4+4+4 sistemine geçişle ilgili olarak okullarda dönüşüm önemli ölçüde tamamlandı. Listeler MEBSİS'de yayınlandı. Bu listelerde bazı okulların ilkokul, bazı okulların ortaokul, bazılarının da hem ilkokul hem de ortaokul olarak yapılandırıldığı görüldü.

Buraya kadar her şey normal. Ancak bazı ilçelerimizde özellikle ilçe merkezlerindeki hem ilkokul hem de ortaokul olarak yapılandırılan prestijli okulların ikili öğretime geçmek yerine daha önce olduğu gibi tam zamanlı eğitimde ısrarcı oldukları görülmektedir.
Bunun bizce bazı sakıncaları var. Bu okullar bahçelerini duvarla estetik olarak ya da olmayarak bölebilirler. Ancak bu okulların binalarını bölerken bazı okulların binayı yatay bir şekilde iki cepheden giriş vererek, bazı okulların da alt ve üst katları ayırmak suretiyle bölme planlarının olduğu duyumlarını alıyoruz. Ve şu soruları sormak istiyoruz. Bu binaları koridorun ortasından veya merdiven başından duvarla, demir parmaklı kapı ile v.b böldüğünüzde her iki kısımda da kız ve erkek tuvaleti bulunacak mı? Tek binada öğretmen tuvaleti, müdür ve müdür yardımcısı odaları, öğretmenler odası, kantin, çok amaçlı salon, spor salonu v.b. bölümlere hem ilkokul hem de ortaokul öğrencilerinin erişimini nasıl sağlayacaksınız? Aynı saatlerde gelip-giden ilkokul ve ortaokul öğrencilerini servislerde ayırabilecek misiniz? Bahçede iki cephede iki ayrı bayrak direği, iki ayrı büstle aynı anda iki gruba nasıl tören yapacaksınız?
Bu binaları bahçeden bölüp bina içinden bölme işlemini sağlayamadığınız da ise Nasreddin Hocanın kapısı kilitli ama etrafı açık olan mezarını hatırlatan komiklikler ortaya çıkmayacak mı?
Ya da örneğin ilk 4'te 600 öğrencisi olan 24 derslikli 24 sınıf öğretmeni olan bir okul düşünelim. Bu binayı böldüğünüzde 12 derslik ilkokula,12 derslikte ortaokula kalacaktır. İlk 4'teki 600 öğrenciye 50'şer kişilik 12 sınıfta eğitim verip 12 sınıf öğretmenini de norm fazlası duruma düşürüp mağdur edeceksiniz. Bu da en başından sisteme bir direnç oluşturacaktır. Ya da ikili eğitime geçip 24 derslikte sabah ortaokul kısmına eğitim verip, 24 derslikte de öğleden sonra ilk 4'teki 600 öğrenciye 25'er kişilik sınıflarda eğitim vereceksiniz. Sonuç ta 12 sınıf öğretmeni de norm fazlası durumuna düşüp mağdur olmayacaktır.
Bütün bu sorunlar ortada iken hem estetik açıdan sıkıntı yaratacak, hem öğrenciyi kalabalık sınıflara mahkum edecek, hem bu binalara kalıcı olmayan tadilat masrafı çıkaracak, hem de çok sayıda sınıf öğretmenini mağdur edecek bir yöntemde neden ısrar edilir? Anlam veremiyoruz.
Anlam verebildiğimiz tek şey bu konuda ısrarcı olan okulların genellikle mahalle baskısı basıncının yüksek, etütlü, sosyal açıdan iyi çevrelerden öğrencisi olan okullar olduğudur.

Celal DEMİRCİ