Sözleşmeli Memurun gün geçmesin ki çilesi bitmiyor. Özellikle yerel yönetimdeki sözleşmeli memurların hızlı bir şekilde tasviyesi söz konusu iken hiç bir yaptırımı olmayan bu grup sözleşmeli memur artık işsizlikle tanışır oldu. Personel rejiminin siyasetle şekillenmesi kadar kötü bir yaklaşım tarzı olamaz. Keyfiyeten ve adamcılık yerel yönetimleri kasıp kavuruyor olması ve hükümetin bu konuda adım atmaması vicdanları yaralıyor. İşten atılan bu insanlar teknik personel olup işi öğrenmiş kalifiye elemanlar malesef yerel yönetimlerdeki personel rejimi pamuk ipliğine bağlı ve keyfiyet içerektedir. Bu sorun tüm Türkiye sathına yalmış bir çok belediye sözleşmeli memurunu tasviye ederek kendi düşünce tarzına yakın personel almak için uğraşıyor. Hatırlarsanız 2013 de kanunla yerel yönetimdeki sözleşmeli memurlar kadroya geçmişti. Bu kanunla diğer kamu kurum ve kuruluşlarındaki sözleşmeli memurlarda kadroya geçişi sağlanmıştı. Kucaklayıcı bir kanundu ki hiçbir sözleşmeli memuru tasnif dışı bırakmamıştı. Şuan öğretmenler 3+1 ve benzeri yöntemle kadro vermek kucaklayıcı bir yapı yerine sözleşmeli personeller arasındaki uçurumu açacaktır.Bunu yerine tüm kamu kurum ve kuruluşlarını kucaklayıcı bir kanunla kadro verilmesi daha nalamlı olacaktır.

Bugün gelinen nokta yerel yönetimdeki sözleşmeli memurlar ateşden bir gömlek giyip kendilerininde işten çıkarılacağı günü beklemektedirler. İki satır yazı görünen luzüm veya artık çalıştıgınız pozisyona ihityaç kalmamış gibi sığ bir gerekçe ile iş aktlerini fesh edilirken bu insanların haklarını kim koruyacak eve götürdükleri bir lokma ekmeği kim verecek bu soruların vicdanlarda nasıl bir yankı oluşturduğunu görmek gerekir. Basına yansıyandan çok yansımayan bir çok sözleşmeli personelin hali içler acısı bu konuyu şöyle betimlemek daha doğru olacak idamı bekleyen bir insanın psikolojisindeler. Umutsuz yorgun kırgın hayata küsme noktasına gelen bu insanların yaşamak için  kendilerini ikame edecek nasıl bir yol bulucaklarını irdelemek tabiki devletin bir görevi olsa gerekir. Hemen aklınızdan şu kelimelerin geçtiğini duyar gibi oluyorum ‘’e devlet herkese baksa evin yolu bulunmaz’’ evet ama devlet bir çok göçmene bakabiliyorsa kendi vatandaşının mağduriyetinide gidermesi gerekmektedir.
Ülkemizde şuan yaygın kanı sözleşmeli memuru öğretmenden ibaret gören siyasiler var konuya o kadar uzak ki oysa şuan bir çok kamu kurum ve kuruluşunda sözleşmeli memur bulunmaktadır. Bu insanların beklentisi kadronun verilmesi ve 6 yıllık çilenin bitmesi yönünde olduğu bilinmektedir. Bu insanlar ötelenmekten, yok görülmekten ve sorunlarının çözülmemesinden dolayı kırgın küsgün bir haldeler. Niçin sesimizi duymuyorlar diye kendilerine soruyorlar. Artık bu insanların sağlıklı bir birey olmaları işine huzurla gidebilmesi aile bütünlüğü için kadro verilmesi elzem bir hal almıştır.

Peki kuruluş konusu memurların haklarının savunan STK’lara nedersiniz. İnsanlar ekmeği ile imtahan edilirken, köşe kapmaca derdinde olmak neyin tezahürüdür diyesim geliyor. Gün birlik günü sözleşmeli personelin yaşama gözlerini kapatacağı gün başında miras kavgasına girmek hangi vicdana sığar sorarım size. Gelin hep birlikte hükümete ve ortağına sözleşmeli memurun yaşadığı sorunları yalın dille anlatalım bir an önce kadro almalarını sağlamak için birlikte çalışılması gerekmektedir. Seçimlere bile ortak girilen bu dönemde ticari yaklaşımı bir kenara koyup sözleşmelinin bekasına bakalım.

Yerel seçimlerden sonra oluşan pozisyon da ülke genelinde bir çok sözleşmeli personelin iş akdi fesh edilirken hükümet niçin duyarsız kalıyor bu insanlara, kadronun maliye üzerine olumsuz bir baskısı olmayacağı aşikarken bu insanları siyasete kurban vermeyelim. Bazen insanlar zorda kalan insanlar için fedakarlık yapmak zorun da kalır biz bu fedakarlığı hükümettimizden istiyoruz. Sözleşmeli memurun kadro tahsisi ile bu insanlar size müteşekkir olacaktır. Hayatları huzurlu, mutlu ve ileriye iyi bakan insanlardan oluşacak sözlşemeli memur iş yapımı daha verimli ve ülkenin kalkınması için daha istekli olacaktır. Artık onlarında insanca yaşmaları için gereken çalışmanın bitirilip bir yasa ile sorunu çözmenin vakti geldide geçiyor ne dersiniz.

Yasin Erdem
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Misafir Avatar
Nurullah 5 ay önce

Yasin abi kalemine gönlüne sağlık gerçekten bizlerin sorunlarımızı iyi tahlil Edip derdimizi dertlenmişsin. Sözleşmeli denince hep öğretmen akla getirilmektedir. Oysa onlar zaten kadro karşılığı yani 4+2 olarak atanıyorlar. Şimdi de onlara 3+1 getiriliyor. Meb in dışındaki 4b liler 4+2 ye bile dahil değiliz. Hükümet bir yandan yaparken bir yandan da bozuyor. Bizler kadrolular ile karşılaştırıldığımızda zaten aramızda haksızlıklar var şimdide sözleşmeliler arasında ikilik çıkarılıyor.

Misafir Avatar
4BLİ, 4ALI OLSUN 4 ay önce

BİZ, ONLARIN KADROLU İLE SÖZLEŞMELİ ARASINDAKİ FARKLARINI BEKLERKEN ONLAR, SÖZLEŞMELİLER ARASINDA AYIRIM YAPMAYA BAŞLADILAR.
NİYE ÖĞRETMEN, İMAM DIŞINDAKİ SÖZLEŞMELİLER ÜVEY EVLAT MI?
BU NASIL BİZ ZİHNİYETTİR?
ALLAH SONUMUZU HAYIR ETSİN

Misafir Avatar
4BLİBANU 4 ay önce

BİZ, ONLARIN KADROLU İLE SÖZLEŞMELİ ARASINDAKİ FARKLARINI BEKLERKEN ONLAR, SÖZLEŞMELİLER ARASINDA AYIRIM YAPMAYA BAŞLADILAR.
NİYE ÖĞRETMEN, İMAM DIŞINDAKİ SÖZLEŞMELİLER ÜVEY EVLAT MI?
BU NASIL BİZ ZİHNİYETTİR?
ALLAH SONUMUZU HAYIR ETSİN

Misafir Avatar
Sözleşmeli 2 ay önce

AĞZINA YÜREĞİNE SAĞLIK, ALLAH RAZI OLSUN