Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 47’nci yıl dönümü nedeniyle bir kutlama mesajı yayınladı.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) yayınladığı mesajda "Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 47’nci yıl dönümünde şehitlerimizi ve ebediyete intikal etmiş gazilerimizi rahmetle anıyor, hayattaki gazilerimize sağlıklı ve mutlu uzun ömürler diliyoruz. Dün olduğu gibi bugün de Kıbrıs Türkü kardeşlerimizin yanındayız, yanında olmaya devam edeceğiz." ifadeleri kullanıldı.

Kıbrıs Harekâtı (TSK kod adı: "Atilla Harekâtı"

Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde "Kıbrıs Barış Harekâtı",  20 Temmuz 1974'te Başbakan Bülent Ecevit’in liderliğinde Türk Silahlı Kuvvetlerinin Kıbrıs'ta başlattığı askeri harekât. Harekâtın ilk ayağı Yunanistan hükûmetinin desteğiyle gerçekleştirilen 15 Temmuz 1974 darbesinin ardından düzenlendi. 14 Ağustos günü başlatılan ikinci harekâtla Kuzey Lefkoşa da dahil olmak üzere adanın yüzde 37'sinin Türk kontrolüne geçmesiyle sonuçlandı.140 bin ila 200 bin Rum adanın kuzeyinden, 42 bin ila 65 bin Türk adanın güneyinden göçmen oldu.

Kesin Türk zaferi

Türkiye'nin 35.000-40.000 civarındaki askeri adanın kuzeyine yerleşti. Kıbrıs Cumhuriyeti ve Birleşmiş Milletler harekâtı "işgal" olarak nitelendirdi.

Şubat 1975 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri, Türkiye'ye silah ambargosu koydu. 15 Kasım 1983 tarihinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kuruldu.

Güçler

• 40.000 TSK Personeli.

İşsizlik rakamları açıklandı... Mardin, Batman, Şırnak, Siirt zirvede İşsizlik rakamları açıklandı... Mardin, Batman, Şırnak, Siirt zirvede

• 150-180 Tank

• 12.000 Rum Askeri

40.000 (tam seferberlik)• 32-35 Tank

• Yunanistan: 2.000+ asker

Kayıplar

TSK: 498 şehit ve 1.200 gazi

Kıbrıs T.Y.: 70 mücahit şehit, 270 sivil şehit, 803 kayıp sivil1.000 dolaylarında yaralı

Toplam: 3.841

Kıbrıs Cum. ve Yunanistan:

4.000 ölü ve 12.000 yaralı

Toplam: 16.000

3 Avusturyalı asker öldü ve 24 Avusturyalı, 17 Finlandiyalı, 4 Britanyalı ile 3 Kanadalı olmak üzere toplam 48 asker yaralı (UNFICYP)

Türkiye Cumhuriyeti harekâtın Zürih ve Londra Antlaşması'nın 4. maddesine istinaden gerçekleştirildiğini savunmaktır. Fakat Birleşmiş Milletler ve Avrupa Konseyi bu harekâtı işgal olarak değerlendirmektedir.