Dünya genelinde gerçekleşen ekonomik, siyasal, kültürel, toplumsal ve teknolojik değişimler etkisini yönetim alanında da göstermiş ve bu alanda yeni kavramların ve  yeni kurumsal düzenlemelerin oluşmasına sebebiyet vermiştir. Bu alanda karşımıza çıkan yeni yönetimsel kavram Yönetişim olarak ifade edilmektedir. Kamu yönetiminde farklı bir anlayışı savunan, kamu hizmetine yenilikler getiren ve yöneten-yönetilen ilişkileri içerisinde demokratik arayışlar peşinde koşan Yönetişim kavramı 1990’lardan sonra yani Soğuk Savaş’ın bitmesinden sonra uluslararası örgütler(BM, DB ve IMF) tarafından dile getirilerek kamu yönetimi literatürüne girmiştir. 

Yönetişim kısaca örgütün amaçlarına ulaşmasındaki yönetim sürecinde ve karar sürecinde kararlardan etkilenecek bütün paydaşların bu sürece ve kararlara katılması ve sonuçlarından sorumlu tutulması olarak söylenilebilir. Yönetişim kavramının kamu yönetiminde kullanılması ve kendine yer bulmasıyla klasik yönetim anlayışının eksiklikleri de bu şekilde belirtilmiş, yönetim içerisinde diğer paydaşlarında göz önünde bulundurulması sağlanarak kurum içerisinde demokratik anlayışın oluşmasına imkan sağlanmıştır. Bunun yanında klasik yönetim anlayışındaki tek taraflı hiyerarşik yönetim durumundan genel anlamda vazgeçilerek birlikte yönetme, birlikte düzenleme, birlikte sorumlu olma, çok aktörlü ve etkileşimli faktörlerin oluşması sağlanmış, hukukun üstünlüğü ölçüt alınarak klasik yönetim anlayışının çözümsüz kaldığı durumlara farklı bir bakış açısı getirmiştir.

Siyasal, Toplumsal, Ekonomik, Kültürel ve Teknolojik anlamda değişikliklerin kaçınılmaz olarak yaşandığı çağımızda eğitimin merkez noktasını oluşturan okul kurumlarının yönetimi konusunda da değişiklerin olacağı yadsınamaz bir gerçektir. Eski yönetim anlayışındaki tek taraflılık durumundan uzaklaşarak okul yönetiminde iletişimin, sorumluluk vermenin, birlikte karar verme ve yönetme anlayışının genel anlamda oluşmasını sağlamak eminim ki bir örgüt olan okul kurumunun amaçlarına ulaşmasında çok büyük katkıların sağlamasına yol açacaktır. Eğitim merkezi ve açık bir sistem olan Okullarda Okul Müdürünün liderliğinde ve yol göstericiliğinde kararlardan ve dolayısıyla sonuçlardan etkilenen Öğretmen, Veli, Öğrenci, Okul Personelleri, yakın okullar ve milli eğitim müdürlükleri bu süreçlere katılımı sağlanarak demokratik ve şeffaf bir süreç içerisinde kararlar alınabilir. Sorumluluklar da bu düzeyde paylaşılabilir. Mevcut yönetim içerisinde Okul-Aile birliklerinin olması, öğrenci meclisleri, okul içerisinde oluşturulan komisyon ve klüplerle bu noktada yönetişim sağlanarak ilerlemeler olmakla birlikte istenilen düzeyde olmadığı aşikardır. Bu noktada en büyük handikapı okul yöneticilerinin bürokrasi içerisinde kendini konumlandıramamaları, özlük haklarının yeterince olmamasından kaynaklı inisiyatif alarak bağımsız karar alamamaları oluşturmaktadır. Ayrıca Kurum içerisinde değişiklerinin genel anlamda tek taraflı olması öğretmenlerin ve okul personellerinin yönetime katılma isteklerinin zayıf olmasına da neden olmaktadır.

Burada şunu belirtmek isterim ki yönetişim anlayışının oluşması uygulayıcıların özellikleri ile de ilgilidir. Demokratiklik, Hukukun üstünlüğünü, hoşgörülülük ve iletişim gibi değerleri kendine ilke edinen yöneticiler ve öğretmenler bu süreç içerisinde azami düzeyde daha başarılı olacaktır.

Ziya Günay
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.