Salgının etkisini yavaş yavaş yitirirken güncel yaşama dönüşler başladı. Hayat eski hızına dönmeye çalışırken daha dikkatli ve kontrollü bir şekilde yaşamı ikame etmeye çalışıyoruz. Salgın gerisinde kalıcı hasarlar bırakarak bir kenarda kendini beklemeye ala dursun insanımız hayat mücadelesi içinde boğuluyor. Siyasetten öte halkın istekleri hangi noktada anlamak gerek, güç savaşından ziyade halkın dertlerine derman olmak ne istediklerine kulak kabartmak gerekir. Halkın ihtiyaçları zuhur ettiğinde onların dile getirmelerine fırsat vermeden ihtiyaçların giderilmesi gerekmektedir.

Eleştirmek çok kolaydır. Bir çırpıda ağızdan çıkar ve arkanı döner gidersin ama icraat çok farklı olgudur. Halkın yaşamsal sorunlarını çözüm noktası iktidarın sorunudur. Çünkü halk kendi sorunlarını çözeceği insanları iktidara taşır. İktidara gelenler ise halkın sorunlarına neşter atarak iyiye doğru yönelim olması konusunda elinden gelen çabayı gösterir. Şuan hükümet elinden gelen çabayı gösteriyor. Devletin tüm imkânlarını kullanarak halkın sorunlarını çözmeye çalışıyor olması sevindirici bir yaklaşım. Ama taşrada sıkıntılar hayliyle fazla olması halkı üzüyor ve geriyor. Hükümet iyi işlere imza atarken taşrada devleti yöneten kişilerin vurdumduymazlığı ve onlara karşı yukarının toleranslı olması halk içinde huzursuzluğa yol açmakta bunu görüp gerekli müdahaleler yapılması elzem hal almıştır.


Geçen hafta fikir alış verişi için gittiğim külliyede eski milletvekili ve şuan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı olan bir yetkili ile sohbet etme fırsatım oldu. İnanın samimiyetin siyaset üstü olduğunu bana ispatladı. Sorunların değerlendirildiği herkese el uzatıldığını gözlerimle gördüm. Sorunun çözüm noktasında hükümetin ellerinden geldiğince çalıştığını görmek bana mutluluk verdi. Her şeyden öte samimiyetin ne kadar önemli olduğunu bir daha göstermiş oldu. Buradan Sayın Başdanışmana samimiyeti ve tevazusu için teşekkür ediyorum.


Hükümetin halk için elinden geldiğini yaptığı aşikârken taşrada hizmetin halka yansımasını sağlayan yöneticilerin bu konuda hükümete ayak bağı olduğu artık aşikârdır. Bir an önce halka hizmet gitmesini engelleyen yöneticilerin lav edilerek yerlerine halkı seven Allah korkusu olan liyakat sahibi insanların getirilmesi gerekmektedir. Özellikle taşrada halkın hassasiyetlerini gözetmek gerektiği bilinirken, makam hastası olan tiplerin devleti zor durumda bırakması çok acınası bir durum olarak göze çarpmaktadır. Bir ildeki üniversitenin rektörü özel hayatının çarpıklığı ve akrabalarının terör örgütleri ile bağlantıları ispatlanmışken YÖK başkanı neyi beklemektedir. Referanslarımı ağır basmakta diyesim geliyor. Bunu gibi niceleri artık halkın sabrını taşırmıştır. Şeriatın kestiği parmak acımaz sözünü hatırlatmak isterim. Merkez hükümet güzel işler yaparken taşradaki kaotik yapı ne zaman dağılacak bu merak konusu oldu. Her seçimden sonra biz halkın ne demek istediğini anladık demekle kalınıyor. Oysaki güzel işler yapılıyor. Tek sorun taşrada hizmeti götüren kişilerin süper ego sahibi olmalarından kaynaklanıyor.


Halk artık sesini hükümete iletecek doğru yöneticiler istiyor. Dertleriyle dertlenecek onların hassasiyetine önem verecek yerel siyasetçi ve yönetici istiyor. Umutların kaybolmadan yeniden yapılanması gereken bir döneme giriyoruz. Salgın bir fırsat olarak görüp yeniden yapılanmaya gidilmesi elzem hal almıştır. Muhalefetin kardeşlik söylevleri ise 31 Mart yerel seçiminde kazandığı illerdeki belediyelerde işten atımlarla ne kadar sahte olduğu açıkça göz önüne geldi. Sahte söylevlerle insanları ancak bir kez kandırırsınız. Ama reel olan gerçek şu ki hükümetin bir an önce samimiyete önem veren halk içine karışabilen tevazu sahibi yerel siyasetçi ve yöneticiler atamasından geçtiğini bir an önce anlaması gerekmektedir. Şunun akrabası bunun referansından ziyade kendi havuzlarında olan Allah için halka hizmet veren kişilere yönelmeleri gerektiğini iş işten geçmeden anlarlar.


Toplumsal beklentilerinin had safhaya geldiği şu dönemde bir açılımla sorunların çözümü gerekmektedir. Halkın isteklerine kulak tıkamaktan ziyade tabandan gelen serzenişe kulak vermek gerektiğinin önemini anlamak gerektiği kanısındayım. Samimiyetle yaklaşmak ve siyaset üstü olmak gerekir. Referans kökenli atamaların yerine kendi havuzundan işi bilen liyakat sahibi devletini milletini seven yöneticileri halkla buluşturma zamanı geldi de geçiyor bile. Halkın sessiz çığlığını duyacak yöneticiler ve yerel siyasetçiler aranıyor artık.
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Misafir Avatar
Turgut Kaçar 3 hafta önce

Çok net ve doğru tespitler.

Misafir Avatar
ÜMİT SARAYDAROĞLU 3 hafta önce

Kalemine yüreğine sağlık hocam.Ne güzel bir makale menfaat ve çıkar peşinde olanların şu şunun akrabası bu bunun akrabası demekten vaz geçip;Tabanın sesinin sessiz kaldığı bu günlerde tabanın sesi olduğunuz için teşekkürler.İyiki Sizin gibi tabanın sesini dinleyen anlayan yazarlarımız olduğu sürece bu tabanın sessiz kalmayacaktır.saygılarla..

Misafir Avatar
ibrahim şen 3 hafta önce

Yazının yöneticiler tarafından okunması tavsiye ederim riyaketli kişilerin göreve getiren bir anlayış ve duyarlı vicdan sahibi ülke sevdalı yönetici bir an once yapılan ması için fırsat kalemine yüreğine sağlık

Misafir Avatar
Uzeyir 3 hafta önce

İlk önce mükekaatla veya sınavsız yönetime getirilenler görevden olınmalı mülekaatla hiç bir zaman sınavsız hiç kimse devlet kadrolarına alınmamalı ancak o zaman alt kesimde halkın sorunları çözülür