Okullarda verilen eğitim yeni kuşağı tatmin etmiyor.
Çünkü okullar bir kısır döngü ablukası altında birer işletme gibi çalıştırılıyor.
Tepeden tırnağa, büyüklerin ihtiyacını karşılıyor.
Büyükler, hem rol model hem de başrol oyuncusu.
Küçükler ise bu noktada okullarda figüran gibi.
Herkes, oynadığı rolün gereğini yapıyor.
Doğan Cüceloğlu tabiri ile ‘-mış gibi’.

Bu şartlar altında hiç kimse kendisine yolculuğa falan çıkamaz.
Ancak kendisine çizilen yolun yolcusu olur.
Nitekim hepimiz böyleyiz aslında.
Bunu kabul etmek zorundayız.
Yoksa kendimizi kandırarak yol yürürüz ki bu durumda küçüklerimizi kendimize benzetmekten öte bir arpa boy yol katetemeyiz.

Okul zincirine, sınav kuşatmalarına, verilen derslerin oluşturduğu kısır döngüye, dayatmalara ve zorlamalara karşı büyük bir dalga var dünyada aslında.
Ve bu dalga her geçen gün büyüyor. Çığ gibi...
Daha da büyüyeceğe ve ülkemiz küçüklerini de etkileyeceğe benziyor.
O zaman ne duruyoruz, küçüklerimiz, hiç değilse şu sınav ve test baskılamasından, tepelemesinden kurtarılıp başını kaldırabilsin.
Başını kaldırınca kafası iyi çalışacak ve kendisine yolculuğa çıkma imkanına sahip olabilecek.
Bir insanın başını, istemediği kitaplara, testlere gömerek o insanı kendisiyle buluşturup da kendisini tanımasına fırsat ve imkan veremezsiniz. Bu mutlaktır.
Ve inanınız küçükler artık bu okul düzeni içinde sıkılıyor, bunalıyor ve kıvranıyor.
Bu bağlamda bu okul düzenine başkaldıran dünyadan bir örneği sizlerle paylaşmak istiyorum:

Adı: Marie-Helen
Yaşı:14
Alman vatandaşı.
Ve okulu reddediyor.
Alman Anayasası’nın 2'nci maddesini öne sürerek "kişiliğini özgürce geliştirme" hakkının elinden alındığını savunuyor.
Evet, gerçekten haklı.
Okullar, küçüklerin kişiliğini özgürce geliştirme yolunda önlerine Berlin Duvarı gibi dikiliyor.
Küçükler, benliğini okullarda kaybediyor. Çünkü ben olmaları istenmiyor ve benlikleri yok sayılıyor.
Böylece her kişi ben olmayan bir kişiyi yaşamak mecburiyetinde kalıyor. Her kişi, dünya yaşamında ben olmadan er kişi oluyor. Elbette ben olmayan er kişinin ruhuna Fatiha okunur. Yani ruhlarımızı dünya yaşamında birileri işgal ediyor. Birilerinin doldurduğu ruhları yaşamak gibi devasa bir sorunumuz var. Bu bakımdan düşünecek olursak okullar birer dolgu makinası.
Yalnız şunu iyiden iyiye düşünüyoruz:
Bensizliğin bunalımını yaşayan insanlığın beni keşfi, yukarıdaki kızın talep ettiği gibi bir hakkın kullanılması arzusuyla başlar. İşte bu arzu, tamamen içgüdüsel. Ve bu arzunun önünü açan, onu mahmuzlayan doğal yaşam, okullarda kurulan yapaylıklar bunu kamçılamak yerine tırpanlıyor.
Unutulmamalıdır ki beni kaybeden insan, ruhunu kaybetmiş demektir.
İşte insanlık için asıl yok oluş budur.
Bence varoluşunu yeniden isteyen insanlığın bir hamlesine örnektir yukarıdaki olay.
Ve bir yol açılmıştır.
Gerisi, gelecek zamanlarda muhakkak dünyaya yayılacak, bizlere de uğrayacaktır.
Aşağıdaki bağlantı adresinden yukarıda sunulan örnek olay ile ilgili detaylara bakabilirsiniz.
https://www.youtube.com/watch?v=SdyHduxSb4Y

Not: Gelecek hafta sonu yapılacak LGS ve Bursluluk Sınavı kuşatmalarında bakalım zayiatımız ne olacak? Yazık... Bitirin şu sınavlar dönemini, alkışlayalım sizleri... Millet okul zorunluluğunu tartışırken, biz hala birilerinin ideolojik ve dini haz yaşamaları yolunda dayattıkları ders zorunluluklarına bile GIK diyemiyoruz.
İnsanlık ise kendisini G. Orwell’ın ‘Hayvan Çiftliği’ndey-miş gibi hissediyor.
Saygılarımla...
Yusuf SEVİNGEN






Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Misafir Avatar
Yilmaz 3 ay önce

Evet okullar siyasi arena olmus ve mutehait besleyen bir kurum halini almis okullar gerek dini gerek sendika gerek siyasiler tarafindan ablukaya alinmis birer yerler oldular

Misafir Avatar
ademoğlu ben. 3 ay önce

Söyleme bilmesinler derdimizi çünkü çare olmak isteyen yok, tek istedikleri kendilerine kul yetiştirmek.itiraz etmesin-bilmesin kabiliyetleri olmasın ne verilirse -nasıl yaşatılırsa ona razı olsunlar.anne-baba,öğretmen,yönetenler hepsi aynı değil mi? ama bunun bir hesabı olacaktır biryerlerde "BİR" tarafından sorulacak!Test çözsün çok para kazanan,itibarlı bir mesleği olsun ama insan olmazsa olmasın .

Misafir Avatar
ahmet 3 ay önce

Okulsuz eğitim zaten var. açıktan ilkokuldan üniversiteye kadar. hayat bir okul zaten. daha okulsuz diyor...

Misafir Avatar
Özgür 3 ay önce

Tek örnekle yaptığın eleştirideki amacını anlayamadık? Tamam eğitim 80 yıldır yerlerde ama bu okulsuz eğitimi gerektirmez. Çocuklarımızı sosyal medya ile yabancılar mı yetiştirsin? Amacınız ne?.. Cinsiyetsiz ve inançsız nesil mi?