Arkadaşlar!

İslam, kavga ettiren ya da insanları kinle dolduran bir din değildir.

İslam; barışı, gerçekleri onaylayıp onlarla yaşamayı ve Allah’a güveni-teslimiyeti çok derinlerden süzerek getiren bir dindir. Çok ama çok derinlerden... Asla sığ asla dar değildir. Olamaz da... Sığ ve dar bir şekilde ‘İslam’ olarak sunulan ise birtakım insanların zırvalarıdır. Sayın Başbakanın tabiriyle ‘deli saçması’ olarak da nitelendirilebilir.

Arkadaşlar!

İslam, kimsenin tekelinde de değildir.

İslam, Allah’ındır ve İslam üzerinde tek hüküm koyucu olan da odur.

Ve evrenin kontrolü ondadır. Evrendeki varlıkların da tabi.

Hal böyle iken ‘İslam’ kisvesi ile kendisini bulunmaz hint kumaşı gibi sunanlar ya da yüceltenler ya da rant devşirenler ya da reklam edenler Allah’ın büyüklüğünü ve yüceliğini kavrayamayanlardır.

Bununla ilgili ne güzel demiş yüce Allah kitabında:

‘’Ey insanlar, siz ALLAH'a muhtaçsınız, ALLAH ise hiç kimseye muhtaç değildir, Övülendir.’’ (Fatır Suresi, 15.ayet)

Arkadaşlar!

Eğip bükmeye hiç gerek yok, İslam’ın tek kaynağı kur’an-dır.

Kim ki başka başka kaynaklardan ilham alarak ya da onlara dayanarak insanların yaşamları üzerinde hüküm koyucu ya da ahkam kesici bir role soyunuyorsa biliniz ki o kimseler, insanların ellerinden cüz-i iradelerini alarak onu işlevsizleştirme, insanları bir çoban edasıyla yönetilebilir kıvama getirme, bir sürünün parçası yapma gibi birtakım niyetlerle hareket ediyorlar demektir.

Bu niyet, İslami olamaz. İslam, onlar nazarında insanları çekmek için kullanılan bir ciladır.

Ve inanınız İslam’ı cila niyeti ile kullanma, önü alınmadığı takdirde birtakım insanların haddini aşmasına yol açıyor.

Öyle ki eline mikrofonu alan ya da karşısında bir kamerayı gören, İslam adını kullanarak insanlara ve yaşam biçimlerine sınır çizmeye kalkışıyor. Kendi perspektiflerinden süzülüp gelen uydurmalarla adeta insanlara ‘şu haram şu helal şu caiz şu mekruh’ diyerek had bildirme yarışı içine giriyorlar.

Bakınız, kainatın efendisi olan yüce Allah kur’an-da ne diyor:

‘’Dillerinizin yalan yere nitelendirmesinden ötürü 'Bu helaldir, bu haramdır,' demeyin. Böylece ALLAH'a yalan yakıştırmış olursunuz. ALLAH'a yalan yakıştıranlar başarıya ulaşamazlar.’’ (Nahl Suresi 116.Ayet)

Arkadaşlar!

İslam, cüz-i iradeyi serbest bırakmıştır.

Cüz-i irade özgürdür.

Ve cüz-i iradenin serbestliği insanın tercih hakkı olduğunu ayan beyan gösterir.

Hal böyle iken insanlar üzerinde birtakım uyduruk haramlarla-helallerle baskı kurmaya, onları düşünümez ve akledemez hale getirmeye çalışanlar BEYİN YAMYAMLARIDIR.

Ve bu beyin yamyamlarına cüz-i iradelerimizi asla yedirmemeliyiz.

Arkadaşlar!

Anlattıklarımız bağlamında Sayın Cumhurbaşkanının, Nurettin YILDIZ isimli şahıs hakkında söyledikleri önemli ve değerlidir. Kendisine teşekkür ediyorum. Doğru bir yol açılmıştır ve devamı gelecektir.

Bu bağlamda ifade etmeliyim ki kendi elleriyle yarattıkları dini, İslam diye sunup insanlara yutturmaya ve İslam üzerinden etraflarına adam devşirmeye çalışanlara karşı Sayın Cumhurbaşkanının çıkışı desteklenmelidir.

Yüz yıllardır İslam’ın üzerinde birikmiş olan ne idüğü belirsiz saçmalıklar ve hurafeler ağırlığı artık kaldırılmalıdır.

İnsanlar İslam’ın özüyle bütünleşmelidir. Yoksa bu ağırlığın üzerinde İslam’ın özü insanlarla bütünleşemeyecek.

Bu öz, anlamlandırabildiğimiz kur’an-dadır. O da ancak anladığımız dilde onu okuyarak bulunabilir.

Arkadaşlar!

Bu anlattıklarım bağlamında sormak isterim:

Sayın Cumhurbaşkanının, başbakanın Nurettin YILDIZ ile ilgili gayet açık ve net söylemleri, değerli ve önemli çıkışları sonrasında bulunduğu makam itibariyle konuyla hiç ilgisi olmamasına rağmen Nevşehir Milli Eğitim Müdürü Murat DEMİR’in ‘Nurettin YILDIZ bizimdir, kimseye yedirmeyiz.’ tiviti ne anlama gelmektedir? Gerçekten anlamış değilim.

Milli eğitim içinde bu konuma gelmiş, Nevşehir Milli Eğitim Müdürü gibi kaç tane Nurettin YILDIZCI vardır? Tarihsel kötü deneyimlerden ve sayısal çıkarımlardan sonra bu durum beni tedirgin ediyor diyebilirim.

Malum, bu ülke ‘hoca’ kisvesine bürünenlerden ve o ‘hoca’ kisvelilerin ardına düşerek cüz-i iradesini kiraya verip devlet içinde paralel yapılanlardan çok çekti. 8 Mart Dünya Kadınlar günü programında Sayın Cumhurbaşkanının, bu durumu hatırlatır sözleri ise önemli ve değerlidir.

Milli eğitim müdürü yedirmeyecekse eğer ‘Nurettin hoca’sını değil, yeni kuşakları yedirmemeli. Bunu da görev yaptığı ilde eğitim kalitesini ve niteliğini artırarak yapabilir. Milli eğitim müdürünün, bu çıkışı insanı endişelendiriyor, ürpertiyor ve tedirgin ediyor.

Zira MİLLİ EĞİTİM halkındır. Milli eğitim içindeki herkes; halkın çocuklarının hakkını, hukukunu korur ve yedirmez. Tüm yetkililerin görevi de sorumluluğu da budur.

Milli eğitim müdürü, kendisini yüksek din işleri müdürü olarak mı görüyor acaba?

Bence sınırını bilmelidir.

Yazık çok yazık...

Ülkem için üzülüyorum.

Son olarak sormak isterim:

Bu ülkenin çocuklarını FETÖ yerken acaba Sayın Milli Eğitim Müdürü aynı tepkiyi ortaya koyuyor muydu? Yani FETÖ’ye karşı ‘çocuklarımızı yedirmem!..’ diyebiliyor muydu?

Ve şu anda Sayın Milli Eğitim Müdürü ‘Nurettin YILDIZ bizimdir, kimseye yedirmeyiz.’ diyerek mi FETÖ ile mücadele ediyor?

Bu bağlamda üzülerek belirtmeliyim ki Sayın Milli Eğitim Müdürünün ‘Yıldız’ı Parlıyor (!)

Not: Birisi çıkıp ‘Alpaslan Kuytul hocamı yedirmem!’, bir diğeri çıkıp ‘Adnan Oktar hocamı yedirmem!’, bir başkası  çıkıp ‘Nurettin hocamı yedirmem!’, bir başka diğerleri de çıkıp ‘şu hocamı bu hocamı yedirmem’  derse bu devletin hali nice olur... Herkesin kendisine gelmesi lazım... 
Atatürk haklıymış, yaşadık ve gördük,  ne diyordu:

‘’Efendiler ve ey millet, biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler ve meczuplar memleketi olamaz. En doğru en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır."

Saygılar...

Yusuf SEVİNGEN
KamuAjans.com - özel haber
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Misafir Avatar
YILDIZ 7 ay önce

böyle müdürleri görevden almak değil milli eğitimden atmak gerekir.

Misafir Avatar
k.çekmece ilçe müdüründen neden bahstmedin 7 ay önce

o da aynı

Misafir Avatar
Eğitim Aşkına 7 ay önce

Bu haberin sahibi zat i şahaneleri ortalığı bulandirmaya çalışanların yolundan gidiyor gibi. Anılan il milli eğitim müdürünün 28 şubat dönemindeki mucadelelerinden bihaber olduğu da muhakkak. Kaldı ki bahsi geçen hocanın islam adına yaptıkları da malum ve dini hizmet anlamında takdire şayan şeyler. Galiba sayın (!) yazar her devrin adamı olmak istiyor. İl milli eğitim müdürü ve nurettin yıldız hoca ise her devirde ADAM olan insanlardan.

Misafir Avatar
Ömer Faruk 7 ay önce

Fetö faciası olduğu her hocayı tehlikeli görmek yanlıştır. Alimler peygamberlerin varisleridir. Nurettin yıldız ve onun gibi hocalarımıza sahip çıkmalıyız. 28 şubat sürecinin tetikçisi medya organlarının kışkırtmalarıyla hareket etmemek gerekir.

Misafir Avatar
Eğitim Aşkına 7 ay önce

Moderator bey. Yorumumuzu neden yayinlamiyorsunuz.

Misafir Avatar
ali 7 ay önce

Eğip bükmeye hiç gerek yok, İslamın tek kaynağı kuran-dır. hayırdır hangi medresede diz çöktün.... yav yapnma o senin konun değil buraya 3-5 satır yazmakla o işler öyle olmaz hani hadis????

Misafir Avatar
muhammed 7 ay önce

Yusuf sevingen bey,Allah sizden razı olsun.

Misafir Avatar
ali 7 ay önce

hacı hangi telden çaldığın belli değil.diyanet bitmiş.sen işini adam gibi yapmazsan birileri çıkar.ayrıca asansör olayı ne iş?(iki kişinin üçüncüsü şeytan değil midir?)
yukarıda ayet vermişsin aşağıda atatürkten örnek.bunlar ne kadar örtüşüyor?
ha mesele mem müdürleri ise onlarda diyanet gibi.torpil koltuk derdinde olanlarla bir arpa boyu mesafe alınmaz.