banner183
Avusturya’nın başkenti Viyana’da bulunan bir parkın adı: “Tuerkenschanzpark”.

Türk parkı, Türk kışlası anlamlarına gelen park 1888 yılında hizmete açılmış. O günden günümüze kadar birçok düzenleme yapılmış bunlardan bir tanesi de Büyükelçiliğimizce 1991 yılında yaptırılan Yunus Emre Çeşmesi. Çeşmede; dostluk, barış ve sevgi konuları Osmanlı yapı tarzında güzelce işlenmiş.

Park, II. Viyana Kuşatmasında ordumuzun karargâh kurduğu alanda yer alıyor. Parkın, Türk Parkı olarak isimlendirilmesi de 1683 yılında ki II. Viyana Kuşatmasına atıfta bulunmasıyla ilgili.

Tuerkenschanzpark, Avrupalı için bizimkine benzemeyen farklı bir anlam içeriyor. Onlar için bitmiş bir hevesin, tükenmiş bir umudun yeniden yeşermesi. Türklerin Avrupa’dan sökülüp atılabileceği, yenilemez güç Osmanlının da yenilebileceği umudunu ortaya koymuştur.

Bizim için ise İstiklal Savaşına kadar bir geri çekilme hareketi. Nice zorlukları aşarak, türlü türlü kahramanlık destanlarıyla süslenmiş zaferler eşliğinde süregelen adalet ve iyilik hareketinin Viyana önlerinde son bulması. Osmanlıya ait ne varsa hepsinin silinmesi sonucu gözyaşı, kan ve acıların eşlik ettiği bir geri çekiliş hareketi.

Kısacası bir dönüm noktası.

Onlar için bir üstünlük ve zafer göstergesi. Avusturya’nın çeşitli yerlerinde görebileceğiniz atların, rahiplerin ayaklarının altında ezilen yeniçeri figürleri.

Bizde ise hatırlamanın verdiği üzüntüyü yok saymaya çalışan bir savunma mekanizması. Bir tür anksiyete gibi.

Oysa daha çok hatırlamalıyız. Hatta hatırlamanın ötesinde devlette çalışmaya başlayan tüm kamu görevlilerine ilk ders niteliğinde anlatmalıyız. Devletin sizlere verdiği makam, yetki ve sorumluluklarda yapacağımız hataların nelere mal olacağını. Bulunduğu görevde hiyerarşik bir fark gözetmeden neyse sorumluluğu en iyi şekilde yapması gerektiğini.

Yaşadığımız coğrafya, mensubu olduğumuz yüksek medeniyet; düşmanımızı küçümsememeyi, bir şey olmaz anlayışının verdiği vurdumduymazlığı bırakmayı ve her zaman uyanık olmamızı zorunlu kılıyor. Çünkü bize düşman olan her yapı doğal olarak kendine destek olacak sözde dostlar bulmakta zorlanmıyor. Buldukları destekçileri dışardan olduğu gibi maalesef içerden de olabiliyor. Hal böyleyken ülkesini, milletini ve devletini seven herkes özelde de kamu görevlilerinin çok daha dikkatli olması gerekiyor. Kendisine verilen görevleri, aldığı emirleri Ömer Halisdemir misali ne pahasına olursa olsun yerine getirebilmelidir. Fethi Sekin misali görevini en iyi şekilde yapmalıdır. Aksi durum hepimize çok şey kaybettirir. Kaybettiklerimizi tekrar kazanabilmek için çok ağır bedeller ödemek zorunda kalabiliriz.

İlk ortaya çıktığında dört çapulcu yakıştırması ile tanımladığımız PKK gün geldi uluslararası düzeyde kendine muhatap buldu. Bunun ötesinde devlete kafa tutacak bir güce sahip oldu. Yıllardır zorlu arazilerde mücadele ettiğimiz terör örgütü Sur, Nusaybin ve Yüksekova’da kendi kazdığı hendeklere rüyasını gömdü.

17-25 Aralık sürecinde FETÖ tarafından devletin yönetim erkine yönelik gerçekleştirilmeye çalışılan masum görünümlü siyasi işgal girişimi başarısız oldu. Halkımızın FETÖ’nün gerçek yüzünü görmesiyle birlikte sahada güç kaybeden terör örgütü 15 Temmuz gecesi hedef büyüterek direk devleti ve halkı hedefe koyan bir darbe girişiminde bulundu. Hem de bizzat devletin maaş ödediği çalışanıyla, devletin parasını verip aldığı silah, tank ve uçaklarla.

Bitti mi?

Bitmeyecek.

Emperyalist güç bizi tamamen bitirene kadar veya ülkede kendisine biat edecek manda yönetimi bulana kadar da devam edecek.Sadece işbirliği yaptığı örgütlerin adını değiştirecek. İŞİD olacak, PYD olacak, TAK olacak, DEAŞ olacak. Kısacası olacak da olacak.

Peki, bizim mücadelemiz bitecek mi?

Hayır, o da bitmeyecek.

Bize düşman, bu toprağın muhtevasına muhalif, temsil ettiğimiz yüksek medeniyetle kavgalı her kim varsa bize yönelik ihanetleri, düşmanlıkları hendeklere gömülüne kadar da devam edecektir. Ahmet Turan ULUTAŞ
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner198