10 Kasım'da bir öğretmen arkadaşımız okuduğu şiir yüzünden açığa alındı. Sonrasında sendikasının desteği ile göreve iade edildi. Öğretmenimizin göreve iadesi ile ilgili haberin altındaki yorumlardan ''ifade özgürlüğü'' temalı diyaloğu ise sizlere sunmak isterim.

Y. A.

Bu öğretmen arkadaşımız ileride, yıllar yıllar sonra: "Çocuklar, ben bir dönem yalnızca şiir okudum diye açığa alındım. Hey gidi günler hey!" diyerek sınıf kürsüsünden okuduğu şiiri bir kere daha okusun. Türkiye'de ifade özgürlüğünün adaleti olsa kimse okuduğundan dolayı hiçbir dönem mağdur olmayacak. Arkadaşımıza geçmiş olsun.

F. K.

Y. A. kardeşim bu kadın okuduğu şiirden dolayı değil insanların inançlarına saygısızlık yaptığı için açığa alındı Bi araştırın haberi

Y. A.

F.K. Bey, ifade özgürlüğünün ne demek olduğunu başınıza gelirse anlarsınız. Ben burada herhangi bir söz etsem onu da hayata bakışınıza, kafa yapınıza ve anlayışınıza göre "inanca saygısızlık" diye yorumlayıp beni suçlayabilirsiniz. İfade ve söz, niyet okuyuculuğu ile çok rahat suç torbasına atılır. Ama bu subjektif olur, görecelidir. İfade özgürlüğünde ileri düzeyde olan ülkelerde bahse konu olay bizim ülkemizde düştüğü duruma asla düşmez. Sizi suçlamak yerine anlamaya, suç demek yerine bana göre yanlış ya da katılmıyorum demeye davet ediyorum. Bu derin konuyu ancak böyle çözeriz. Yoksa her dönem birileri okuduğundan, yazdığından suçlanır. Birileri de sizin gibi çıkar ve: " Ama o okuduğundan suçlanmadı ki iyi araştırın..." diye kendince haklı bir kulpa sığınır. Unutmayın bu anlayıştan herkes zarar görür. Devran dönünce siz de zarar görebilirsiniz. Bunu sonlandırmak bizim elimizde... Unutmayın... Ayrıca farkında mısınız bilmiyorum ama bir öğretmene "...bu kadın..." diye hitap ederek saygısızlık yapıyorsunuz bence. Endişelenmeyin ülkemizde bu suç falan değil. İyi günler dilerim.

F. K.

Y. A. bey devranın dönmesine gerek yok ki şuan insanlar Atatürk e hakareti bırak camide veyahut bir duada sırf adı (genel anlamda söylense bile) söylenmedi diye günlerce linç edildiği ve haberlere konu olduğu ancak insanların rahatça kutsallarına saldırıldığı( eleştirdiği demiyorum) ve hakaret edildiği bir ülkede yaşıyoruz. Ben eleştiriye karşı değilim ama kimse benim kutsalına hakaret edemez ve buna da ifade özgürlüğü diyemez. Size biri küfrettiği zaman siz ifade özgürlüğü deyip geçiyorsanız bu da sizin nileceğiniz bir şey. " bu kadın "kadın sözünde bile bir suç arayan siz neden aynı kadının çarşaflı ya da tesettürlü bir bayanı aşağılar nitelikteki sözlerinin özgürlük olduğunu söylüyorsunuz bence lügatinizdeki ifade özgürlüğünü gözden geçirin

Y. A.

F.K. Bey, bu olayı kayıkçı kavgasına götürmeyeceğim. Meselem hakiki ifade özgürlüğü... Bu bağlamda anlayınız ve dinleyiniz. Ben, her daim ifade özgürlüğünün en ileri olanını savunuyorum. Empati benim vazgeçilmezim. Konu çok sevdiğim ve değer verdiğim Atatürk dahi olsa... Atatürk'ten ötürü kimse suçlu sayılmamalı. Hayatta olmayan birisi şu an, seven sever, sevmeyen sevmez. Başkasının kafasına göre Atatürk bambaşka olabilir. İfade ve söz kime ve neye olursa olsun suç olmamalı. İfade ve söz, yanlış olur, katılmıyorum olur, suç olmaz. Ülkemize bunu layık görüyorum. Hatta öyle ki çarşaflı bir hanımefendinin Anıtkabir önündeki sözlerinden ötürü tutuklanmasını yanlış buldum. Çünkü bunlara hiç gerek yok. Bu örnek benimle ilgili bazı tabularınızı yıkmıştır sanırım. Unutmayınız ki aslolan ve mühim olan onurlu ve değerli bir yurttaş kimliği, hissi ve fikri ile adil düzende yaşamaktır. O kadar... Birbirimizi döverek, üzerek, mağdur ederek görüşlerimizi savunmamalıyız. Felsefem budur. 5816 da kaldırılmalıdır. Atatürk'ün korunmaya ihtiyacı yok. O korunmazsa daha da iyi anlaşılacak kanaatindeyim. Saygılar... Hepimiz için mutlu, onurlu, değerli günler dilerim...

F. K.

Y. A. bey benim meselem de şu şöyle bu böyle meselesi değil ben eleştiriyi değil işin hakaret boyutunun sizin de söylediğiniz gibi döverek, söverek ve üzerek özellikle de yok sayarak toplum karşısında yapılmasına karşıyım. Bunlara gerek yok. Kimseyi incitmeden Atatürk sevgisini göstermenin yolları da var. Buna kimse birşey söylemez söylemiyor da zaten ama birine sevgisini göstermek için bir tarafı incitmenin aşağılamanın mantığı ve hakkı da yok sz de selametle kalın hayırlı günler

Bu iki arkadaşı tebrik ederim. Orta yolu bulmuşlar bence.

Kimse ifadesinden, sözünden dolayı suçlanmasın.

Bize ters olan ya da karşı olduğumuz ifadeye ‘katılmıyorum, bana göre yanlış’ tepkisini koyalım. Daha ötesi suç olur ki o zaman her dönem mutlaka birilerinin ağzı ve canı yanar.

Bunlara gerek yok.

İfade özgürlüğünde çığır aşalım.

Saygılarımla...

Yusuf SEVİNGEN