banner183
MEB Öğretmen Geliştirme ve Yetiştirme Genel Müdürü Sayın AKTEKİN, EBA üzerinden öğretmenlere seslendi.

Benim açımdan Sayın AKTEKİN’in en dikkat çeken sözleri şöyleydi:

’’Yeni yapılacak performans değerlendirmede, sadece okul müdürleri değil, aynı zamanda zümre öğretmenleri, öğrenciler ve veliler de öğretmeni belirli kriterlerle değerlendirecek, ayrıca öğretmen kendisine ilişkin öz değerlendirme yapacak.’’

Anlaşılan, öyle bir performans değerlendirme sistemi kuruluyor ki öğretmene, öğretmen adeta bir değerlendirme ablukası ya da kıskacı altına alınıyor. Bu kıskaç ya da abluka içinde, öğretmen, kendisini ne kadar özgür hissedebilecek? Ve öğretmen, mesleğini ne kadar özgür ortam ve koşullar altında icra edebilecek? Yani öğretmen, mesleğini özgürleştirebileceği alanlar yaratabilecek mi kendisine? Malum, eğitim-öğretim ortamı ve koşulları özgürleştikçe, öğretmen, mesleki yönünü daha iyi ve verimli sunabilir. Ve bilinmelidir ki, bilimsel alanlarda olduğu gibi eğitim-öğretim alanlarında da özgürlüğe ihtiyaç, üretimin ve yaratıcılığın ortaya çıkabilmesi için yaşamsal öneme ve değere sahiptir. Ama öngörümüz şudur ki, bu değerlendirme ablukası altında meydana gelecek değerlendirme yumağı ile eğitim-öğretim ortamı, dış dünyadaki güncel gelişmelere, olaylara kendisini kapatacak, adeta içine kapanacaktır.

Evet, öğretmen için bu öyle bir değerlendirme kıskacı ki, öğretmeni neredeyse değerlendirmeyen yok yok, okul müdürü, öğretmen arkadaşı, öğrencisi, velisi, en sonunda da kendisi, hepsi birden öğretmenin yoğurt yiyişini (performansı), belirlenmiş ölçütlere göre test edecekler. Öğretmen, kafasını kaldıramadan görücüye çıkarılacak sanki. İşte öğretmende meydana gelmesi kuvvetle muhtemel olan bu psikolojik hal, öğretmenin mesleki onurunu ve itibarını tehdit etmektedir. Öğretmenin öz saygısına ve öz güvenine musallat olmaktadır.

Bu kadar değerlendirme bir öğretmeni bırakın, bir insana yapılsa, o insanda bıkkınlık yaratır, yılgınlık oluşturur, bu tür değerlendirmeler kağıt üzerinde değil de doğal akışında olsa daha kıymetli ve anlamlı olacaktır. Düşünsenize, her gelen sizin yaptığınız işi değerlendirip size not veriyor. Tabi, objektif ve somut olmayan kriterlerden dolayı bu değerlendirme işleminin, amacı dışına çıkacağı, eğitim-öğretim ortamı içinde gereksiz/lüzumsuz bir hal alacağı, değersizleşeceği, önemsizleşeceği, öğretmen açısından bir cendere/mobbing olacağı için mesleğin özünü ve mahiyetini yok edeceği, öğretmenlik mesleğini bir dönüşüm içinde yozlaştırabileceği, adil-eşit bir standartının da hiçbir zaman olamayacağı açıktır.

Örneğin, Sayın AKTEKİN’in EBA ortamında yaptığı bilgilendirmede, performans değerlendirmesine dair sunduğu bir kriter örneği bunun ispatıdır. Öğrencinin yapacağı performans değerlendirmesi için düşünülen o kriterde, ne ifade ediliyor: ‘Öğretmenim benimle sabırla iletişim kurar...’

Sabır, bir çocuk nazarında ve zihninde soyuttur. Ve her çocuk için TEK sabır ölçüsü yoktur. Yani objektif ve somut olmayan böyle bir kriter üzerinden yapılan değerlendirme, öğretmenin hak etmediği bir notla karşılaşmasına neden olabilir. Değerlendirme sonuçları ile haksızlığa uğradığını düşünen öğretmenin morali de, motivayonu da, verimi de düşer.

Peformans değerlendirmeleri ile kıskaca alınmış, etrafı sarılmış bir öğretmenin, yaptığı öğretmenlik mesleği ile ilgili her kafadan bir ses çıktığına tanıklık edeceğiz. Bu hal, bırakın bir öğretmeni, bir insanı dahi bunaltır, bezdirir ve yıldırır.

Tüm bu anlattıklarımız bağlamında, bu performans değerlendirmelerinin, öğretmen için olumsuz sonuçları olumlu sonuçlarına göre daha ağır basmaktadır. BU BAĞLAMDA, YETKİLİLERE-İLGİLİLERE ÇAĞRIM ŞUDUR, ÖĞRETMENİ DEĞERLENDİRME KISKACI İÇİNDE BİR CENDEREYE TUTSAK EYMEYİNİZ.

NOT: ESKİ ZAMANLARDA, ‘HER YİĞİDİN BİR YOĞURT YİYİŞİ VAR’ DERDİK VE ÖĞRETMENİN YAPTIĞI İŞ VE KULLANDIĞI ÖĞRETİM YÖNTEMİ HAKKINDA DEĞERLENDİRMELERDE BULUNMAZDIK. ÖĞRETMENLİĞİN, AYNI TONDA VE AYNI SESTE YAPILMASI MÜMKÜN DEĞİLDİR, ÖĞRETMENLİK MEMURLUK DEĞİLDİR Kİ HER GÜNÜ AYNI OLSUN, BU NEDENLE ÖĞRETMENLİK ÖZÜ VE MAHİYETİ İTİBARİYLE BAŞKALARINCA DEĞERLENDİRİLMEYE NAMÜSAİT BİR MESLEKTİR, MESELA BİR ÖĞRETMENİN SABRINI VE ETKİSİNİ TAM MANASIYLA ÖLÇEMEZSİNİZ, GÜNLÜK PARAMETRELERİ FARKLILIK GÖSTEREN BİR MESLEĞİN İCRA EDENİ İLE İLGİLİ PERFORMANS ÖLÇÜMÜ, BELİRLENMİŞ KRİTERLER ÜZERİNDEN YAPILAMAZ, YAPILDIĞI TAKDİRDE ÖĞRETMENLİĞİN DERİNLİĞİ, RENKLİLİĞİ VE ZENGİNLİĞİ BU DEĞERLENDİRMELERLE YOK OLMAYA MAHKUM OLUR. VE ÖĞRETMENLİK, SIĞLAŞIR VE ROBOTSAL BİR KİMLİKTE KALIPLAŞIR. İŞTE, DEĞERLENDİRMELERLE İLGİLİ ORTA-UZUN VADEDE İFADE EDECEĞİMİZ BÜYÜK RİSK BUDUR. BU RİSK, BÜYÜK BİR DÖNÜŞÜM İLE MESLEĞİN ÖZÜNÜ VE MAHİYETİNİ İÇİNDEN ÇIKILMAZ BİR HALE SOKABİLİR. VE BUNDAN DÖNÜLMESİ, MÜMKÜN OLMAYABİLİR. ONUN İÇİN HER ÖĞRETMENİN BİR YOĞURT YİYİŞİ VARDIR VE DEĞERLENDİRMELERLE BU YOĞURT YİYİŞE (PERFORMANS) KASTETİLEMEZ VE KARIŞILAMAZ. DEĞERLENDİRMELERİ, DOĞAL AKIŞINA BIRAKMAK GEREKİR BAZEN, ÖĞRETMENLİĞİ DE... ÇOK OYNANIRSA, MÜDAHALE EDİLİRSE, BİR TÜRLÜ RAYINA OTURAMAZ VE BİR MÜDDET SONRA RAYINDAN DA ÇIKAR (ÖZÜNDEN KOPAR).

PERFORMANSI DEĞERLENDİRME YAĞMURUNA TUTULAN HER ÖĞRETMEN, MEB’İ DEĞERLENDİRMEYİ HAK ETMİYOR MU SİZCE? HER DERS YILININ SONUNDA, DEĞERLENDİRİLEN ÖĞRETMEN, DEĞERLENDİREN OLARAK MEB’İN PERFORMANS NOTUNU BELİRLESİN O ZAMAN VE MEB’İN PERFORMANS DEĞERLENDİRME NOTU GELECEK DERS YILLARINA İLİŞKİN MERKEZ VE TAŞRA YÖNETİMLERİNİ DE YERİNDEN EDEBİLECEK BİR ÖNEME VE DEĞERE SAHİP ÖLÇÜ OLSUN. BU DURUMDA, EN AZINDAN ÖĞRETMENLERLE EMPATİ KURULABİLİR DİYE DÜŞÜNÜYORUM.

Sadede gelirsek, bunca değerlendirmenin orta vadede bir anlamı ve amacı var, bu sürecin öğretmen aleyhinde nereye evrileceğini hep birlikte yaşayarak göreceğiz.

Saygılar...

Yusuf SEVİNGEN
KamuAjans.com - Özel Haber
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Misafir Avatar
Ali 1 hafta önce

Yazık düştüğümüz duruma siz adam gibi sistem getirdinizde hangi öğretmen yok dedi.

Misafir Avatar
Değişim gerekli 7 gün önce

Bir öğretmen olarak bu değerlendirmenize katılmıyorum. Yıllarca çok farklı okul ve öğretmenle çalıştım. Süreç içinde öğretmen olmaması gereken bir çok kişi bu sürece değişik nedenlerle isteyerek ya da istemeyerek dahil olmuştur. Bununla birlikte öğretmen olması gereken ancak; süreç içinde motivasyonu ve şevki kaybedip sadece günü idare eden ve aldığı ücretin hesabını yapan birçok öğretmen arkadaşımız mevcuttur. Bunların bir kısmı değişime ve gönüllü çalışmaya kapalı durumdadır. Gelinen nokta devlet memuru garantisiyle kendini dokunulmaz ilan eden sendikalar aracılıyla rahatına daha da rahat katmak isteyen bir öğretmen profili mevcut. Bu durumda böyle bir radikal değişikliğe ihtiyaç vardı. Överek bitiremediğiniz batı ülkelerinde özellikle Almanya da öğretmen nasıl değerlendiriliyor? Bir bakın ve ona göre değerlendirme yapınız. Sonuç; eskisinden daha iyi olacağına inanıyorum. Çalışanla çalışmayan yatanla koşanın farkı olsun.

Misafir Avatar
Alo 1 hafta önce

Bu tür yazılar yazıyorsunuz gelişime değişime engel oluyorsunuz.biz veliler fellik fellik okul öğretmen ariyoruz biraz öğretmenlerde kendilerini geliştirsinler nesil artık çok farklı bilgi sürekli değişiyor meb doğru yolda bence

Misafir Avatar
ilçe normu-hırsızlar ve garibanlar 7 gün önce

idareci atamaları ile il ,ilçe,kasabalardaki asilzadelerin yakınları merkez okullara çekilmektedirler.araştırılsın bakalım her il ve ilçede kaç kişi kaç uyanık bu yolla merkez okullara geldi.300 puanlı öğretmenlerde norm fazlası bu okullara gelemezken bunlar nasıl getirildi.bumu adalet anlayışınız.ilçe normu gelmeli oukul değil.

Misafir Avatar
cumali 7 gün önce

bizi bu duruma getirenlere 2019 seçimlereinde gerekli cevabı verme sırası gelmiştir

Misafir Avatar
Kemal 6 gün önce

Öğretmenlik yalnız bilgi verme değil aynı zaman süreci içerisinde öğrenciye kişilik ve ruh kazandırma işi olduğunu bize unutturacak bu eğitim sistemi.