktan korunmak için özellikle gereklidir." dedi.

Hastaların bu dönemde yaşam kalitesinin oldukça azaldığını da belirten Dr. Öğr. Üyesi Cafer Tanrıverdi, "Tedavide uzun süreli göz damlası kullanılması gerekiyor. Ayrıca bu hastalığın en az hasarla geçirilmesi ve diğer aile fertlerinin korunması için hasta kişinin erken dönemde antiviral göz damlasına başlaması ve hastaların hastalık hakkında bilgilendirilmesi oldukça önemlidir." dedi.

A'dan Z'ye Deyimler (Uzun ve Kısa) A'dan Z'ye Deyimler (Uzun ve Kısa)

Dr. Öğr. Üyesi Cafer Tanrıverdi, adenovirüslerin Covid-19 kadar hızlı yayılabildiğini belirterek, "Enfekte bireyden tüm aile fertlerine bulaşabiliyor. Bu hastalıktan korunmak için alınması gereken önlemler diğer tüm bulaşıcı hastalıklar ile benzerdir. Farklı olarak adenovirüslerin daha çok temasla bulaştığını düşünüyoruz. Bu nedenle hijyen kurallarına riayet edilmesi, kişisel eşyaların ortak kullanılmaması ve sık el yıkanması bu hastalıktan korunmak için özellikle gereklidir." dedi.

Dr. Öğr. Üyesi Cafer Tanrıverdi, son günlerde değişen mevsimle beraber çok sayıda adenovirüslere bağlı kerato-konjonktivit vakalarının artığını bildirdi.

Dönem dönem salgınlar yapan adenovirüslerin ciddi işgücü kaybına da yol açtığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Cafer Tanrıverdi, hastalığın sıklıkla karşılaşılan ilk bulgularını "İlk olarak genelde gözlerde kızarıklık, çapaklanma, batma, yanma, sulanma, ışık hassasiyeti, bulanık görme ve göz kapaklarında ödem meydana gelir. Belirtiler gözlemliyorsanız vakit kaybetmeden hekime başvurun. Bununla beraber, üst göz kapaklarında ödeme bağlı olarak düşme, gözlerde kaşıntı, göz ve baş ağrısı, kulak önünde ve çene altında yer alan lenf bezlerinde büyüme ve bu bölgelerde hassasiyet, ağrı ve bazen üst solunum yolu enfeksiyonu benzeri tablo eşlik edebilir. Hastaların diğer gözüne de bulaş çok fazla oranda olabiliyor." sözleriyle anlattı.

Dr. Öğr. Üyesi Cafer Tanrıverdi, hastalığın ilk semptomları ile karşılaşıldığı anda hekime başvurulması gerektiğine dikkati çekerek, "Adenovirüsler gözün önünde yer alan ve kornea olarak adlandırılan saydam tabakada görmeyi azaltabilen ve tedavisi oldukça güç lekelenmelere yol açabiliyor. Bu durumun tedavisi bazen aylar hatta yıllar alabilir." dedi.