Türk siyasi tarihine Aziz Nesin’inin Zübük eseri damgasını vurmuştur. Kendi çıkarları için her türlü fırıldaklığı yapan bir karakterle karşımıza çıkmaktadır. Halka özdeşleşmiş Kemal Sunal’ın başrol oynadığı Zübük filmi dimağımız da mıh gibi durmaktadır. Yaşamı kendine yontan bir yerel siyasetçinin her türlü etik dışı kuralları kullanarak yükselmesini anlatmaktadır. Para, güç ve makamı korumak için akıl almaz ruh halleri sergileyen bu tipleme toplumda karşılığını hep bulmuştur. Toplumun ahlaki kurallarını ve dini referanslarını hiçe sayarak kendi günlük çıkarları uğruna ellerinden gelen her şeyi pişkinlikle yapar ve ben halk için yaptım savı ile kendilerini rahatlatırlar. Bu yalnızca kendilerini tatmin eden yalandan öte bir his ve görüşten öteye gitmeyen bir yaklaşımdır. Toplum bu yapılanları bilir görür ve zamanı gelince işini bitirir. Ama diyeceksiniz ki daha da güçleniyor bu kisve altındaki insanlar, o zaman toplumun değer yargısına bakmak gerekir. Toplumun bakış açısını etkileyen otör dediğimiz söz sahibi insanların bu sistemde ki çıkar ilişkilerini gözden geçirmemiz gerekmektedir. Bireylerin gelenekten kopup kendi çıkarları doğrultusunda toplumu parçalaması ve bunu yaparken de kendi destekçileri ile hınca hınç linç kampanyası yapması toplumumuzun değer yargısına terstir.
Geçmişte bu şablonu hep sağ görüşlü siyasetçilere yafta yapılmış olması çok acı ve elem verici bir durumdur. Yerel yönetimlere gelen sol görüşlü siyasetçiler halktan dem vururlarken gülünç bir pozisyona düştükleri toplum nazarında bilinmektedir. Gençliğinde kapital düzende yöneticilik yapıp paranın kudretini gören ve onunla hayatını şekillendiren bu karakterler yaşlandığın da akıllarına sosyalist düşünce gelir. Artık parasını kazanmış ekonomik durumu iyi olan bu şahsiyetler emekçinin hakkını savunacağı dile getirirler. Bu trajikomik bir yaklaşım olmaktan öteye gidemez. Toplumda kendilerini üstün gören bu karakterli siyasetçiler günümüzde oldukça yaygın bir hal almıştır. Geçmişlerinde kapitalist yaklaşımları ile para kazanacaksın çocuklarını en güzel okullarda okutacaksın sonra çıkıp sosyalistlikten dem vuracaksın bu tam biz Zübükzade yaklaşımından öte bir düşünce değildir. Bir de bu karakterli ağır abilerimiz toplumumuzda entel takılırlar halkın üstünde kendilerini görür ve iç dünyasında halktan iğrenirler bunu artık açık ve seçik görüyoruz.
Artık milenyum çağında yaşıyoruz hiçbir şey gizli kapaklı kalmaz, sosyal demokrat olup kapitalizme hizmet eden o kadar ağır abilerimiz var ki bunları çıplak gözle görmek mümkün. Artık halk ne aptal nede geri zekâlı, koyunun olmadığı yerde halk bunlara Abdurrahman çelebi diyor. Ömürleri bir dönem süren bu şahsiyetler halktan kopuk kendileri ile kavgalı ütopik tiplerden oluşur. Modern çağım Zübükzadeleri de diyebiliriz. Halkın manevi duygularını görmezlikten gelirler, çıkarları olduğu an o kılıfa da çok çabuk girerler ama içlerini Allah bilir. Sahte yaşamın sahte tiyatrocularıdır bunlar günü yaşarlar, günü kurtarma kaygısından öte bir işlevleri olmaz. Hep halk için kafa yorsalar da gizli kapaklı mal edinip parayı destelerler. Aman bu yazımı dürüst siyasetçiler üzerine almasın onlara lafım yok saygı duyarız. Emekçinin hakkını savunacaksan emekçi olacaksın kalkıp ta kapitalist sistemden kopup gelmeyeceksin yedinde ne isen yetmişinde de o olacaksın. Hele solculuğu devletin dinamitleri ile oynamak için yapmayacaksın halk için yapacaksın ki inandırıcılığın olsun. Halkın milli ve dini değerlerine sahip çıkacaksın onların acılarıyla hemhal olacaksın, elinde kadehle kokteyllerde halkın sorunlarını çözemezsin hele bu durumla toplumu yönetemezsin. Sol emekçiliğin simgesidir buna saygı duyulmalı ve çalışan insanların koruma kılıfı olmalıdır. Her çalışan düşüncesi ne olursa olsun yaşamak ve ikamesini sağlamak için çalışıyorsa bir yanında sol vardır. Ama bunu siyasetçiler toplumun değerleri ve dini referanslarını yok etmek için kullanıyorsa düşüncede değil uygulayan kişilerde sıkıntı olduğu açıkça ifade etmek isterim. Siyasi partilerin aday seçiminde daha dikkatli olmaları gerekmektedir. Eğer bu kriterler irdelenmezse halk nazırında kaybetmeye mahkûm olunacağı aşikârdır.
Yerel seçimlerle birçok belediye el değiştirdi. Burada çalışan insanların ekmeği ile oynandı. Demek ki emekten ziyade kast siyasi düşünce üstün geldi. Eğer gerçekten emek sınıfından gelselerdi bu emekçi kıyımı olmayacaktı. Evet, kapitalist sistemden beslenen bu insanların emekçiliği ağızlarına almaları eğrelti durmakta komik ve gülünç olmaktan öteye gidemez. Önce rahatlıkla siyaset yapılabiliniyorsa halkın sayesindedir. Halkı küçük görmeden onlar için çalışacaksın ki bu hayattan silinip gitmeyesin.

 
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Misafir Avatar
Ömer Öztürk 12 ay önce

Türkiye'de en güvenilmez insanlar siyasetçiler olmuştur.Oy toplamak uğruna her türlü değeri yok sayan sayan siyasiler ,liderlerine hoş şirin bağlı olduğunu gözükmek her türlü yalan ve entrikaya basvurmaktan geri durmaktadır. Siyaset halka ve ülkeye hizmet sanatı olması gerekirken partiye ve lidere yalakalik makamına dönmektedir.Bu sağdaki soldaki ve ortadaki bütün partiler için geçerlidir.Siyaset rant sağlama , makam kapma kapısı olmustur .
Allah ülkemize. Ve milletimize yardım etsin . ZÜBÜK siyasetçilerden korusun.
Yasin beyi güzel ve güncel yazısı için tebrik ediyorum.
Kalemine sağlık.

Misafir Avatar
Turgut Kaçar 12 ay önce

Dinen bu olaya baktığımızda durumu açıklayacak kelime münafıklıktır. Münafıklar dürüstlükten ahkam keser ama üçkağıtçılığın daniskasını yaparlar. Seçim öncesi namusluktan,aş ve ekmek parasından ahkam kesenler gerçek yüzlerini göstererek statülerinin gerçekte onları nereye yerleştirdiğini göstermiştir. Esas ise bunun hesabını ilerki dönemlerde halkın tokadıyla cehennem ateşinde yanarken ah vah diyecekler ve son pişmanlık fayda etmeyecektir.

Misafir Avatar
ÜMİT SARAYDAROĞLU 12 ay önce

Evet abim aynen doğruları yazdığın için bu cesur yazılarından dolayı tebrik eder; kalemine ve yüreğine sağlık abim.yazında da anlattığın gibi yerel yönetimler kucaklayan bir yönetim olması gerekir ayrımcılık yapan bir yerel yönetim olmasması gerekir.saygılar