Bu konuyla ilgili çok yazdık.

Herkes, liyakat ve ehliyet konusunda mutabık görünüyor.

Herkes, adalet-hak-hukuk konusunda da mutabık görünüyor.

Ama gelin görün ki, okul yöneticiliği mülakatlarında, yani sahada yukarıda sıraladığımız olmazsa olmaz değerlere bağlılık hiç yok. Mülakatlar, fiiliyata dökülünce, birden adalet-liyakat-eşitlik-ehliyet-hak-hukuk savunucuları çil yavrusu gibi adaletsizliğe-haksızlığa-iltimasa savruluyor ve bunlara sığınır duruma geliyor.
Ne yazıktır ki, diller, liyakat-ehliyet-adalet-hak-hukuk, derken; sahada görülenler tam tersi ve zıt (dilleriyle çelişen) bir durumun olduğunu gözler önüne seriyor.
İnsan, şunu ifade etmeden kendini alamıyor, YA KONUŞTUĞUNUZ GİBİ GÖRÜNÜN, YA DA OLDUĞUNUZ GİBİ KONUŞUN... Hallerinizle ve adalet kokmayan ellerinizle M. Akif’in dediği noktaya getirmeyin bizleri, ne diyordu cami cami dolaşıp insanları öğütleyerek örgütleyen ve Kurtuluş mücadelemize bu şekilde destek çıkan, İstiklal Mücadelesi öncülerinden birisi olarak tarihe karşı sorumluluğunu/görevini yerine getiren Akif:

‘Etrafımda yirmiyüzlüleri gördükçe, ikiyüzlüleri sevmeye başladım...’

Bildiğiniz üzere okul yöneticiliği seçimi için yapılan mülakatlara ilişkin kulaklarımıza gelenler vardı. Ara ara da bunları sizlerle paylaştık. Yetkilileri de, adalet-hak-hukuk-liyakat–ehliyet hassasiyetleri ile teyakkuzda olmaya çağırdık. İlkeselliğimiz gereği kulaklarımıza gelenlere değil, gözlerimizin gördüklerine inanırız. Çünkü biliriz ki, görmediklerimiz ZANLARIMIZDIR. Zan ise yanıltabilir. Onun için de zandan uzak şekilde gerekli değerlendirmelerimizi yetkililerden umudumuzu kesmeden, onlara güvenerek ve inanarak yaparız.

Ama bu süreçte, şunları gördük, mülakat sonuçları şeffaflık/saydamlık ilkeleri gereği herkese açık değil, kişiye özel şekilde hazırlanmış sistemler üzerinden öğreniliyor, eskiden olduğu gibi mülakat puanları bir çizelgede liste şeklinde kamuoyunun bilgisine ve dikkatine sunulmuyor, bu bakımdan da kamuoyuna saklandığı/gizlendiği izlenimi veriyor.

Aşağıdaki belgeli üç skandal olaya baktığımızda, görülen şudur ki, mülakatlar prosedür gereği yapılan bir işlem halini almış, mülakatlar halihazırdaki amacı dışında kullanılıyor, zira mülakatlar kabul etsek de etmesek de bir kısım insana hak-hukuk-adalet-liyakat-ehliyet gibi değerleri (olmazsa olmazları) tanımamaları/çiğnemeleri için zemin hazırlıyor, onlar da o zemin üzerinden işlerini yürütüyorlar, olan yine hak-hukuk-adalet-liyakat-ehliyet esasını arayarak mülakatlara girenlerin beklentilerine ve haklarına-hukuklarına oluyor.

Şimdi de, yönetici mülakatlarında yapıldığı ifade edilen skandal bir belgeyle (skandal-2) karşılaşıyoruz. Aşağıda gördüğünüz bu belgede, liyakat-hak-hukuk-adalet-ehliyet, bazı ellerce ayaklar altına alınmış görünüyor. Aracılık rolünün gereğini yapan sendikal ellerce hazırlandığı görülen belgede, mülakata girecek olan kişiler hakkında sendikal pencereden fişlemeyi andırır (dürüstlük-çalışkanlık-üye kazandırma-hangi vakfa gidip geldiği vs...) görüşler ve değerlendirmeler bulunuyor ve o kimselere verilecek mülakat puanı için puan aralığı bile belirlenmiş ve hangi okulları istedikleri dahi yazılmış. Mülakatları sabote eden yetkisiz ellerce mülakatlara girecek kişiler hakkında, mülakatlar öncesinde, resmen bir yön/yol tayin edilmiş. Yön tayin edilerek önceden ataması yapılmış yani. İşte, mülakatları amacından saptıran, anlamsızlaştıran, değersizleştiren ve mülakatlara olan güveni sıfırlayan bu ellerdir. Ve yetkililerce, mülakata katılıp bu dönen dolaplardan habersiz olan kişilerin hakları-hukukları adına müdahale edilmelidir. Gereği yapılmalıdır.



Şunu biliyoruz ki, ‘Noter onaylı torpil’ belgelerinde (skandal-1/belgeye çeşitli eğitim-kamu sitelerinde yer verildi/ http://www.memurlar.net/haber/683393/meb-mudur-yardimciligi-sinavinda-noter-onayli-torpil.html/ belge ulusal basında bile yer aldı/ http://www.yenicaggazetesi.com.tr/noter-onayli-torpil-43683yy.htm ) her şey ortada idi, Sayın bakanımız harekete geçti ve soruşturma açıldı. Ve sorumlu sendikalar, o skandal belgelerin takipçisi durumunda şu an.
Diğer skandal belgede (Skandal-3/belgeye çeşitli kamu-eğitim sitelerinde yer verildi/http://www.kamudanhaber.net/guncel/ilce-milli-egitim-muduru-mudurluk-mulakatlarinda-100-aldi-h356206.html) ise bir ilçe milli eğitim müdürü, katıldığı mülakatta 100 tam puan alıyor. Aç gözlülüğün ve bencilliğin ve ‘hep bana, hep bana’ anlayışının geldiği son noktadır bu olay. Ve MEB, aracılar eli ile eğitim-öğretim sahasında hızla yayılan bu anlayışa ‘dur!’ demelidir.

Ayrıca, MEB’in, bu belgelerde görülenlere karşı soruşturma açmasını, ilgililer ve yetkililer hakkında en ağır yaptırımı uygulamasını bekliyoruz.

Zira; MEB, bu mülakatlara liyakat-ehliyet-adalet-hak-hukuk esasına güvenerek katılanların hakkını-hukukunu korumak zorunda. Yoksa, Sayın KONCUK’un dediği olay gerçekleşir, ne demişti Sayın KONCUK:

‘’... bu rezalet devam ederse üyelerimiz sınavlara girmeyecek...’’

REZALET DEVAM EDİYOR EY YETKİLİLER, HAKKI-HUKUKU-ADALETİ GÖZETMEK MECBURİYETİNDESİNİZ, YOKSA İNSANLARIN ADALET-LİYAKAT-EHLİYET-HAK-HUKUK GİBİ DEĞERLERE OLAN GÜVENİ SIFIRLANACAK... İLERİDE, MÜLAKATLARA KARŞI BOYKOT EYLEMLERİ BAŞLAYACAK... MÜLAKATLARI SABOTE EDEN KİRLİ ELLERE GEREKEN DERSLER VERİLSİN, LİYAKAT-EHLİYET-ADALET-HAK-HUKUK GİBİ DEĞERLERİN MÜLAKATLARDA BU DENLİ AYAKLAR ALTINA ALINMASINA İZİN VERİLMESİN...

MEB, SENDİKACILIĞI ARACI KURUM HALİNE GETİRENLERE TESLİM OLURSA, KESİNLİKLE İLERLEYEMEZ... EĞER Kİ, SENDİKACILIK DA, ARACILIK ŞEKLİNDE YAPILACAKSA, MİLLETİN ÇOCUKLARININ HAKKINI-HUKUKUNU ÇİĞNEYECEKSE, BÖYLE SENDİKACILIK DA İSTEMİYORUZ...

Yazımı, Allah’ın insanlara şu uyarısı ile bitirmek istiyorum, dinleyen dinler, ama şunu bilin ki Allah zamanı insanlar arasında evirir çevirir, insan için zaman hep aynı koşullarda gitmez, bir gün gelir insanların haklarını çiğneyen eller adalete muhtaç olursa, biz söylemiştik deriz, ama biliniz ki O AN SİZLER İÇİN DE ADALET İSTEYECEĞİZ, bizim kitabımızda hiçbir koşulda (dar’ül harp vs...) adaletsizlik yoktur ve adalet herkes içindir, adalet bozgunculuğun önüne geçer, barış ortamını tesis eder, iyiliği yayar, Allah’a teslimiyettir:

‘’İnananlar! ALLAH için adaleti gözeterek tanıklık edin. Bir topluluğa olan kininiz sizi adaletli davranmaktan alıkoymasın. Adaletli davranmak daha erdemlidir. ALLAH'ı dinleyin. ALLAH yaptıklarınızı haber alır.’’ (Maide Suresi, 8.ayet)

Not:
MEB, he zaman dediğim üzere Türk Milleti’nindir, ne sendikalara ne de vakıflara-derneklere teslim edilebilir... Türk Milleti adına iş/işlem yapacak kurumlar, hak-adalet-liyakat gibi değerlerin tesisi için aidiyeti bağı sendika-vakıf-dernek olan kimselerin güdümüne giremez... Türk Milleti adına hakkı-adaleti gözeterek iş/işlem yapacak olan, MEB’tir, onun tam bağımsız/tarafsız çalışanlarıdır... VE MEB İÇİNDE BU ÖZELLİKTE İNSANLAR VARDIR... GÜVENİMİZ, ONLARADIR VE ONLARDAN BEKLENTİLERİMİZ VARDIR...

MEB’in sene başı ve sonu mesleki çalışma dönemleri için yaptığı planlamada, öğretmenler için ‘Türkiye’nin Maarif Davası’ kitabı önerilen Nurettin TOPÇU’nun bir sözünü hatırlatmak isterim:

‘Menfaat yaşamak, ahlak ise yaşatmak ister. Bir arada barınamazlar.’
Bu bağlamda sormak isteriz:

‘Türkiye’nin maarif davası içinde, menfaat ile menfaatperest üç-beş kişi mi yaşayacak; yoksa ahlak ile Türk Milleti mi yaşatılacak? YA MENFAAT, YA AHLAK? BİRLİKTE BARINAMAZLAR... MAARİF DAVASI İÇİN BAŞKA YOL YOK. O ZAMAN NE DURUYORUZ, AHLAKLI KİMSELERLE MAARİF DAVASINI YÜKSELTMEYE VE İHYA ETMEYE. VE MENFAATPERESTLERİ TASFİYE ETMEYE... KENDİLERİNİ ÖZELLİKLE BU SÜREÇLERDE ZATEN GÖSTERİYORLAR VE AÇIĞA ÇIKARIYORLAR.. . TESPİTİ DE KOLAY YANİ.’

Ve Nurettin TOPÇU’nun aşağıdaki önerisini bence yerine getirelim, bu önerinin yerine getirilmesi, Aziz NESİN’in ‘Nesin?’ soy ismini alış hikayesi ve soy ismindeki manayı sarsıcı bir şekilde hatırlaması kadar biz müslümanlara tesir edebilir mi acaba?

En azından ‘Nesin?’ sorusuna cevap gibi karşımızda durur ve bizi sarsabilir...

"Her nefis ölümü tadıcıdır" ayeti tabut örtülerine değil. Para kasalarına, makam masalarına yazılmalı.’’ (Nureddin Topçu)
Saygılar...

Yusuf SEVİNGEN
KAMUAJANS - ÖZEL

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Misafir Avatar
Baybars 3 ay önce

Mersini adaletsizlikten yana unutmayalım ellerindeki listedekiler soruları bilemeyince komisyon yardımcı oluyor ne yapsınlar puan verecekler

Misafir Avatar
Türk Eğitim Sen 3 ay önce

Yusuf Sevigeni kutluyoruz.Güzel ve hakkaniyeti vurgulayan yazılarını önemli görüyoruz.Adalet, hak, hukuk bunlar insan olduğumuzu hatırlatan en önemli kavramlardır.

Misafir Avatar
mehmet mutlu 3 ay önce

Kırşehir deki yönetici mülakatları tam bir rezalet,iptal edilmeli,

Misafir Avatar
Ali 3 ay önce

İyi ki ilahi adalet var yoksa vay ki ne vay

Misafir Avatar
Anlamıyorum 3 ay önce

Hak hukuk adalet gidecek yeriniz yok sizi Allaha havale ediyorum

Misafir Avatar
Yılmaz 3 ay önce

Ankara yerleştirmeleri bitiremediği için mülakat sonuçkarını üç hafta sonra açıkladı ya başka söze gerek yok her şey ortada

Misafir Avatar
havale 3 ay önce

Hak hukuk adalet gidecek yeriniz yok sizi Allaha havale ediyorum

Misafir Avatar
murat güler 3 ay önce

yüzleri bile kızarmıyor, emek hırsızları. Hırsızlık meziyet olmuş ülkemizde...