Mülteciyim Akdeniz'in ortasında. Her gün onlarca kişi olur boğulurum denizde, yüzlerce... İstiflendiğimiz tekneler kırıktır, yelkenliler yamalıdır, sallar yaralıdır, botlar oyuncaktır derin suların üstünde. Belki de kimsenin haberi yoktur öldüğümüzden. Sulara gömüldüğümüzden!
Dünyanın gözleri önünde Akdeniz'in derinliklerine kaybolurum. Kaybolan insanlıktır, boğulan... "İşiniz ne?" demeyin sakın! Ülkemiz savaşta, krizde... Vuran vurana, çalan çalana, alan alana... Olan da garibana çaresize ve de kimsesize oluyor. Yaşam alanlarımız başkaları tarafından gasp edilirse, ekmeğimiz çalınırsa, kadınımız tecavüze uğrarsa, çocuklarımız kaçırılırsa olacağı budur.
"Batılılar geldiklerinde ellerinde İncil, bizim elimizde topraklarımız vardı. Bize, gözlerimizi kapayarak dua etmesini öğrettiler. Gözümüzü açtığımızda ise bizim elimizde İncil, onların elinde topraklarımız vardı." Kenu Kenyattu, Kenya Kurucu Devlet Başkanı ne de güzel ifade etmiş! Irak'ta, Suriye'de, Afganistan'da, Filistin'de, Libya'da, Mısır'da, Bangladeş'te, Pakistan'da huzur bıraktılar mı? Çoğaltabiliriz bu yer adlarını.
Petrolün, doğalgazın, altının, gümüşün saklı ve çok olduğu yerlerde huzur yok o ülkenin insanlarına. Leş kargaları üşüşürler, bir ceset gibi gördükleri fakir ülkelerin başına. Her türlü çorabı örerler, her türlü ırza geçerler, her türlü katliamı yaparlar. O ülkeyi o ülkenin insanına kırdırırlar. Darbe yaparlar, cinayet işlerler. O ülkenin diliyle oynarlar, diniyle uğraşırlar. Mensup oldukları dinin emirlerini ve gereklerini değil de kendi emirlerini ve gereklerini dinin emir ve gerekleriymiş gibi öğretirler.
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin (UNHCR) verilerine göre 2018’in başından bu yana 1400 mülteci Akdeniz’de boğuldu. İnsanlık da sulara gömüldü diye düşünüyorum. Savaş olursa, kriz olursa bir ülkede insanlar ülkelerini terk eder. Göçmenlerin tamamı Asya ve Afrika'dan... Ve dünya üzerinde en fazla problemin olduğu yerler de bu yerler!
Mülteciyim lakin ben isteğimle mülteci olmadım. Beni buna siz zorladınız. Ekmeğimizi çaldınız. Suyumuzu kirlettiniz. Evimizi yıktınız. Bahçemizi talan ettiniz. Canımıza kast ettiniz. Bombalarınızı eksik etmediniz üzerimizden. Hapsettiniz sorgusuz, katlettiniz nedensiz. Siz uzaklardan geldiniz bizi vurdunuz. Biz sizi tanımıyoruz bile!
Mülteciyim bizden ç-aldıklarınızla kurmuş olduğunuz refah ve saltanatta hakkım olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden size geliyorum. Güvenli geçiş yollarınız yasak bize, koşullar sağlıklı değil ama bizler bir kere yola çıktık ölsek de geliyoruz bitsek de geliyoruz. Siz nasıl geldiyseniz biz de öyle geliyoruz.
Güvenli geçiş yolları ve koşulları oluşturmadan bizleri insan tacirlerinin ellerine teslim ediyorlar. Tık nefes kalıyoruz teknelerin içinde. Aç kalıyoruz, hasta oluyoruz, tuvaletlerimizin içinde kalıyoruz. Yaşadığı yer huzurlu ve güvenli değilse bir insan ülkesini niye terk etsin ki! Aç kalır yine de terk etmez, ölür de bırakmaz toprağını! Onlarca kadın, onlarca gözü yaşlı çocuk ve yüzlerce umutsuz adam... Hemen her gün gazete sayfalarına ve televizyon ekranlarına yansıyan göçmen ölümleri. Kıçı kırık teknelere istiflenen yüzlerce insan! Çoğu aç, çoğu hasta, çoğu kimsesiz... Akdeniz'in mavi sularında umut diye başlayan yolculukları denizin dipsiz karanlığında son buluyor. Kimin umurunda?

Mülteci sorunu insanlık sorunudur. Her gün onlarca, yüzlerce insan Akdeniz'den Avrupa'ya ulaşmaya çalışıyor. Yarım yamalak teknelerle, gemilerle, botlarla, sallarla aklınıza gelebilecek her türlü sakat yarım ve yasa dışı araç gereç ve yollarla; Asya'dan, Afrika'dan kaçak yollarla insan tacirlerinin en ilkel, acımasız ve insani değerleri yok sayan akıl hocalıklarıyla canlarını hayallerini Akdeniz'in derin sularına gömüyorlar. Ve işin dikkat çeken bir tarafı da şu: Hayatta kalan mültecileri hiçbir Avrupa ülkesi istemiyor. Oysa Suriye’de, Irak’ta her ülke var!
Bedri Rahmi: "Biz dünyadan gider olduk / Kalanlara selam olsun / Ama hep böyle gidecekse bu dünya / Kalanlara haram olsun." demiş ya bir dörtlüğünde çok da güzel söylemiş. Göçmenler haram ediyorlar bu dünyayı, kendilerini yola düşürenlere... Devam edecekse bu göçler ve insanlar göçecekse bu şekilde bu dünyadan, kalanlara haram olur elbet içtikleri her su, yedikleri her lokma, soludukları her hava...
Hazreti Yunus'um atıldım denize, bir balık yuttu beni, sonra Rabbin emriyle tuttu karaya bıraktı beni. Sizi kim kurtaracak ey zamanın Ebu Lehebleri? Size kim balık olacak bu yaşam okyanusunda? Siz ise Gayya Kuyusunun en dibinde kalacaksınız; kokuşmuş, çürümüş, kurtlaşmış bir leş olarak ve Necip Fazıl dizeleriyle; "Geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek; Siz hayat süren leşler sizi kim diriltecek?" haykırmak istiyorum yüzünüze.
2018’in başından bugüne kadar 1400 mülteci Akdeniz'de teknelerinin batması sebebiyle kayboldu. Kim duydu avazlarını? Kim gördü çırpınışlarını? Kim ayağa kalktı bunlar da insandır, yazıktır diye? İnsanlık gemisi Akdeniz'in sularında bir kez daha battı. Akdeniz şimdi "Kara" denizdir. 
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.