Bu dileği yıllardır diliyoruz ,ama miras paylaşımı yüzünden cinayetler işlenmeye devam etmektedir. 

 Daha önceki gün İstanbul’da bir avukatlık bürosunda miras paylaşımı ile ilgili akrabalar arasında çıkan kavgada 4 kişi öldü, beş kişi de ağır yaralandı. İşin vahim yönü ise, bu akrabalar arasında arabuluculuk yapan genç bir kadın avukatın da cinayete kurban gitmesidir. Üstelik bu işi de seçilmiş bir insanın, bir mahalle muhtarının yapmasıdır. 

Bu durum yaşla, cinsiyetle, tahsille, hiçbir şeyle de alakası yoktur. Daha birkaç ay önce de bir vali muavini ,annesini ve kardeşini miras yüzünden öldürmüştür.  

Acı olanı, yetkililerin, kamuoyunun ,akademisyenlerin bu olaya bir çözüm önerisi getirme konusunda hiçbir çalışmalarının olmamasıdır.  

“Zorunlu Adalet” kitabımı yazarken bir üniversitede üç medeni hukuk hocası ile görüş alışverişinde bulunurken, bir akademisyen,  

-Hocam ,bu cahil insanlara özgü bir durum, Türkiye’de böyle bir sorun mu var, demişti. Ben de ; 

-Sayın Hocam, galiba siz Türkiye’de yaşamıyorsunuz ? Miras paylaşımı ile ilgili kardeş kavgalarında her yıl yüzlerce cinayetler işlenmekte; binlerce insan yaralanmaktadır. Üstelik kavgayı yapanların, cinayeti işleyenlerin cahillikle-aydınlıkla, erkek veya kadınlıkla; genç ya da yaşlı ile bir ilgisi yok. 

-O kadar ölen var mı, ben duymamıştım. 

-İşte ben bu yüzden yeni arayışlara, yeni çözümlere yöneldim. Zorunlu Adaletin amacı bu.

Benim bu konuyla yaptığım ankette de neredeyse halkımızın yarısı miras paylaşımı sırasında, kavga, kırgınlık, küskünlük yaşamaktadır. 

Gelişmiş ülkelerde , AB ülkelerinde, Japonya’da, Avusturalya’da bizdeki gibi kavga yapılmamakta , cinayetler işlenmemektedir. 

Daha önce de dile getirdim gibi ; tıpkı eğitimde olduğu gibi, miras paylaşım işini de otomatik olarak devletin yapması anlamına gelen ZORUNLU ADALET bir an önce uygulamaya başlanmalıdır. 

Bunun için sadece miras işini yapacak bir MİRAS KURUMU kurulmalı, burada da MİRAS KURULU oluşturmalıdır. Yani bu şekilde , hem binlerce konuyla ilgilenen hukuk mahkemelerinin yükü, hem de geciken adaletin yarattığı sorunlar ortadan kalkacaktır.  

Bu kurum Adliyelerin içerisinde kurulacağı gibi, alt yapısı Tapu-Kadastro Genel Müdürlüğünde olduğu için orada da olabilir.  

Miras Kurulu, kurum yetkilisi başkan olarak , oda yetkilisi , mahalli yetkili ve bir variste üye olarak bulunabilir. 

Kişinin vefatı ile tüm bilgiler, veriler hepsi Miras Kurumuna intikal ettirilerek işlem başlatılır, süreç de bir günde bitirilebilir. 

Çözülemeyen konular, yurt dışı veraset işleri de hukuk mahkemeleri vasıtasıyla çözülür. 

Sonuçta; şeriatın kestiği parmak acıtmayacağı için, herkes hakkına razı olur ve kavgalar, cinayetler de bitmiş olur. 

Yaşadığımız şu 21.yüzyılda artık Türkiye’de de miras paylaşımı yüzünden kardeşler arasında kavgalar yaşanmamalı , artık kardeşler birbirini öldürmemelidir. 

Şemsettin CERAN 
Eğitimci-Araştırmacı/YAZAR 
“Zorunlu Adalet” Kitabı Yazarı