Kim Kimi Kandırıyor?

Toplu sözleşme ile ilgili açıklama yapan Genel Başkan Koncuk, şöyle konuştu: “Toplu sözleşme imzalandı. Tarihi başarı elde ettiklerini ilan etiler. Buna rağmen tam 21 madde uygulanmadı. İnsanda yüz lazım. Onlarda yüz lazım da bunu kamu çalışanlarının görmesi, değerlendirmesi de lazım.
Toplu sözleşmedeki bir maddede, ‘Kültür Bakanlığı çalışanlarının ekonomik durumlarının iyileştirilmesi ile ilgili çalışma yapılması’ yazıyor. 21 maddenin neden uygulanmadığını soruyoruz. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, ‘Başkanım bunun neyini uygulayım’ diyor. O zaman bu niye imzalanmış? Kültür hizmet kolunun yetkilisi, ‘ Kültür Bakanlığı çalışanları ile ilgili bir şey yazın da, onlara bakacak yüzümüz olsun’ demiş, böyle bir cümle yazmışlar. Kültür Bakanlığı çalışanları enayi mi? Ben Kültür Bakanlığı çalışanı olsam bu sendika başkanının yakasına yapışırım.

Bu madde toplu sözleşmede yazıldı, toplu sözleşmeler de kesin hüküm içerir ama uygulanmıyor. Nasıl uygulayacaksın? Bir Allah’ın kulunun sorduğunu zannetmiyorum. Sormazsan o zaman bugün Ahmet, yarın Mehmet oynatır. Tribünlere oynamak için 21 madde yazılmış, adam o maddelerle övünüyor. Utan, utan! Oraya madde yazdırmakla övünmek olmaz, o maddelerin kaç tanesini hayata geçirdin, sen onu söyle. Bunun mücadelesini Türkiye Kamu-Sen yapıyor, 21 tane madde uygulanmadığı için mahkemeye başvuruyor; senin ise sesin çıkmıyor, yüzün kızarmıyor.

Onun yüzü kızarmayabilir, sesi çıkmayabilir; peki bu maddeler toplu sözleşmede yer aldığı için sevinen ancak bugün uygulanmadığı için sükûtu hayale uğrayan insanların da yapması gereken bir şeyler yok mu?”

Kültür Bakanlığı’nda çalışan bir memur ‘Bizi mi kandırdınız?’ demelidir. 4/C’liler, ‘Kimse bizi aldatamaz’ demelidir. Bunların yaptığı sendikacılık değildir. O zaman neden kendimizi bu kadar paralıyoruz? Doğruyu yapmak adına neden bu kadar uğraşalım, risk alalım? Susalım, alkışlayalım, aldatalım, kandıralım, üye bulalım. Bu mudur sendikacılık?

4/C’lilere kadro konusunda da açıklama yapan Koncuk, “Sayın Bakana, ‘4/C’lilere kadro sorununu çözmek inşallah size nasip olur’ dedim. Yılladır üç cümlemizden bir tanesi bu olmuştur” dedi.

Koncuk sözlerini şöyle sürdürdü: “Sayın Maliye Bakanına, ‘4/C’lilere kadro, toplu sözleşme maddesi haline gelmiş. Artık bunun hayata geçmesi lazım’ diyorum. Sayın Bakan da, ‘Çalışma yapılacak demiyor mu, diyor. Biz de yapıyoruz’ şeklinde cevap veriyor. Kim, kimi kandırıyor? Peki sen sendika olarak neden ‘Şu tarihe kadar 4/C’lilerin kadroya alınma işlemi tamamlanacaktır’ şeklinde, tarihi belli olan doğru düzgün bir madde yazdırmadın?
‘Yazdırsa ne olur?’ diyebilirsiniz. Mesela; ‘31 Ocak 2016 tarihine kadar KİT’lerde çalışan insanların ücret gruplarının 5’ten 3’e düşürülmesi’ şeklinde bir madde de var. Bu çalışmanın 31 Ocak 2016 kadar bitmesi gerekiyor. Bunun üzerinden 10 ay geçmiş.

Ben bu kadar pişkin olamazdım. Kimse de ‘Sayın başkan, bu sözleşmenin altına imza attın. Belli tarihe kadar uygulanması gerekirdi’ demiyor. Birçok maddede tarih belirtilmiş fakat çoğu uygulanmıyor. Asıl mesele, bunu sorgulayacak insan meselesidir. Bu ülkede üçkağıtçılar çıkabilir. Bu siyasetçiler içinde de olabilir, sendikacılar içinde de olabilir. Ama Türkiye’nin en okumuş kesimi, en aydın kesimi diye tanımladığımız kamu çalışanlarının bu aldatmacaya karşı söyleyeceği iki cümlesi olmalıdır. Kültür Bakanlığı’nda çalışan bir memur ‘Bizi mi kandırdınız?’ demelidir. 4/C’liler, ‘Kimse bizi aldatamaz’ demelidir. Bunların yaptığı sendikacılık değildir. Bu sendikacılıksa, bundan daha kolay bir sendikacılık yoktur. O zaman neden kendimizi bu kadar paralıyoruz? Doğruyu yapmak adına neden bu kadar uğraşalım, risk alalım? Susalım, alkışlayalım, aldatalım, kandıralım, üye bulalım. Bu mudur sendikacılık?” 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Misafir Avatar
Mahmut tekin 4 hafta önce

Doğru söze nedir?Arkandayız başkanım.Sendikacının işi siyaset yapmak değil sendikacılık yapmak olmalı,birileri gibi siyasi demeç vermek değil.

Misafir Avatar
sayın koncuk ülkücü müdürleri unutmuş 1 ay önce

türk eğitim sen üyesi oldukları için görevden 2 yıl önce atılan 5000 okul müdüründen bir cümle bahsetsen iyi olurdu

Misafir Avatar
Kendine müslüman olmak 4 hafta önce

Bu 21 madde içinde ilksana üyeliğin serbest olmasını göremedik oysa toplu sözleşmede vardı.

Misafir Avatar
Cemil 4 hafta önce @Kendine müslüman olmak

O karar toplu sözleşme konuları arasında olmaması gereken bir konu olduğu için yargı tarafından iptal edildi.Bir kurumun ya da kuruluşun üyesini etkileyecek, ödeme dengesini bozacak bir konu toplu sözleşmenin kapsamında olamaz, yargı kararı ile bu tescil edilmiştir.Bu kararı illede almak isteyenler İktidar vasıtasıyla konuyu TBMM ye getirirler ve İLKSAN kanunu değişir ve doğru neyse yapılır.Yoksa kanunla yapılan bir düzenlemeyi Toplu Sözleşme ile ortadan kaldıramazsın.İşte malum sendika tribünlere oynamak için bu yanlışı da yapmış ve kamoyunu aldatmıştır.Bu yanlış da yargıdan dönmüştür.Doğru iş yapılmazsa sonuç böyle olur.

Beğenmedim (0)