28.11.2020, 15:20

24 Kasımdan 23 Kasıma Öğretmenler

Ne istiyorsunuz ki ya da neyi istiyorsunuz? Bu kadar ucuza tüketilen umutların günahı boynunuzadır. 24 Kasım günü ortaya saçtığınız cümleler yüreklerde yeşerir, gönül gül bahçesine döner mi zannediyorsunuz. Yanılıyorsunuz ağalar, beyler! Yanılıyorsunuz… Önce empatiyi yanlış okumuşsunuz, yanlış anlamış, yanlış yorumlamışsınız.24 Kasım gününe sığdırdığınız süslü cümlelerle, öğretmenlerin gönüllerine taliplisiniz. Öyle ise düşünceniz, yanılıyorsunuz. Gönüllere girmek yürek ister, gönül işidir gönüle girmek… Önce gönlünüzle gelmelisiniz, tıpkı öğrenciler gibi. Sonra saflığın en temiz haliyle ve suyun en durusuyla… Belki de paranın, pulun, hâsılı maddenin gücüyle hüküm süreceğinizi düşünüyorsunuz. Bu şekilde de öğretmenleri etkileyeceğinizi! Kolay mı öyle, mananın maddeye galebe çaldığı yüreklerin kapısını açabilme cüretini göstermek… Kolay mı çıkarlarınız uğruna kuruttuğunuz fidanların hayata tutunması için kendi ömrünü feda eden öğretmenlerin gönlüne talip olmak… Değil elbette… Siz size yakışanı yapmaya devam edeceksiniz belki ama öğretmenler de kendine yakışanı… Kimin vatan derdinde olduğunu yıllar sonra tarih yazacak. Ki o tarih adı sanı unutulmuş ama adı Mehmet olan Çanakkale kahramanlarını yazdığı gibi yad edecek öğretmenleri. Bu öğretmenlerin adı sanı kalmayacak sizin yazılı metinlerinizde ama yüreklerde gönüllerde sonsuza dek yaşamaya devam edecek. Hiçbir beşeri güç karartamayacak bu aydınlığı. Ve bu aydınlığın üstüne inşa edilen büyük Türkiye yarınlarını… Kendi kısır çekişmeniz içinde yoğrulan yürekleriniz meydan okusa da tüm zamana bedenleriniz tükenecek, düşecek topraklara. O zaman unutulacaksınız, o zaman silineceksiniz tarih sahnesinden.. Ve ardınızdan sadece bir cümlelik ses yükselecek. “Ülke neler çekmiş be gardaş!”

Şöyle bir handikabınız var. 24 Kasım’larla süslediğiniz ağzınızı, bir yıl sonraki 23 Kasım’a kadar zehir zemberek kullanmaya devam ediyorsunuz. Sevginiz yalan, sözleriniz eğri, gönlünüz hırs dolu… Biraz daha tutunabilmek adına maddeye manadan vazgeçişlerinizle dolu tüm icraatlarınız. Bir merdiven dayadınız doğru yere çıkmak için. Yalnız merdiveni yanlış yere dayadınız azizim. Siz gücünüzle, maddenin kör ettiği gözünüzle gördünüz öğretmenleri… Oysa derdi para değildi bu güzel insanların, nam hiç değil… Bu sebeple rahatlayın ağalar beyler, 3600 ek göstergeymiş, emeklilik müktesebiymiş, yatmış, katmış değil derdi öğretmenin. Sadece birazcık hürmet ve elbette tarihten gelen asalet yolculuğuna devam etme çabasına saygı… Çok şey istemiyorlar emin olun. Senin memurun şu kadar benim memurum bu kadar çalışıyor. Senin ki bu kadar benim ki bu kadar kazanıyor, gibi saçma sapan eklentileri olan bir meslek değil öğretmenlik. 24 Kasım’da söylediğiniz ama 364 gün boyunca söyleminizi unuttuğunuz öğretmenler; birazcık empati, birazcık samimiyet istiyor. Sevmek zorunda değilsiniz ama saygı gösterilmesi gerektiğini artık iyi bellemelisiniz. “Ya kardeşim iyi diyorsun da, hiç mi çürük meyve yok bu büyük ulu ağaçta” diyenlere cevap verelim. Elbette var, tabi ki var. Elin parmakları kadar belki… Peki, sebebi ne? Bunu değiştirip dönüştürerek yaşamasını sağlamadığınız köy enstitülerini kapatırken, Anadolu Öğretmen Liselerinin misyonuna son verirken düşünecektiniz. Sebebini üç beş çürük meyveye bağlayarak bir milyon öğretmene halel getiremezsiniz. Öğretmenin seçim yerinin üniversite olmadığının farkına varacaksınız. Yeniden temelden başlayan bir binayı inşa edeceksiniz. Ve öğretmen seçimlerini lise yıllarına indireceksiniz.

25 Kasım sabahından bir yıl sonranın 23 Kasım akşamına kadar unuttuğunuz öğretmenler ne yapıyor bu zaman diliminde biliyor musunuz? Meraklıları için belirteyim. Öğretmenler neler yapıyor sorusuna bir kardeşimiz cevap vermiş. Tam 176 başlıktan oluşan iş yükü var sırtlarında… Bunların hiç birini yazmayacağım ama öğretmenimizin yazmadıklarından birkaç tane de ben ekleyeceğim.

- Pandemi dönemlerinde Vefa Destek Gruplarında gönüllü yer alıp kendi hayatını riske atar. Bunu zevkle şevkle yapar.

- Yetim, öksüz, evde şiddet gören, sobası yanmayan, bacası tütmeyen tüm çocuklar ve onların gariban velileriyle yakından ilgilenir.

- Uzaktan eğitim başlığı altında sabah saat 08.30’da başlayan mesaisi akşam 20.30’da son bulur. Bir gün içinde fiili olarak 12 saat görev yapar. Kalan zamanlarında da derse katılmayan öğrencilerinin peşine düşer. Çünkü o öğretmenler bilir ki, eğitim zayiatı edilecek bir tane bile çocuk yoktur.

- Tableti olmayan çocuğun tableti, interneti olmayanın en güçlü çeken interneti olur.

- Mesaisi yoktur öğretmenin. Gecenin bir yarısında sabahın erken saatinde can öğrencisinin kaybettiği yakını için işbaşındadır. Ağlayan gözü olur öğrencinin, sızlayan yüreği, öksüz sol yanı, yetimdir sağ yanı.

- Sabah kendi çocuğundan önce öğrencisinin kahvaltı yapıp yapmadığını sorar. 8.30’da canlı dersin başındadır. Birinci dersin sonunda çay suyunu koyar, ikinci dersin sonunda çayı demler. Üçüncü dersin sonunda kahvaltıyı hazırlar. Dördüncü dersin sonunda tam 10 dakika içinde iki lokmayı zor gönderir kursağından aşağıya… Ve yine aklında arka sıradaki Mehmet vardır. Sen hiç gördün mü devletin herhangi bir kurumunda mesaiden sonra evrak tanzimi, ders planı yapanı… Yarın elektrikler kesilmesin, internet kopmasın diye gece uyku uyumayanı… Göremezsiniz. Çünkü öğretmenlerden başka hiçbir meslek mensubunun böyle bir derdi yoktur(İstisnalar kaideyi bozmaz). Bugün sağlık çalışanlarına saygıda kusur edilir mi? Bu kadar büyük bir sorumluluğun, riskin altında olmak neyse öğretmenlerin meslek hayatları boyu yaşadıkları budur. Ve daha söylenecek nice söz vardır…

Şimdi ağalar beyler, kraldan kralcı olmanıza gerek yoktur. Yormayın öğretmenleri, gönül yorgunluğu olmayın. Önce güvenmeyi deneyin mesela… Ama ne acıdır ki sistem güvenmeme üzerine kurulmuştur. Teşbihte hata olmaz. Bakan genel müdürlerine, genel müdürler il müdürlerine, il müdürleri ilçe müdürlerine, ilçe müdürleri okul müdürlerine, okul müdürleri öğretmenlere güvenmezse olacağı budur. Gereksiz angaryalarla motive olmuş yüreklere çökmeyin. Öğretmenler bu sancılı dönemde okula bir gün gelse ne olur gelmese ne! Sırf vitrine oynayan ve işin özünü maalesef nicelik olarak gören yöneticilerin mengenesinde ruhunu daraltmayın öğretmenlerin. Niteliğe odaklanmış yüreklerin nicelikten anladığı sadece angaryadır. Öğretmen olmak bir cana dokunmak der Doğan hoca… Bırakın öğretmenler bir cana dokunmanın derdiyle yoğrulsunlar. Ve artık güvenin şu okul müdür, müdür yardımcılarınıza… Güvenin ki, işin mutfağından kaliteli ürünler sofraya gelsin… Saygıyla

İrfan ERTAV
Yazar



Yorumlar (1)
Seyyit 3 ay önce
Keşke toplumumuz bunu anlayabilseydi
7
açık
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 27 57
2. Beşiktaş 26 57
3. Fenerbahçe 27 55
4. Trabzonspor 27 51
5. Hatayspor 27 46
6. Alanyaspor 27 43
7. Gaziantep FK 27 43
8. Karagümrük 27 41
9. Göztepe 27 36
10. Antalyaspor 27 35
11. Sivasspor 26 33
12. Konyaspor 26 32
13. Malatyaspor 27 31
14. Kasımpaşa 27 29
15. Kayserispor 26 28
16. Rizespor 27 28
17. Başakşehir 27 26
18. Erzurumspor 27 26
19. Ankaragücü 26 23
20. Denizlispor 26 21
21. Gençlerbirliği 26 21
Takımlar O P
1. Giresunspor 24 53
2. Samsunspor 24 50
3. İstanbulspor 24 46
4. Altınordu 24 44
5. Adana Demirspor 24 42
6. Altay 24 41
7. Tuzlaspor 24 41
8. Ankara Keçiörengücü 24 39
9. Bursaspor 24 34
10. Bandırmaspor 24 31
11. Ümraniye 24 31
12. Adanaspor 24 26
13. Boluspor 24 26
14. Menemenspor 24 26
15. Balıkesirspor 24 25
16. Akhisar Bld.Spor 24 19
17. Ankaraspor 24 15
18. Eskişehirspor 24 7
Takımlar O P
1. Man City 27 65
2. M. United 27 51
3. Leicester City 27 50
4. Chelsea 27 47
5. Everton 26 46
6. West Ham 26 45
7. Liverpool 27 43
8. Tottenham 26 42
9. Aston Villa 25 39
10. Arsenal 26 37
11. Leeds United 26 35
12. Wolverhampton 27 34
13. Crystal Palace 27 34
14. Southampton 26 30
15. Burnley 27 29
16. Brighton 26 26
17. Newcastle 26 26
18. Fulham 27 23
19. West Bromwich 27 17
20. Sheffield United 27 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 24 58
2. Barcelona 25 53
3. Real Madrid 25 53
4. Sevilla 24 48
5. Real Sociedad 25 42
6. Real Betis 25 39
7. Villarreal 25 37
8. Granada 25 33
9. Levante 25 32
10. Athletic Bilbao 24 30
11. Celta de Vigo 25 30
12. Osasuna 25 28
13. Getafe 25 27
14. Valencia 25 27
15. Cádiz 25 25
16. Eibar 25 22
17. Real Valladolid 25 22
18. Deportivo Alaves 25 22
19. Elche 24 21
20. Huesca 25 20