Mübarek ramazan ayının içindeyiz dinimiz tevazu ve sadeliği emreder. Peygamberimiz ise insanlara iyi davranması ve tevazu sahibi olarak âlemlerin efendisi olduğunu göstermiştir. Ya ülkemizde geldiğimiz durum ise içler acısı bir durum. Kamu kurum ve kuruluşlar da görev yapan kibir abidesi referans sahibi bu insanların toplumla verebileceği yalnızca zulümden başka bir şey değildir. Yalnızca referansına güvenen toplum için hiçbir faydası olmayan kendi için yaşayan bu kişiler insanlara yük olmaktan başka bir işleri yok. Devlette işlerin sıkıştığı ve bir türlü ilerleme kaydedilememenin en büyük sorumluları bu kişilerdir. Bir idealleri veya savundukları hiçbir ilke yoktur yalnızca oturduğu makama tapıp halka kibir yapıp üst makama tevazu sahibi kişilermiş gibi sahne sergilerler. Artık halkın canına tak dedi. Devlet çarkını kendi hesapları için çeviren bu zümre hükümeti de zor duruma sokmaktadırlar. O kadar cesur ve tehditkârıdırlar ki gözleri kimseyi görmez hatta onu o makama getiren insanları bile hırsları için silerler. Toplum bu olayları çıplak gözle görmeleri mümkün duruma gelmiştir. Hayatları göstermelik, güzel giyinir iyi konuşurlar ama halk nazarında hiçbir değerleri yoktur. Onların tek derdi şaşa, gösteriş ve makamlarıdır. Onun için yaşarlar ve o makamları korumak için akla gelmeyecek yolları denerler. Devlet ve halk için en tehlikeli grup ise bu düşünceye sahip yöneticilerin olması.
Hükümetimiz güzel işler yaparken özellikle Cumhurbaşkanımız halk için kendini paralarken bu insanların vurdumduymazlığı ve işlerin yavaş gitmesi halk arasında kızgınlığa sebep olmaktadır. Bürokrat seçerken liyakat ve işinin ehli olması bunun yanında vatanını ve milletini seven muhafazakâr kişiler göreve getirilmelidir. Maalesef bu tabloyu görmek oldukça zor bir durum aldı. Kibirli, yurt dışı eğitimi almış yabancı dil bilen cv ile göz doldursalar da millete verecek bir hizmetleri yoktur. Geçmiş yıllara baktığımız da 1938 den başlayarak gelen bürokratik yapının kendilerini nasıl adlandırdığını hepimiz biliriz. Ve Ak Partiyi iktidara taşıyan halkın bu yapıdan bıkmaları idi. O dönemlerde üniversiteler, yargı, ordu gibi güzü de kurumlar da yerleşen insanlar hep kendilerini halk üzerinde tutmuşlardı. Ama bu silsileden kurtulduk derken yeni jenerasyon bürokratların eskiye dönmesi neyin işaretidir. Üniversitelerde rektörlerin akademik başarısından çok özel hayatları ön plana çıkıyor. Bu ne şımarıklık nasıl bir ahlak, dinimizin emrettikleri kişiler için esnetilecek mi? Kusura bakmayın Allah her şeyi gören ve iştendir. Halkı veya hükümeti kandıra bilirsiniz ama yüce yaratıcıyı asla.
Cumhurbaşkanımız Bu Gidişata Dur Diyecektir
Halk nazarın da halk için didinen bir Cumhurbaşkanımız varken onun kuvvetini hoyratça kullanan kibir abidesi bürokratların bu pervasızca yaklaşımı kamu vicdanını zedelemektedir. Biliyoruz ki Koronavirüs salgınından sonra Cumhurbaşkanımız bu kangrenli yapıyı kesip liyakat sahibi vatanını ve milletini seven bürokratlar getireceği konusunda güvencimiz tamdır. Devlet kişilerin kibir ve keyiflerine bırakılmayacak kadar önemlidir. Halkın yarasına merhem olabiliyorsan varsın. Maalesef şunu unutuyorlar makamlar geçicidir ebedi olan hizmettir. Milli şuur içinde yapmacık tevazu sahibi bu insanların kamu kurum ve kuruluşlarından tasfiyeleri elzem hal almıştır. Kendi rahatları uğruna her şeyi yapacak kibir abideleri ve koltuk sevicileri devletten en kısa zamanda göndermek gerekli bir hal almıştır.
Devlet Bizim Anamızımdır
Devlet için yaşar kanımızın son damlasına kadar koruruz. Bu topraklarda yaşıyor Rabbimize rahat bir şekilde ibadet edebilmemizi sağlıyorsak o da bu devletin sayesindedir. Kimse kendini devletin üstünde görmesin. Cumhurbaşkanımızın bu devlet için hayatını ortaya koyarken onun bu kuvvetinden yararlanıp kendi çıkarlarınız ve kişisel menfaatiniz için çalışmanıza kimse izin vermez. Hele halkı için her şeyi yapan Sayın Recep Tayyip Erdoğan hiç vermez.
‘’Adalet vicdani bir sorumluluktur. Vicdan muhakemesini yapamayan bireylerden Adalet beklemek saflıktır’’

Yasin ERDEM


 
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Misafir Avatar
Garip 3 hafta önce

YÜZDE BİRMİLYON KATILIYORUM TEVAZU, HOŞGÖRÜ, ANLAYIŞ, SEVGİ, TATLI DİL GÜLER YÜZ GEREKİYOR. AMA BİZLEREDE GEREKİYOR. MÜMİN MÜMİNİN KARDEŞİ DEĞİLMİ?

Misafir Avatar
Ömer Kaçar 3 hafta önce

Yazınızla devletteki en büyük yarayı isabetli tespitlerle değinmişsiniz. Yazılarınızı her zaman merakla bekliyoruz.
Bazıları kraldan fazla kralcı kesiliyor. Baş olarak personeline baskı kurup yönetmeyi marifet biliyor. Tüm idarecileri mülakattan geçirerek kişilik analizi yaparak atamak lazım. Buda uzmanların işi.Sınavlarla idareci atanınca " bilgi cahilliği alır,eşeklik baki kalır" atasözüne uygun durumlar ortaya çıkıyor. İdarecinin karakterini, ahlakını, çalışkanlığını, milli ve manevi değerlere sahip çıkışlığını, iletişim becerisini vb özeliklerini bakmak gerekir. Günümüzde bilgiyi uğraşmak çok kolay. Önemli olan bilgiyi işleyebilecek becerilere sahip olmak. Devletin bu idareci atama sorununu biran önce çözmesi dileğiyle...

Misafir Avatar
Mülkün Sahibi Kim? 3 hafta önce

Gidemediğimiz cumalarda okunan "Şüphesiz, Allah adaleti emreder..." ayetinde geçen bağy kelimesi asırlarca Osmanlı medreselerinde okutulan Beydavi tefsirinde insanlara zorla hükmetmeye çalışma olarak tarif ediliyor. İdareciler çalışanlarının maalesef sahibi gibi hareket ediyor ve piyon gibi oynuyor. Ne diyelim mülkün esas sahibi kim belli olur ahirette. Buna yağcılıkla zemin hazırlayanlar da görür. Samimiyet gibisi yok.Mülkün sahibi kimmiş bakalım...

Misafir Avatar
sayın yazar 3 hafta önce

sayın yazar bu yazınızı hiç beğenmedim. bu insanları başımıza idareci diye atayan kim? bu sorunun cevabı sizin yazınızın içinde saklı. lütfen komik olmayın. bu yazıyı bize yazmayın. oturun düşünün ve kime göndericeğinizi bulun.