Saygıdeğer Öğretmenim,
Bundan yıllar yıllar önce bir ders saatinde şöyle demiştiniz.
Daha dün söylenmiş gibi kulaklarımda yankılanıyor o aydın sesinizden dökülenler.
Şöyle sesleniyordunuz o gün bizlere:
‘’Evlatlarım! Her yirmi yılda bir bana bir mektup gönderin. Ne haldesiniz, neler yapıyorsunuz bilmek isterim. O halde takvimlerinizi şu günden itibaren 20. yıla doğru ilerletin bakalım. Yirmi yıl dolduğunda, göndereceğiniz her mektup, beni sizlere kavuşturacaktır. Unutmayın evlatlarım, bir öğretmen, öğrencilerinin içinde olduğu anlarda ve anılarda yaşar. Evlatlarım! Beni, sizsiz bırakmayın.’’
Yarışırcasına söz vermiştik size. Yirmi yıl sonra yapılacak olan bir mektup yarışması gibi anlamıştık sanırım.
Tabii, çok da duygulanmıştık bu sözlerden sonra. Eee, yirmi yıl sonrası, ayrılık hüznünü birden aklımıza düşürmüştü.
Ben ise gözlerim dolu dolu yirmi yıl sonrasının hayali içindeydim. Hayaller içinde iken şunları soruyordum kendime:
’’Acaba o zamanlarda neler yapıyor olacaktım, üzerimizdeki emeklerinizin boşa gitmediğini gösterebilecek miydim, eserinizle göğsünüzü kabartabilecek miydim, öğrettiklerinizi kulağıma küpe edip yaşamımı ona göre düzenleyebilecek miydim? ‘’
O andan itibaren artık omuzlarımda büyük bir yük vardı. Yirmi yıl sonra, bir mektup ile karşınıza sizin onur-gurur duyacağınız şekilde çıkabilmem gerekiyordu artık.
BÜYÜK BİR YÜKÜMLÜLÜKTÜ BU BENİM İÇİN. 1997 yılında başlayan BÜYÜK bir yükümlülük.
Veee yıl 2017, bir 24 Kasım Öğretmenler Gününden merhaba öğretmenim!

BEN, ......................................................
.../... Ortaokulu 208 numaralı öğrenciniz.
Şu an, 32 yaşındayım.
Ve öğretmenim.
Sizler gibi benim de öğrencilerim var.
Şu an karşımdalar.
Size yazdığım bu mektubu, onlarla paylaşıyorum.
Bilmiyorum hangi duygu ve düşünce içindeler.
Ama yirmi yıl önce yarışırcasına verdiğim sözü gerçekleştirmenin haklı gururunu ve sevincini yaşıyorum.
Saygıdeğer öğretmenim!
Yirmi yıl önce öyle bir söz söylemiştiniz ki, bir öğretmen için çok önemliymiş, şu an daha iyi anlayabiliyor ve hissedebiliyorum.
O da, SİZSİZ BIRAKMAYIN BENİ EVLATLARIM, sözüdür.
Evlatlarınız, sizi bırakmadı.
Anılarınızdayız, anlarınızdayız.
Öğrencilerim, öğrencileriniz size ve buradaki tüm öğretmenlere şöyle sesleniyorlar:
‘’ÖĞRETMENİM, BİZ VARIZ...
ÖĞRETMENİM, BİZ VARIZ...
ÖĞRETMENİM, BİZ VARIZ...’’

Saygılar...
Yusuf SEVİNGEN 
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.