MHP lideri Devlet Bahçeli, partisi tarafından hazırlanan yeni Anayasa taslağı hakkında basın mensuplarına açıklama yaptı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin açıklamış olduğu 100 maddelik Anayasa taslağının başlıkları belli oldu.

Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun 01/10/2021 Tarihli ve 2021/725 Sayılı Kararı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun 01/10/2021 Tarihli ve 2021/725 Sayılı Kararı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ''

Mazisi 145 yılı bulan anayasa tartışmaları toplum ve devlet hayatımıza ambargo koymuştur. İstisnai dönemler haricinde bu amaç gerçekleşememiştir. Devlet ile millet arasındaki sorumlulukları esas alan anayasalar değişmez metinler değildir. Gerektiğinde, şartlar el verdiğinde zamanın ruhuyla müsemma bir anayasa yazılması kaçınılmaz bir görevdir. Masa başında devlet teşkilat düzenlemelerini hazırlamak demokrasi ile izah edilemeyecektir. Yeni anayasa yapmak demek, milletin ihtiyaç ve hedeflerini idrak etmek demektir. Her anayasa teklifinin Türk Milleti'nin ruh kökünden doğması, Türk Devleti'nin payidarlığının temin edilmesi asıl olmalıdır. Yamalı bohçaya dönen, tutarsızlığı aleni olan darbe anayasından memnuniyet duyduklarını kimse öne sürememiştir. Herkes ittifak halinde yeni bir anayasadan bahsetmektedir. Bu müsait bir zeminin varlığına işarettir ancak sıra "Nasıl bir anayasa yazılsın?" sorusuna cevap aramaya geldiğinde ne yazık ki potansiye anlaşmazlıklar kuvveden fiile geçmektedir. Önce uzlaşmanın erdemine bağlanmamız gerekecektir. Sıkılı yumruklarla anayasa yapmak ne bugün ne de tarihte mümkün olmuştur. Siyaseti gladyatör arenasına dönüştürmek akıl harcı değildir. Daha iyiyi bulmak, daha güzele ulaşmak ütopya olarak görülmemelidir.

Çareyi denenmiş reçetelerde aramak bugünü ve geleceği yorumlamaktan aciz düşmektir. Bu coğrafyada tam bağımsız yaşayacaksak ortak paydada buluşmak mecburiyetindeyiz. Küresel sistemde lider ülke Türkiye amacına ulaşacaksak ilk iş olarak inanç ve güç birliği yapmalıyız. Kendi ayağımıza kurşun sıkacak kadar şuursuz olamayız. Ne yapacaksak, hangi zirveye ulaşacaksak bunu birlikte gerçekleştirmekle mükellefiz. Şu anda önümüzde tarih nehri akmaktadır. Elbette karar milletindir, takdir milletindir, irade milletindir. Bizim de milletimizin temsilcileri olarak onun namına taşıdığımız sorumluluklarımız vardır. Artık uzlaşmak ve yeni bir anayasa hazırlamak milli vecibedir. Buna sırt dönenler, ipe un serenler, tarih ve millet huzurunda demokratik hesaba şimdiden hazır olmalıdır. Cumhuriyetin 100. yıl dönümünü yeni bir anayasa ile taçlandırmak Cumhuriyet'in kurucu değerlerine hürmetin ve gelecek nesilleri düşünen sorumluluk bilincinin gereğidir. Bundan kaçış bize göre yoktur.

Kısa, net, milli ve manevi hayatımızın esaslarını kavramış, bizi yansıtan, gerekçeleri ile gerçekleri yakalamış bir anayasa ile Cumhuriyetimizin 100. yılımızı yakalamamız kaçınılmaz bir görevdir. Bu şuur Cumhur İttifakı'nda ziyadesiyle hakimdir. Yeni anayasa hedefi aynı zamanda Türk Milleti'nin hedefidir.

MHP, yeni anayasa konusunda sık sık dile getirdiği çalışmalarını bitirmiş ve metin yazımı sonuçlanmıştır. Cumhuriyet'in 100. yılında 100 maddelik yeni anayasa adıyla önerimizin hazırlık aşaması tamamlanmıştır.

İlk olarak milli ve manevi müktesebatımız ile çelişmeyen, yönetim sistemi doğasıyla çatışmayan yeni anayasaya ihtiyaç vardır. Sivil anayasa yapma fırsatı doğmuş, siyaset kurumları ve STK'lar sorumluluk altına girmiştir. Darbeci bir özelliğe sahip, parlamenter sistemin mantığına göre yapılmış mevcut anayasa ile 15 Temmuz sonrası yönetim hayatımıza giren Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi arasında uyumsuzluk yumağı söz konusudur. Bu çelişkinin süratle aşılması elzemdir. Bu uyumsuzluğu ortadan kaldırmak, Cumhuriyet'in 100. yılı anısına 100 maddelik yeni anayasa yapmak Türk Milleti'ne demokratik görevimizdir. MHP, bu sorumluluk bilinci ile 100 maddelik tam metin anayasa önerisi ile ilgili çalışmasını milletimizin bilgisine sunmaktadır.'' dedi.

MHP'nin belirlediği 100 maddelik yeni anayasa önerisinin temel özellikleri özet halinde şu şekilde:

Anayasa önerimiz, "Başlangıç, Genel Esaslar, Temel Hak ve Ödevler, Cumhuriyetin Temel Organları ve Son Hükümler" şeklinde dört kısım ve 100 maddeden oluşmaktadır.

Şekli bakımdan kısa ya da uzun bir anayasa değil, "Kaliteli temel kanun" anlayışı ile çatısı örülmüştür.

Anayasanın başlangıcı, dünyada 164 ülke anayasa başlangıçları incelenerek, Türk milletinin ortak değerlerini kucaklayan ve muasır devlet olmanın gereklerini dikkate alan bir yaklaşımla yazılmıştır.

Başlangıca, "Allah'ın lütfu, kardeşlik ruhu ve vatan sevgisiyle varlık bulmuş biz Türk Milleti"düsturu ile giriş yapılmıştır.

Devletin genel esasları ilk beş maddede düzenlen, "Devletin şekli ve nitelikleri" aynen korunarak birinci maddede ele alınmış, maddenin son fıkrasında "Bu madde değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez" denilmiştir.

Anayasa'nın ikinci kısmında "Temel Hak ve Ödevler" düzenlenmiş, birinci bölümde tüm haklara dair ortak rejimi belirleyen "Genel Hükümler" yer almış, ikinci bölümde "Haklar ve Hürriyetler" başlığı ile temel hak ve hürriyetler "sınıflandırılmadan" en geniş şekilde güvenceye kavuşturulmuştur.

Temel haklara dair genel rejimde "Hakların bütünlüğü" yaklaşımı esas alınmış, sınırlama rejimi tek bir maddede düzenlenmiş, temel hak ve hürriyetlerin korunması kenar başlığı altında yeni bir madde eklenmiştir.

Hakları düzenleyen tüm maddelerdeki sınırlama sebepleri kaldırılmıştır.

Temel hak ve hürriyetlerin kapsamı, taraf olduğumuz insan hakları sözleşmeleri baz alınarak kanunla belirlenmesi öngörülmüş, hakları düzenleyen maddelerde sadece ek güvencelere yer verilmiştir.

Hürriyetin esas, sınırlamanın istisna olduğu yaklaşım gerçek anlamıyla buluşturulmuştur.

Anayasa'nın üçüncü kısmında, üç bölüm halinde "Cumhuriyetin Temel Organları", yasama, yürütme ve yargı başlıkları ile düzenlenmiş, Yasama organı için "Milli birliği sağlama", yürütme için "Kurumsallaşmış başkanlık sistemi", yargı için "Bağımsız ve tarafsız yapılanma" anlayışı ön plana çıkarılmıştır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin, yüz yıl önce kuruluş felsefesinde var olan "Milli birliği sağlama" misyonu daha da güçlendirilmiştir.

Bu kapsamda TBMM Başkanı'na "Tarafsız konumuyla" milli uzlaşmanın sağlanmasında ve siyasi krizlerin çözümünde arabuluculuk işlevi yüklenmiştir.

TBMM'nin yetkileri; kanun yapımında, antlaşmaların onaylanmasında ve sona erdirilmesinde, bütçenin kabul edilmesinde, anayasal kurum ve kuruluşlara üye seçmede, meclis soruşturması açılmasında kuvvetlendirilmiştir.

Milletvekillerinin dokunulmazlığıyla milletvekilliğinin düşme sebeplerine dair belirsizlikler giderilmiştir.

Yürütme organı "Başkan" ve "İdare" şeklinde iki başlık altında düzenlenmiş, Başkanlık Sistemi, yeni anayasa bütünlüğü içinde "kurumsal yapıya" kavuşturulmuş, Başkan ile birlikte iki Başkan Yardımcısının seçilmesi öngörülmüş, Başkanlık Kabinesi anayasal statüye dahil edilmiş, Başkanlık Hükümet Programı'nın Meclise sunulması yöntemi getirilmiş, Başkanlık Kararnameleri ile kanunların münhasır yetki alanları çatışmayacak şekilde belirlenmiştir.

Türkiye'nin üniter yapısına uygun olarak, idarenin kuruluşunda "kanunilik ilkesi" sağlam ve sağlıklı bir içeriğe taşınmıştır.

Üniter devlet ilkesine anayasada açıkça yer verilerek, idari yapılanmada "il esası" korunmuştur.

Anayasal kurumlardan Atatürk, Kültür, Dil ve Tarih Kurumu varlığını sürdürmüş, Diyanet İşleri başkanlığı "Türkiye Diyanet Kurumu" olarak yeniden yapılandırılmış, Yükseköğretim Kurulu'nun oluşumunda TBMM'nin yetkileri artırılmış, yeni bir kurum olarak "Türkiye Liyakat Kurumu" önerilmiş ve Türkiye Merkez Bankası anayasal kuruluş haline getirilmiştir.

Yargı organının yapılanmasında, "Yargı ayrılığı sistemi" devam ettirilmiş, Hakimler ve Savcılar Kurulu, "Yargı Yüksek Kurulu" adıyla yeniden ele alınmış, avukatlık ve arabuluculuk mesleklerine anayasal statü tanınmış, Anayasa Mahkemesi yüksek mahkeme değil, özel bir statüde düzenlenmiş, Yüce Divan yargılaması ve siyasi parti kapatma davaları "Yüce Divan" adıyla oluşturulan yeni bir mahkemeye verilmiş, Yüksek Mahkemeler başlığı altında Sayıştay ve Yüksek Seçim Kurulu'nun statüsü açıklığa kavuşturulmuş, yargıya ilişkin üye seçiminde TBMM'nin yetkileri genişletilmiştir.

Anayasa'nın son kısmında değiştirilme usulü genel olarak korunmuş, Anayasa değişikliklerini halkoyuna sunma konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne yetki verilmiştir.