Geçenlerde Milli Eğitim Bakanlığı ''12 Yıllık Zorunlu Eğitimde Sorular ve Cevaplar'' başlıklı bir açıklama yayınladı. Bu açıklamada da netliğe kavuşmayan bazı noktalar söz konusu. Açıklamadaki soru ve cevaplardan bazılarını ele alacak olursak;

SORU 7: Niçin medya ve sivil toplum örgütleri bu konuya bu kadar olumsuz yaklaşıyorlar?
CEVAP 7: Bu düzenlemeye karşı çıkışları iki temel nedene dayandırabiliriz. Birincisinde ideolojik bir bakış vardır. Böyle düşünenler, bireysel ve kültürel farklılıkları bir potada eriterek tek tip insan yetiştirmek alışkanlığından vazgeçemiyorlar. Dünyayla rekabet etmek gibi bir amaç taşımıyorlar.
İkinci neden ise bilgi eksikliği, yapılan değişikliğin objektif bir şekilde ve çok yönlü değerlendirilememesidir. Eğitim ile ilgili konularda bilimsel yeterliliği bulunmayan ve düzenlemeden habersiz, ama kategorik olarak belirli bir taraf içinde olanların eleştirileri gerçeği yansıtmamaktadır.

Eleştiri:‘'Söylendiği gibi bu düzenlemeye karşı sadece ideolojik nedenlerle karşı çıkanlar vardır. En iyisi de yapılsa istemezük diyenler hep var olacaktır. Bizim eleştirimiz ise bilgi eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Bunun kabahati eğitimcilerde değildir. Süreç boyunca sürekli değişken ve çelişkili açıklamalarda bulunulmasındandır. Ayrıca eleştirilerimiz uygulama esnasında doğacak sıkıntıları şimdiden görüp uyarmaya yöneliktir. Kervanın yolda dizilmesi anlayışınadır. Çünkü biz eğitimciler biliyoruz ki uygulama esnasında yaşanacak her türlü aksaklık hem eğitim-öğretim de sıkıntılara yol açacak hem de eğitimcilere mal edilecektir.''

SORU 9: Okul öncesi eğitim hangi yaşta başlayacak?
CEVAP 9: Okul öncesi eğitime başlama yaşında herhangi bir değişiklik yapılmamıştır. Yeni sistem gerçekleştirilmeden önce 37 - 72 ay arasındaki çocuklar okul öncesi eğitime gidebiliyorlardı. Şimdi de yine 36 ayını tamamlamış çocuklar okul öncesi eğitime başlayabileceklerdir. Ancak zorunlu temel eğitime başlama yaşı değişmiş olduğundan üst sınırda bir değişiklik söz konusudur. Buna göre, 30 Eylül 2012 tarihi itibariyle 37 - 66 ay arasındaki çocukların anaokulunda veya uygulama sınıflarında, 48 - 66 ay arasındaki çocukların ise anasınıflarında okul öncesi eğitim almaları sağlanacaktır.

Eleştiri:''Okullar bünyesindeki anasınıflarına şu anki fiziksel ve donanımsal şartlarla 48 aylık çocukların kaydının yapılması mümkün değildir. Çünkü 48-60 ay arası çocuklarının gereksinimleri çok farklıdır. Mesela bu yaş grubunun eğitiminde uyku saati vardır. Bu gereksinimler şu an için sadece anaokullarında mevcuttur. Acilen müfredat programı ve fiziksel donanım yenilenmelidir.''

SORU 10: Zorunlu eğitime (ilkokula) başlama yaşı ne olacak?
CEVAP 10: Esasen ilkokula başlama yaşında yeni düzenleme ile milli eğitim sistemimizin iki temel kanunu olan 222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu ile 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanununda önceki düzenlemeye göre bir farklılık yapılmamış, sadece iki kanun arasında paralellik sağlanmıştır.
Her iki kanunda da aynı şekilde düzenlenen 5 yaşını o yılın Eylül ayı sonunda dolduran öğrenciler ilkokula başlar hükmü gereğince, 2012 - 2013 öğretim yılından itibaren esasen 30 Eylül 2012 itibarıyla 60 ayını dolduran çocukların ilkokula başlamaları gerekmektedir. Ancak kamuoyunda yaşanan yoğun tartışmalar, talepler ve Bakanlık olarak değerlendirmelerimiz sonucunda Eylül sonu itibarıyla 66 ayını dolduran çocukların ilkokula kayıt yaptırmasına karar vermiş bulunuyoruz.
2012 - 2013 eğitim ve öğretim yılı için 30 Eylül 2012 tarihi itibarıyla 66. ayını tamamlayacak çocuklar olan 31 Mart 2007 tarihinde ve öncesinde doğmuş öğrencilerin okul kayıt işlemleri e-okul sistemi üzerinden merkezi sistemle yapılacaktır. Ancak, yaşça kayıt hakkı elde etmemiş olduğu halde fizikî ve ruhî gelişim yönünden hazır olduğu düşünülen 61 - 66 ay arasındaki çocuklarda velisinin yazılı isteği üzerine ilkokul eğitimine yönlendirilebilir.

Cevabı tamamlayacak olursak:''Bu durumda bir kafa karışıklığı söz konusudur. Önceki yıllarda bilinenin aksine 72 aylıklar değil, 68 ay ve üstü öğrenciler kaydediliyordu. Şimdi ise 66. aydan itibaren kayıt yapılacaktır. Yani bahsedildiği gibi 6 ay geriye çekme söz konusu değildir. Sadece 3 ay geriye çekme söz konusudur. Açıklarsak; önceki duruma göre 31 Aralık 2006 tarihi baz alınacakken, şimdi 31 Mart 2007 doğumlular alınacak. Ayrıca veli isterse 30 Eylül 2007'ye kadar doğanlarda kayıt yaptırabilecekler.''

SORU 11: 2007 doğumlu bir çocuğun ailesi birinci sınıfa değil de anaokuluna çocuğunu vermek isterse ne olacak?
CEVAP 11: 2007 yılı doğumluları doğum aylarına göre ayrıştırarak değerlendirmek gerekir. Bir önceki soruda da ifade edildiği gibi, 2012 - 2013 eğitim ve öğretim yılı için 30 Eylül 2012 tarihi itibariyle 66. ayını dolduranların kayıt işlemi e-okul sistemi üzerinden merkezi sistemle yapılacaktır. 31 Mart 2007 tarihinden sonra doğan ve gelişim yönünden yeterince hazır olduğu düşünülen 61 - 66 ay arasındaki çocuklar ise velisinin istemesi halinde ilkokula yönlendirilebilecek, aksi halde okul öncesi eğitim kurumlarına devamları sağlanacaktır.

Eleştiri:''66.ay ve üstü olan öğrencilerde de velinin isteği ve uzmanların değerlendirmeleri göz ardı edilmemelidir. Fiziksel ya da bilişsel gelişimi eksik bulunan öğrenci, velisinin isteği ve uzmanları değerlendirmeleri üzerine 1 yıl anasınıfı eğitimi alabilmelidir. 66. ay ve üstü olup ta ilkokula ya da anasınıfına hiç kayıt yaptırmayan veliler tespit edilmelidir.''

SORU 25: Yeni düzenleme için programlar değişecek mi?
CEVAP 25: İlkokul programları kademeli olarak yenilenecektir. Özellikle ilkokula başlama yaşına paralel olarak program hazırlıklarımız daha önceden başlamış ve tamamlanmak üzeredir. 2012 - 2013 eğitim-öğretim yılı için yeni ders kitapları yazılmasını gerektirecek boyutta bir program değişikliği olmayacaktır. Ancak izleyen öğretim yıllarında kademeli olarak öğretim programlarında uyarlamalar ve buna bağlı olarak da ders kitaplarında bazı değişiklikler yapılması gündeme gelebilecektir.

Eleştiri:'' 26.soru ile birlikte değerlendirilecektir.''

SORU 26: Yeni düzenlemede program nasıl olacak?
CEVAP 26: İlkokullarda, ilköğretim 2 - 4. sınıflarında okutulan program yine okutulmaya devam edecek. Ancak 1. sınıf programlarında yeni yaş durumu dikkate alınarak bu yaş durumuna uygun gerekli düzenlemeler yapılacaktır.
İlkokullar, öğrencilerin çevreye duyarlılıklarını artıracak, okuma yazma becerilerini geliştirecek, sosyalleşmelerini sağlayacak ve temel yaşam kurallarını öğrenecekleri bir eğitim kademesi olacaktır.

Eleştiri:'' 25.06.2012 tarih ve 69 sayılı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı Kurul Kararında Temel Eğitim Genel Müdürlüğünün 19.06.2012 tarihli ve 9596 sayılı yazısı eki İlköğretim Kurumları (İlkokul ve Ortaokul) Haftalık Ders Çizelgesi”nin ekli örneğine göre kabulü ve 2012-2013 Eğitim ve Öğretim Yılından itibaren birinci ve beşinci sınıflardan başlanmak üzere kademeli olarak uygulanması,
Kurulumuzun 20.07.2010 tarihli ve 75 sayılı Kararı ile kabul edilen “İlköğretim Okulları Haftalık Ders Çizelgesi”nin 2012-2013 Eğitim ve Öğretim Yılından itibaren birinci ve beşinci sınıflardan başlanmak üzere kademeli olarak uygulamadan kaldırılması kararlaştırıldı'' denilmektedir.
Bu duruma göre sadece 1. ve 5.sınıf programları değişecek. 5.sınıf öğrencisi yeni programa göre 36 saat ders alacak. 6.7.8 sınıftaki öğrenciler 30 saat ders alacaklar. İkili eğitimde sabahçı, öğlenci ders programı nasıl yapılacak? Mevcut 6.7.8 sınıflar seçimlik derslerden yararlanamayacak. Örneğin 5.sınıftaki öğrenci Kur'an-ı Kerim dersini alabilirken 6.7.8. sınıftakiler alamayacak. 3 yıl boyunca eğitimde ikili bir yapı oluşacak.''

SORU 33: 5. sınıf öğretmenleri ne olacak?
CEVAP 33: Şu anda 5. sınıflarımızda iki ayrı alanda öğretmenlerimiz görev yapmaktadır: Sınıf öğretmenleri ve alan/branş öğretmenleri. Branş öğretmenleri bakımından herhangi bir sorun bulunmamaktadır. Çünkü, 5. Sınıf artık ortaokul kademesini oluşturmakta ve tüm dersler branş derslerinden oluşacaktır. Dolayısıyla bu öğretmenlerimiz yine alan/branş derslerini vermeye devam edeceklerdir.
Sınıf öğretmenleri konusunda ise kasıtlı bir biçimde, yeni sistemi engellemek amacıyla ve öğretmenlerimiz arasında tedirginlik oluşturmak için yalan haber ve dedikodu üretilmektedir. Şu anda 5. sınıflarımızdaki 37.722 sınıf öğretmenimiz yeni sistem nedeniyle norm fazlası konuma düşmektedir. Ancak, bir gerçek gözlerden kaçırılmaya çalışılıyor. 2012 - 2013 öğretim yılında 66. ayını tamamlayan çocuklarımızın da ilkokul 1. sınıfa kaydolacak olması nedeniyle 1. sınıflarımızda önceki yıllara göre çok daha fazla öğrenci kaydı gerçekleştirilecektir. (Ayrıca 60 - 66 ay arasındaki çocuklardan da kayıt olacak olanlar düşünüldüğünde bu sayının daha da artması mümkündür) Dolayısıyla bir ilkokulumuzun 1. sınıflarında diyelim ki önceden 3 veya 4 şube varken şimdi 5 veya 6 şube olacak. Bu öğretmenlerimiz yeni açılacak şubelerde görevlerine devam edecekler. Ayrıca, şu anda 1 - 5. sınıflarda ülke genelinde şube/öğretmen başına düşen öğrenci sayısı ortalama 30 iken, yeni sistemle 1 - 4. sınıflarda bu sayı yaklaşık 22 civarına inmiş olacaktır.
Diğer bir deyişle, uygulamanın ilk yılında okula kayıt yaşının erkene çekilmesi nedeniyle birinci sınıflar düzeyinde öğretmen ihtiyacı doğacaktır. Ayrıca sistemde hâlâ ücret karşılığı derse giren öğretmenler bulunmaktadır. Ortaya çıkacak öğretmen fazlalılığı bu alanlarda da değerlendirilecektir.

Eleştiri:''Acaba norm fazlasına düştüğü ama yeni sınıf açılacağı belirtilen 37.722 sınıf öğretmeninden kaçı 1.sınıfa geri dönebilecektir? Başlama yaşı sadece 3 ay geri çekilmiştir. Bu da ortalama %25 bir fazlalık yaratır. Hadi %25'de 60-66 ay arası kayıt yaptırsın toplamda norm fazlası sınıf öğretmenlerinin %50'sine sınıf bulduk diyelim. Diğer %50'si ne olacak? Sınıf mevcutlarının azalacağından bahsediliyor. Sanki daha önce derslik vardı da boş mu tutuluyordu? Neden 50-60 kişilik sınıflarda ders veriliyordu? Şube sayısı artınca derslik sayısı da kendiliğinden mi artacak? Eylül'e kadar 18.861 derslik mi yapılacak? (37.722 sınıf öğretmeninin norm fazlası %50'si 18.861 eder ki bu da 18.861 ilave derslik demektir.) Bu da olmazsa geriye bir yol kalıyor. Okulları ikili eğitime çevirerek derslik kazanmak.
Kaldı ki ikili eğitime geçtiğimizde, o zamanda yine ikili eğitime geçen okullarda bazı sınıf öğretmenleri derslik yetersizliğinden norm fazlası durumuna düşeceklerdir. Çünkü bazı okular da 4+4+4'e geçmeden önce 4.ve 5.sınıflar sabahleyin 6.7.ve 8. sınıflarla beraber geliyorlardı. Bugün itibariyle yanlış bölünmeden kaynaklanan norm fazlası sınıf öğretmenleri oluşmuştur. Şu an söylenen aynı ilçe içinde mağdur edilmeden başka okullara verilecekleri ama bu durumda bile evinden 40-50 km uzağa düşecek öğretmenler olacaktır. Bunlar da şanslı olanları.
Ayrıca biribirine yakın olup birisi ilkokul birisi ortaokul olan ve öğretmen kadroları karşılıklı olarak aktarılan okullarda da yine norm fazlası öğretmenler oluşacaktır.Hatta oluşmaya başladı.
Hem ilkokul hem de ortaokul olarak yapılandırılan okullarda bir diğer sorunda; genelgede aynı bahçe içerisinde iki bina varsa bölünebilir denmesine rağmen şuan birçok okulda bilinmeyen sebeplerle! ve akıl almaz bir gayretle tekli tam gün eğitime devam kararı alınmış durumdadır. Genelde merkezi okul olan ve mühendislik üstü yöntemlerle mitoz bölünen bu okullarda bir çok sorunla karşılaşılması muhtemeldir. Kanaatimiz bu sağlıksız bölünmeler engellenmelidir.''

Celal DEMİRCİ