KamuAjans.Com-Bundan 6-7 ay kadar önce, ülkemizde ilk defa bir öğretmen akademisinin Sivas’a kurulmasına dair görüşlerimizi kamuoyu ile paylaşmıştık. O yazımızda, Sayın Milli Eğitim Bakanımızdan Sivaslıların birçok beklentileri olduğu gibi ülkemiz eğitim camiasının da beklentilerinin yüksek olduğunu ifade etmiştik. Lâkin; FETÖKOPAT FETÖRİSTLER ve arkalarındaki güçler, hain darbe ve işgal girişimi ile yine bizi bize bırakmadılar. Bugünlerde saldırılarını çeşitlendirerek devam ettiriyorlar. Onlar saldırıları arttırsa da bizlerin en kısa sürede kendi gündemimize, kendi işimize, projelerimize ve çözüm bekleyen sorunlarımıza dönmemiz gerekiyor.

Sayın Cumhurbaşkanımız; eğitim ve kültür alanında hedeflediğimiz noktaya ulaşamadığımız için üzgünüm, diye defaatle ifade ettiler. Özellikle eğitim konusu asla ihmale gelmeyen, sorunlarının bir an önce çözülmesi gereken bir alan malumunuz. İşte bu amaçla devletimiz yetkilileri eğitime dair bazı iyileştirme ve düzenlemeleri kamuoyu ile paylaşıyorlar. Bunlardan bazıları şöyle:

Başbakan Sayın Binali Yıldırım tarafından okul öncesi eğitimin zorunlu hale getirileceğinin açıklanması. Mevcut durumda 69 aydan daha küçük çocuklar okul öncesine devam edebiliyorlardı. Yeni düzenleme ile 48 aydan itibaren ilkokul 1.sınıf çağına kadar bir zorunluluk getirilebilir. 48 aydan daha küçük olan öğrencilerin, özellikle ana sınıflarına devam etmelerinin zorunlu olmasını çok faydalı bulmuyorum. Çünkü her ne kadar adı “ana sınıfı” olsa da bu sınıfta “ana” yok. Anne ihtiyacının en yoğun hissedildiği bu dönemde çocuklar ana kucağından alınarak başarılı olunamaz. Bunun yerine bu dönemde verilmesi istenen eğitim, anne eğitimleri olarak çocuklarla birlikte kurslar, seminerler, kitapçıklar şeklinde de verilebilir.

Sabahçı, öğlenci uygulamasını ortadan kaldırıp tam gün eğitime geçileceğinin açıklanması. Düzenleme, 2019'da Türkiye genelinde uygulamaya konulacak. Böylece; ikili eğitim mağduru öğrenci ve öğretmenler rahatlayacaktır. Saat 7 de başlayan ders için saat 6 da yollara düşen öğrencilerimiz belki bu düzenleme ile okulun-eğitimin tadını alabilecekler. Rotasyon uygulaması ile öğretmen kadroları da yenileneceği için bu tür okullarda öğrenci yığılması da olmayacak, ikili eğitime gerek kalmayacaktır. Fakat bazı vatandaşlarımızın ikili, yani sabah 07 de başlayıp öğlen 13’te biten, 13’te başlayıp 19 da biten eğitimi de tercih ettiklerine şahit oluyoruz. Fakat bu uygulama, eğer bu eğitimi savunanların ikinci bir işi yoksa, eğitimciler tarafından pedagojik bulunmayan bir uygulamadır.

Rotasyonun uygulanacağının basına yansıması. Bu uygulamanın yerinde olduğunu düşünenlerdenim. Fakat 12 yıl olarak ve aynı eğitim bölgesi içerisinde uygulanmazsa küçük bir kavimler göçüne aynı zamanda da büyük sıkıntılara neden olabileceği için dikkatli olmak gerekir.

Profesyonel öğretmenlik uygulamasının başlatılması. MEB Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürü Doç. Dr. Semih Aktekin: Hürriyet Gazetesine verdiği demeçte; Profesyonel öğretmen yetiştirmek istiyoruz diyerek öğretmenlerin hizmet içi eğitim sürecinin yeniden ele alındığını, artık alan bilgisi yüksek olanların öğretmenlik yapabileceğini söylemişti. Aytekin; öğretmenlik mesleğinin statüsünün, algısının yükseltilmesi şart. Bunun için de meslek öncesi eğitime başlayıp, göreve başlama, adaylık süreci ve emekli olana kadar hizmet içi eğitim almalı, diyor.

Yeni alınan sözleşmeli öğretmenlerin aday yetiştirme programından geçiyor olması. Buna göre 384 saat sınıf içi ve okul içi hazırlık, gözlem ve uygulama faaliyetleri var. Bu uygulamada çok faydalı olmaktadır. Fakat bu uygulama ile mesleğe yeni başlamış aday öğretmen ve aday öğretmenin çalıştığı okul idaresi kırtasiyecilik sarmalında debelenmek zorunda bırakılırlarsa, bu iş evrak doldurmaktan ibaret olarak atıl kalır.

Yukarıda sıraladığımız eğitime dair düzenleme ve uygulamaların başarıya ulaşmasının gereklerinden biri de yazımızın başında değindiğimiz Öğretmen Akademisinin bir an önce kurulmasıdır. Bir önceki başbakanımız Prof. Dr. Ahmet DAVUTOĞLU: “Bakanlık, başbakanlık fani ama öğretmenlik bakidir” demişti. Baki olan bu meslek erbabının göreve başlamadan önce esaslı bir eğitimden geçmesi çok faydalı olacaktır. Denebilir ki; zaten eğitim enstitülerimiz var. Demek ki eğitim enstitüleriyle olmuyor…

Genelde eğitim camiasının ve özelde Sivas halkının Öğretmen Akademisi talebini sayın bakana zaman zaman ilettiklerini duyuyor, basından okuyoruz. Böyle bir yatırımın israf olacağına dair değerlendirmelerde bulunanların da olduğu kulağımıza geliyor. Eğitim için harcanan bir kuruşta bir trilyonda asla israf değildir. Sivaslılar, sayın bakandan; ikinci devlet üniversitesi, kaplıcalar alanı Sıcak Çermik Bölgesine, Sayın Davutoğlu ve Sayın Nabi AVCI’nın müjdesini verdiği, Öğretmen Akademisinin Sivas’a kurulması başta olmak üzere çeşitli beklentiler içerisindeler. Daha öncede ifade ettiğimiz gibi, tabi ki en büyük beklenti; Türk Milli Eğitimini, gerçekten “Türk Milli Eğitimi” haline getirebilmesidir.Çünkü eğitim konusu, ülkemizin hâlâ en önemli işi ve maalesef sorunları çözüm bekleyen bir alanıdır.

Kurulacak akademide, öğretmenlerin akademik ve mesleki yeterlilik noktasında çalışmalarının koordinasyonu görevi ve aday öğretmenlerin yetiştirilmesi görevleri icra edilmelidir. Ayrıca; eğitimcilerin gerçekten eğitim yapması, okul yöneticilerinin mesailerinin yüzde doksanını eğitim dışı değil; eğitim içi konulara harcamalarına yönelik çalışma ve planlamalar gerçekleştirilmelidir. Bugün eğitim camiası maalesef eğitim dışı alanlarla meşgul edilmektedir. Eğitimciler elektrik, doğal gaz, su deposu, bina bakım ve onarımı, cam-çerçeve, belirli gün ve hafta kutlamaları, törenler, toplantılar, sonu gelemez yazışma ve evrak işleri, faturalar, proje sarmalı, konusu eğitim olmayan bürokratik seminerler hatta çatıdaki kuş gübresi v.s ile gereğinden fazla oyalanmaktadırlar. Meslek hayatımız boyunca onlarca hatta yüzlerce bürokratik işleyiş ve modül kullanımıyla ilgili seminerler düzenlenirken, matematik-fen-sosyal-Türkçe nasıl daha iyi öğretilir konulu seminerler yok denecek kadar azdır maalesef. İşte bu yüzden PISA(Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı) sonuçlarımız böyle.

Öğretmenlik, sıradan bir memuriyet veya herkesin yapabileceği basit bir iş değil; profesyonel bir meslektir. Öğretmeni onure ederek, motivasyonunu artırarak, öğretmen akademisinde bilmediğini öğreterek, kendini geliştirenlerin yükselebileceği veya ücretlerinin artabileceği, işini iyi yapmayanların ders ücretlerinin kesileceği bir sisteme doğru gidersek daha iyi günlerin bizleri beklediğini söyleyebiliriz.


Ömer Emir DOĞAN Eğitimci/Yazar  
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Misafir Avatar
fz 11 ay önce

sevgili hocam çatıyı tamir ederken çatıdan düşen müdürle nevşehirdeki İskender müdürden fethiyedeki müdürden de bahsedin.