Evet bu sürede umarım ilk 2 yazıyı fırsat bulduysanız okuyup değerlendirmişsinizdir. Isınma çalışmasından sonra artık konumuza biraz daha girelim. Şunu başta söyleyeyim bu konuda uzman olmadıktan sonra, bu konuyu yaşantımıza geçirmek üzere öğrenmek için bile kendimizi sıkmadan eğlenceli bir şekilde öğrenebiliriz. Yazılarımda özellikle buna dikkat etmeye sizlerle konuyla bağlantılı olayların sohbetini de yaparak olayı biraz daha eğlenceli hale getirmeye çalışıyorum. Makale çalışmalarım olsa da ifadelerim daha çok sohbet havasında olmalı. Zira akademik bir çevreye değil herkes her kesime hitap edebilmeliyim. Takıldığınız veya istediklerinizi yorum şeklinde sorabilir kendinizi ifade edebilirsininiz. Uzun yaşamın daha doğrusu sağlıklı yaşamın sırları deniz derya bir bilgi, bu bilginin hayatımıza geçecek bölümünü daha çok ele alıp değerlendirmemiz lazım. Bu durum ciddi bir diyet ve yaşam şekli biçimini gerektiriyor. Öyle ki sağlıklı yaşarken doğal olarak ömür de uzayacak diye ümit ediyoruz. Bu ifade ile ilgili açıklamalar önceki yazılarda ele alındığından kısa keseceğim.

Konu başlıkları ele alınınca öncelikle vücudun yıpranmasını azaltan veya arttıran faktörler nedir diye bakmak lazım. Bu kouda ilk olarak dikkatimizi çeken oksidan ürünler.

Oksidan deyince oksijenle alakadar olanlar olduğu gibi çeşitli asitler(Hidroklorik asit v.b) ve bazı elementlerin çeşitli tuzları ve bunlara aşırı maruziyette bir açıdan oksidan olarak anılabilir. Vücudumuzun ağırlığının % 60 Oksijen molekülünce oluşturulur. Oksijen ise oksitleyen yakan bir moleküldür. O yoksa yanma meydane gelmez. Bu kadar oksijen peki bizi neden yakamıyor ? % 60-70 imizde su ondan mı dersiniz  tabii ki değil. Bu konuda birçok mekanizma var. Bir örnek, Oksijen molekülünü kullanabilmek için vücutta spin kısıtlaması yapılır. Bu ne demektir ? Oksijen molekülünün dış orbitalinde bulunan iki elektron birbirine paralel döner. Canlı moleküllerinde ise spin kısıtlaması yapılır dış orbitalde bulunan elektronlar paralel dönmezler bu durumda oksijen onlarla reaksiyona giremez. Olayda ki harikalığa bakın tarif edilmez düzeyde bilgi ,irade ,tasarruf iç içe. Anaerobik canlılarda ise havanın oksijeninin olduğu durumlarda yaşayamaz yanarak yok olurlar. Bu bile bize olayın ne kadar ciddi olduğunu gösteriyor.

Canlı Biyokimyası sizi fazla sıkmasın özet olarak atlaya atlaya gidelim. İşte bu oksidan ürünler vücudumuzu yıpratır. Bu yıpranma hücresel düzeyde olduğu gibi görüntüsü yıllara sarihan organ, vücut düzeyinde olur.

Gelelim Anadolu beslenme şekline. Biz doymadan kalkmayız ! Ama hadislere kadar bize herşey sağlıklı yaşamak için doymadan kalkın der. Yerken en çok hamur işi yeriz değil mi ?! Sağlıklı yaşayanlar bunu çok az yerler. Biz neden peki yüksek kalori düzeyini bu kadar seviyoruz ?! Bir nedeni bana göre tarihsel yaşantımız. Kısaca bir Anadolu tarihine bakarsak bu verimli topraklar bir köprü konumunda. Türkler bu topraklara özellikle Müslüman olduktan sonra yerleşiyorlar Türkmen kelimesi aslında Araplarca Müslüman Türk için kullanılmıştır. Abbasiler döneminde ordunun paralı askerleri, bunun bir nedeni ise nerdeyse bütünen asker bir millet olmaları. ırkçı değiller, zaten uniform bir millette değiller Türk kelimesi bence ortak benzer bir kültürde yaşayan birbirine destek olmuş topluluklara verilen ortak isim olmuş, tabii tarihçilere karşı haddimi bilmeliyim ama okuduklarım araştırmalarım bana bunu telkin etti. İslamiyeti çok çabuk kabul etmişler. Zira eski dinlerinde ALLAH’a(a.c) şekil ithaf etmiyorlar ve tek biliyorlar. Araplarla ciddi savaşlar var ama Araplar bu millete İran’lılarda olduğu gibi güç yetirememişler ve zorla da İslamiyeti seçmemişler. Orta Asya’dan Maveraünnehir bölgesi ve Karadeniz kuzeyine kadar yayılmışlar içlerinde birçok boy var ve askerlik onlarda yaşam şekli. 950’de ilk Haçlı Seferi oluyor ve Anadolu’yu yaka yıka giren milyonlar Avrupalı Türk bölgesini geçebilmişler ama milyonlar insandan ancak 30-40 bini Kudüs’e varabiliyor. MS 1000’e gelindiğinde 2. bir sefer var o seferde artık Avrupalılar Anadolu’yu geçemiyor ve gemilerle daha önce fethettikleri Kudüs‘e ancak çok az bir kısmı varabiliyor. Savaşlarda ise Anadolu Selçukluları ve Türkmen boyları öyle kalabalık değiller çoğunlukla en çok 12 bin kişilik atlı ordusu ile 150 bin civarında ordularla karşılaşıyorlar ve savaşları hayrettir ki kazanıyorlar. Çin kaynakları bile Türklerin savaş ustalıklarını ve taktiklerini övüyor. Daha nasıl tarif edilir.
İşte bu büyük performans çok büyük kalori ister. Irak savaşında tıpçılar ve diyetisyenler , bilim isanlarının Amerikan ordusu için hazırladıkları diyette bir kova da sıvı vardı. Yani günlük bizim gibi ortalama 2-3 bin değil ortalama 7-8 hatta 10 bin kalori tüketen insanlar nasıl yerlerdi ? Yemekten nasıl kalkarlar bir hayal etsek , ancak hayal edilebilir bir diyette olmalılardı. Anadolu beslenme türü akut yüksek kalorili bir diyet türüne giriyor. Biz yüksek performans için yüksek kaloriye alışmış bir milletiz ama bu yüksek kalori diyeti insana zarar veriyor. Bunun nedenleri gelecek sohbetimizde genişçe ele açıklanacak.

Keşke savaşlar hiç olmasa ama bunun nedenleri insanın nefsinden, ülkelerin menfaatleri ve ötesine kadar gidiyor. Bizim temennilerimiz bunların olmamasına yetmiyor. ‘ Kainatta en kıymettar şey hayattır. Vazifeler içinde en kıymetdarı hayata hizmettir’ diye Bediüzzaman tarafından ifade edilmiş. Hele insan hayatı ne kadar önemli, birde israf olunan insanlar, hayatlar, değerini ifade ederken izah edemiyoruz. Ama kainatta israf yok. Nereye bizim irademiz müdahale ediyor onu etkileyen arzu heveslerimiz bazen fark etmediğimiz eksikliğimiz , israfa yol açıyor. Dünya üzerinde ki halen egemen ekonomik sistemler bu israfı öyle veya böyle oluşturuyor. Sadece bizim ekonomik sistemimiz ki her şey bir kenara iki esası dünya üzerinde ki suistimali ve yokluğu ortadan kaldırabilecek durumda bunlardan biri faizin kalkması ki bu ‘sen çalış ben yiyeyim’’i, ikincisi zekatın şart olması ki bu da ‘ben tok olayımda kim acından ölürse ölüsün’ anlayışını bitiriyor. Bu da toplumsal barışı sağlıyor ve lüzumlu üretimi destekliyor.

Konu dağıldı diye düşünmeyin bunların hepsi bir bütün diye düşünüyorum. Gelecek yazımda biraz daha çok metabolizma işine gireceğiz ama bu sefer çok derinden.

Bu arada diyet bir yaşam biçimidir. Sadece kilo vermek için yapılmaz bazen kilo almak içinde de yapılabilir. Ama kilo alıp veremezseniz üzülmeyin zira sağlıklı besleniyorsunuz, bu esas faydayı oluşturuyor. Bu arada kilo verememenin nedenlerini de konuşacağız İnşallah. Tekrar selamlar sağlıklı günler dileklerimle.
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.