Hava güzel..

Boğaz güzel..

Oturduğum bankta yüreğim buruk, ellerim soğuk..

Yer Sarıyer…

Martılar Tokatlı olduğumu anlamış olmalı ki ‘simit’ istiyorlar..

8 martı…

8 Mart’ta…

Etrafımda 8 çiziyorlar..

Metruk bir parkta…

Annem geliyor aklıma…

Güçlü bir kadın, valide sultanım, rahmetlim…

O olsaydı ne ne soğuk bir elim ne buruk bir yüreğim olurdu

Martılar çığlık attı, maskesini gözlerinden ağızlarına terfi ettirmiş insancıklara baktım.

Sonra da kadınlara...

Kadınlar…

Kadınlar…

Primus inter pares *

...........

Bir yıl olmuş bu girizgâhı yapalı..

Sarıyer'de dolu dolu bir yıl olmuş Milli Eğitim'de..

Kadınları , emeklerini, güzelliklerini  yazmışım.

Ve bir 8 Mart daha gelmiş...

Cok bilinen klişedir..
"Ve Tanrı kadını yarattı.. " diye başlar.

Mesel ya da masal şöyle;

Altıncı gün dolmak üzereydi.

Ve Tanrı hala kadını yaratıyordu.

Bir melek çıkageldi.

Allah'ım;

- Ötekini, erkeği çok daha çabuk yaratmıştın, buna niye bunca zaman ayırıyorsun?
Rab yanıt verdi:
- Çünkü buna çok değerli, çok farklı özellikler katıyorum.

- Örneğin yüzlerce parçadan oluşturuyorum.
Ama yine bir bütün olmasını sağlıyorum.

Bu yarattığım bir çok çocuğa aynı anda sarılabilmeli,

Dünyanın her yerindeki çocukları kucaklayabilmeli.

Düşen bir çocuğun kanayan dizini de, yaralı bir yüreği de iyileştirebilmeli…

Melek sordu:

- Kaç eli kaç kolu olacak?

*Sadece iki.

- İki el, iki kolla mı yapacak bu dediklerini…?

*Hepsi bu değil…

Kendi yaralarını da kendsi sarabilecek.

Ayrıca günde 18 saat çalışabilir durumda olacak…

Melek yaklaşıp kadına dokundu…

- Onu çok yumuşak yapmışsın ama...

* Yumuşak ama aynı zamanda çok güçlü.
Gücünü ve kaldırabileceklerini hayal bile edemezsin…

- Düşünmeyi de bilecek mi?

* Yalnızca düşünmeyi değil,

Hem sağduyusunu kullanmayı,
Aklıyla ve yüreğiyle muhakeme etmeyi,

Hem de mücadele etmeyi,
Düşüncelerini savunmayı,
Sorun çözmeyi de biliyor…

Bunların yanı sıra uzlaşmayı da biliyor…

Melek, saşırarak kadının yanağına dokundu.

Eli ıslanınca,

"Bu nedir?" diye sordu.

Allah  yanıtladı:

* Buna gözyaşı denir.

- Neye yarar?

*Kendini ifade etmeye yarar.

Acıyı, kuşkuyu, aşkı, yalnızlığı, onuru ama aynı zamanda sevinci ifade etmesine yarar…

*Kadının kendini ifade biçimleri sonsuzdur:

O, sevinci, mutluluğu ve aşkı yakalayıp , sımsıkı sarılmayı bilir…

Haykırmak istediği vakit susabilir;

Sustuğunda çığlığını duyurabilir;

Öfkelendiği vakit gülümseyebilir,
Ağlamak isteyince şarkı söyleyebilir,

Mutlu olunca ağlayabilir,
Korktuğu vakit gülebilir…

O inandığı doğrular için sonuna dek mücadele eder;

Haksızlığa karşı savaşır..

Çözüm yolunu biliyorsa,
‘Hayır’ yanıtını asla kabullenmez.

- Amma çok marifeti varmış!

- Evet marifetli..Arkadaşı yalnız kalmasın  diye ona refakat edendir.

Korkan birini gördüğünde,
‘Tut elimi korkma’ deyip elini uzatandır…

Her düğün her doğum haberine mutlu olandır.

Tanıdığı ya da tanımadığı ama kendine yakın bildiği her ölüm haberine kalbi kırılandır.

Yine de yaşamı sürdürme gücünü kendinde bulandır…

Çocukları daha çok yesin diye ‘Ben zaten toktum’ diyendir…

-Bir öpüş, bir sarılış, bir kucak açışla kırık  ya da yaralı bir yüreğin onarılacağını bilendir…

Özel bir varlıktır. Onu güzel yapan şey, ne saçı, ne vücudu, ne de kendisini ne şekilde taşıdığıdır.

-Peki, bunun hiç mi eksiği ya da yanlışı yok?

*Hiç olmaz olur mu?

Var bir hatası:

"Ne kadar değerli olduğunu unutur... ❕"
Melek gülümsedi.

Kadın gülümsedi.

Dünya gülümsedi.

Kadın gülerse dünya öksüz kalmaz çünkü..

Düşünüyorum da Steve Jobs'un ısırdığı Apple yüzünden kovulmadık sanırım cennetten..

Günün mesajı olsun o zaman ;

Bir elmanın yarısı erkekse, yarısı kadındır.
Erkeği adam eden senin adındır.
KADINLARIMIZ…

Sizlere dünyanın en güzel çiçeklerini versek nafile..

Çünkü en güzel çiçekler sizlersiniz.
8 Mart Dünya Kadınlar Gününüz kutlu olsun.

Vesselâm.
Erhan Ziya SANCAR
Eğitimci Yazar
*Primus inter pares: Eşitler arasında birinci.