Akdağ, Sağlık Çalışanlarını Zayıflatacak

Sağlık-Sen Stratejik Araştırmalar Merkezi Enstitüsü (SASAM) tarafından düzenlenen "Sağlıklı Toplum, Sağlıklı Gelecek" sempozyumu bir otelde gerçekleştirildi.

Sempozyumun açılışına Sağlık Bakanı Recep Akdağ, TBMM Aile, Sağlık, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanı Prof. Vural Kavuncu, Dünya Sağlık Örgütü Türkiye Temsilcisi Dr. Pavel Ursu, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanı Prof. Dr. İrfan Şencan'ın yanı sıra çok sayıda bürokrat, akademisyen ve sağlık çalışanı katıldı.

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, sempozyumda yaptığı konuşmada, 15 Temmuz'un Türk milletinin ikinci kurtuluş savaşı olduğunu ifade ederek, "Bir gece mücadele, 29 günde bu mücadelenin nöbeti sonuçta bir aylık bir mücadaleden bahsediyoruz. 16 Temmuz ve sabahı gerçekten önemli bir milletin tarihi değiştirecek bir geceydi. Milletimiz ne kadar büyük bir millet olduğunu gösterdi. O gece sağlıkçıların kahramanlığı ve fedakarlığı gerçekten bütün bir tarihimiz boyunca hatırlanmaya değer." ifadelerinin kullandı.

Birleşmiş Milletlerin 17 hedefle sürdürülebilir gelişme adı altında bütün insanlığa yol gösteren güzel bir program hazırladığını ifade eden Bakan Akdağ, "Her bir insan sağlık hakkına sahip ve sürdürülebilir biçimde bu hakka ulaşmalıdır. Türkiye olarak biz bu gayeye çok yaklaşmış durumdayız. Gelişmekte olan ülkelerin yüzde 24'ü sağlığa yapılan harcama ve yatırımların sonucu meydana gelmiştir." dedi

Maliye Bakanı Naci Ağbal ile gece geç vakitlere kadar süren bir görüşme yaptıklarını anlatan Akdağ, sağlığa harcanan paranın boşa harcanmış gibi görünmemesi gerektiğini vurguladı. Akdağ, sağlığa harcanan paranın ekonomiye katkı olarak geri döndüğünü ifade ederek, insana hizmet konusunda herkesin hakkı olan sağlık hizmetini alması için bir ülkenin, devletin, hükümetin elinden geleni yapması gerektiğini dile getirdi. Sürdürülebilir bir ekonomik gelişme yapılabilmesi için sağlığa yatırım yapılması gerektiğine işaret eden Akdağ, Türkiye'de sağlığın doğru alanlarına yatırım yapmaya çalıştıklarını parayı en iyi şekilde harcamaya çalıştıklarını söyledi.

Sağlıkta dönüşüm programı çerçevesinde sağlık hizmetlerinden memnuniyetin yüzde 30'lardan 70'lere çıktığını belirten Akdağ, anne ölüm oranlarının yüz binde 60'lardan yüz binde 15'lere gerilediğini dile getirdi. Bebek ölüm oranlarının da binde 30'lardan binde 7'lere gerilediğini ifade eden Akdağ, bu oranların sağlıkta dönüşümün geldiği yeri gösterdiğini söyledi.

Akdağ, bakanlık olarak kendilerine 6 ay süre koyduklarını ve yoğun bir biçimde sahada çalıştıklarını belirterek, önümüzdeki günlerde Sağlık-Sen, SASAM ve bütün paydaşlarla bir araya gelerek sağlık politikası laboratuarları oluşturacaklarını söyledi. Akdağ, stratejeleri ve uygulamaları revize ettiklerini ifade ederek, şartların değiştiğini ve buna ihtiyacın olduğunu söyledi.

Akdağ, sigara karşıtı mücadeleyi yürütürken sağlık çalışanlarının sigarayı bırakma oranının bütün toplumun önüne geçtiğini hatırlatarak, "Gelin Sağlık-Sen ile yeni bir insiyatif başlatalım. Sağlık-Sen'in 235 bin üyesi var ve çok önemli bir sayı. Şimdi Sağlık-Sen ile bir araştırma yapalım. Vücut kitle indeksimizi bir bütün olarak tespit edelim. Kendimize bir süre koyalım ve süre sonunda bütün Sağlık-Sen mensuplarının vücut kitle indeksini toplu olarak düşürelim. 235 bin paydaşlı bir katılımdan söz ediyorum. Biz topluma örnek olmalıyız, fazla hareket edebiliriz, kilomuzu düşürebiliriz, sağlıklı bir gelecek için hep birlikte bir insiyatif alabiliriz." ifadelerini kullandı.

- "İki haftada iki kilo verdim"

4 Ekim'de Dünya Yürüyüş Günün'de bir söz verdiğini anımsatan Bakan Akdağ, şöyle devam etti:

"Ben o gün 86 kiloydum, vücut kitle indeksimde kime söylesem nezaketinden 'hayır bakanım siz o kadar şişman değilsiniz' diyor. Vücut kitle indeksimde 30'un biraz üzerindeydi. Şimdi iki hafta içerisinde iki kilo verdim topluma 10 kilo verme sözü verdim. Önce kendi sağlığım ve ailem için ama bu ülkenin Sağlık Bakanı olarak böyle bir insiyatif almak, "cesareti göstermek" zorundaydım. Şunu da açıkça itiraf edeyim, 'sigara içmedim ama yemeği bırakmak sigarayı bırakmaktan daha kolay değil." dedi. Dünya örnekleri de bize bunu gösteriyor. Meksika, Amerika ve İngilterede yapılan çalışmalar da bunu gösteriyor. Bütün dünyaya sigaraya mücadalemizde örnek olmuş bir ülkeyiz inşallah bu konuda da örnek olacağız."

Akdağ, sağlıklı bir gelecek için sağlık çalışanlarının değişim yönetiminin de gerektiğini belirterek, değişim yönetiminin en tepedeki yöneticilerden başlayarak en tepedeki yöneticilerden başlayarak çalışanlarının bütününe yayılan bir zihniyet değişimini ifade ettiğini söyledi. Geniş katılımlı değişim yönetimi çalışmalarına başlanması konusunda da öneride bulunan Bakan Akdağ, bakanlık çalışanları, yöneticileri ve bütün hizmet edenlerin sağlıklı gelecek için zihniyetin değiştirilmesi gerektiğini söyledi.

Memur-Sen Genel Başkan Vekili ve Sağlık-Sen Genel Başkanı Metin Memiş de konuşmasında, sendika olarak Halk Sağlığı Günleri'nde, her yıl bir konuyu detaylı şekilde ele alarak farkındalık oluşturmayı hedeflediklerini söyledi. Geçen yıl sempozyumun konusunun Sağlık Okur Yazarlığı teması olduğunu hatırlatan Memiş, bu yıl da, 'Sağlıklı Toplum, Sağlıklı Gelecek' teması ile düzenledikleri sempozyum ile, 'Sağlıklı Toplum ve Sağlıklı Gelecek' hedeflerine öncülük etmenin yanı sıra, sağlık hizmetlerini nitelikli koşullara ulaştırmak istediklerini ifade etti.

Bu hedeflere hizmet etmesi amacıyla 2014 yılında SASAM Enstitüsü'nü kurduklarını belirten Memiş, "Sağlık ve sosyal hizmet politikaları başta olmak üzere sosyal politikanın bütün alanlarında bilimsel faaliyetler yürütmek, toplumsal gelişimi teşvik edici çalışmalar gerçekleştirmek gibi amaçlar doğrultusunda kısa zaman diliminde önemli çalışmalar ortaya koyduk." dedi.

Memiş, bireysel, sektörel ve toplumsal düzeyde halk sağlığını önceleyen bir sosyalizasyon hedefleniyor ise, bu hedefe siyaset kurumunun liderlik etmesi, halka dönük mesajlar boyutuyla sağlığı siyaset üstü bir konu olarak gündemine alması gerektiğini ifade etti.

Sağlık-Sen olarak sistemin ruhuna uymayan palyatif çözüm arayışlarını doğru bulmadıklarını da dile getiren Metin Memiş, "Artık tedavi edici değil koruyucu sağlık hizmetleri için daha fazla enerji harcamak zorundayız. 2. ve 3. basamak sağlık tesislerine erişimin istatistiki sonuçlarına göre değerlendirme yapmaktan uzaklaşmalıyız. Hem sağlık işgücü hem de sağlık giderleri açısından sürdürülebilir sağlık politikalarını önemsemeli ve artık 1. Basamak sağlık hizmetlerine erişimi özendirmeliyiz." dedi.



Anadolu Ajansı 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.