Tüm sendikaların onca itirazlarına ve karşı çıkışlarına rağmen ne yazık ki, memurun iş güvencesinin kaldırılması noktasında memuriyet hayatını derinden ve sarsıcı bir şekilde olumsuz cihette etkileyebilecek hükümet kanadından bindirme üstüne bindirme ve atak üstüne atak geliyor.

Hükümet, bu konuda pek geri adım atacağa benzemiyor, kısa vadede iş güvencesiz istihdam şekline kamusal saha ve kamuoyu alıştırılıyor, sanki sözleşmeli tipi istihdam ile kamu sahası ilmik ilmik iş güvencesiz bir şekilde örülüyor, endişem şudur ki, bu örgü giderek genişliyor, bu şekilde bir örgünün özellikle orta-uzun vadede devletin ve milletin başına çorap örebileceğine tanıklık edebiliriz.

Anlaşılan şudur ki, hükümet, kadrolu yani iş güvenceli istihdam şekli ile istihdam ettiği memurdan istediği verimi alamıyor.

Özel sektörde çalışandan alınan verim gibi bir verim ve özel sektördeki gibi memnun olmama halinde daha kolay işten çıkarma amacı hedefleniyor olabilir. Lakin; memnun olmama, beğenmeme gibi memurun işini elinden alabilecek olası gerekçelerin somut ölçütleri neye göre ve nasıl belirleneceği ise ülkenin içinde bulunduğu düzende, ortamda ve şartlar altında, tam tedirginliğe, kaygıya ve endişeye kapılmamız için bir nedendir.

Ve bilinmelidir ki, memurun iş güvencesine musallat olan bu düşünce, ‘memur, asgari verim ile azami ücret alıyor’, ‘bankamatik çalışanı’, ‘ayın 15’inde maaşı al, yan gel yat’ gibi memura bakışın ve bunun üzerinden ortaya çıkan geleneksel birtakım yorumların ürünüdür diye düşünmekteyiz.

Hükümet, kamudaki verimsizlik açmazını, bu şekilde yani özellikle sözleşmeli istihdam tipinin önünü açıp, orta- uzun vadede de kamusal sahada iş güvencesiz istihdamı yapıp yerleştirerek çözme planlaması içerisindedir.

Ama görülüyor ki, tüm sendikaların ve diğer paydaşların kaygılarına ve endişelerine ve karşı çıkış gerekçelerine kulak tıkanıyor.

Kulak tıkandığı için de tek bakış açısından görülenlerle öngörüde bulunuluyor ve bu da yanıltıcı olabiliyor. Çünkü sendikalara kulak tıkandığı için görülemeyip öngörülemeyen şudur ki, bu çözüm şekli, tam bir kördüğümdür. Açmazı, daha açmaz; çıkmazı, daha çıkmaz yapabilecek bir kördüğüm... Hem de devletin ve milletin başına örülen bir kördüğüm... Adeta geleceğe miras bırakılan bir kördüğüm...

Bilinmelidir ki, bu kördüğüm ancak memur ve diğer paydaşlar tarafından bakıldığında görülebilir.

Ve bu görüş açısından bakıldığında görülenler ışığında daha öngörülü ve çözüm odaklı bir istihdam politikası üretilebilir ve daha sağlıklı bir memuriyet hayatı düzenlenebilir. Yoksa, arapsaçına dönmüş bir memuriyet hayatı içinde taşlar hiçbir zaman yerli yerine oturmayacaktır. Bu da, devlet hayatını tehdit edecektir. Devlet hayatı ile memuriyet hayatı birbirinin izdüşümüdür ve etkileşim halindedir. Aradaki bu bağı, iltisakı, iltihakı, irtibatı, aidiyeti koparmamak gerekir. İşte bu noktada diyebiliriz ki, memurun iş güvencesi demek, devletin güvenliği demektir.

Şunu aklımızdan çıkarmayalım, memurun elinden iş güvencesi alındığında, kamudaki tüm sorunlar çözülmeyecek.

Unutmayınız ki, kamusal alandaki sorunları iş güvenceli memura bağlamak, önyargılı ve yanıltıcı adımlara gebedir.

Her zaman söylediğim gibi bir sorunun ya da birçok sorunun çözümü için atacağınız adımlardan önce koşulları ve ortamı ona göre hazırlamak gerekir.
En küçük riski bile ortadan kaldırmak bir mecburiyettir ve gerekliliktir.

Ama siz, aceleci davranarak tutup, ortamı ve şartları hazırlamadan, riskleri ortadan kaldırmadan adım atıyorsanız, o zaman yine akamet ile karşılaşacaksınız demektir.
Ne yazık ki, olumsuz sonuç alarak deneyimlediklerimizi, yine aynı şekillerde deneyimliyoruz. Sanki daha farklı bir sonuç verecekmiş gibi. MEB tarafından gerçekleştirilen sözleşmeli öğretmen tipi ataması buna bir örnektir.

İşte en büyük ve neredeyse çözümü imkansızlaştıran çıkmazımız ve açmazımız budur.

Bunun kaynağı ise besbellidir, değişmeyen ve bir türlü anlamaya evrilmeyen-çözüme odaklanıp hazırlık yapmayan kafalarımızdır. Bu tip bir kafa, yıllardır başımıza dert. Bu kafa ile çalışmak, boşuna kürek çekmek gibi. Onun için kafalarımızı değiştirmek bir gerekliliktir.

Onun için en başta; Türkiye’de adaleti, hukuku, eşitliği, kardeşliği, liyakati, hakkaniyeti, laikliği, demokrasiyi, temel hak ve özgürlükleri kamusal sahada tam anlamıyla pratik ederek yerleştirelim, kafalara bu kavramları yerleştirip, iş/işlem yapan ellere bu kavramları sirayet ettirip, bu kavramlar üzerinden ahlaki ve hukuki değerler sistemi oluşturalım, bunları her alanda kıymetlendirelim, bunlara her alanda inanalım, bunları her alanda içselleştirelim, benimseyelim, özümseyelim ve tavizsiz bir şekilde koruyup kollayalım, en önemlisi kamu kurumları ve kuruluşlarının birbiri ile ve onlar ile yurttaşlar arasında güveni tesis edelim, İŞTE O ZAMAN YASAL OLARAK İŞ GÜVENCESİZ İSTİHDAM ŞEKLİNE ‘EVET’ DİYELİM... İNANINIZ, O ZAMAN, İSTİHDAMIN ŞEKLİNİN İŞ GÜVENCELİ Mİ, İŞ GÜVENCESİZ Mİ OLUP OLMADIĞI PEK SORGULANMAYACAK, ÇÜNKÜ BİLİNECEK VE İNANILACAK Kİ, HUKUK-ADALET-EŞİTLİK-LİYAKAT GİBİ YUKARIDA SIRALADIĞIMIZ DEĞERLER ZATEN BAŞLI BAŞINA İŞ GÜVENCESİDİR... BUNLARDAN DAHA İYİ BİR İŞ GÜVENCESİ VAR MIDIR SİZCE? DOĞAL İŞ GÜVENCESİDİR BU İŞTE.

MEMUR, SÖZLEŞMELİ VS... DİĞER İSTİHDAM ŞEKİLLERİNİN, İŞ GÜVENCESİNİ KORUYAMADIĞINI DÜŞÜNÜYOR, KORUMASIZ MEMUR BU ŞARTLAR ALTINDA VE ORTAMDA KURDA KUŞA YEM OLABİLİYOR, YOKSA OLUŞTURULAN DÜZENDE MEMURUN KORUYUCUSU KONUMUNDA OLAN YUKARIDA SIRALADIĞIMIZ BİRTAKIM DEĞERLER HÜKÜM SÜRÜYORSA, İŞ GÜVENCESİ YASAL OLARAK DEĞİL, DOĞAL OLARAK SAĞLANMIŞ OLACAKTIR... BİZ, ASLINDA DOĞAL İŞ GÜVENCESİNİN YASAL İŞ GÜVENCESİNDEN DAHA DEĞERLİ OLDUĞUNA İNANIYORUZ... AMA ŞU AN İÇİN BU YOLDA BİR AŞAMA VE YOL ALINAMADIĞINI GÖRÜYORUZ... BUNUN İÇİN DE İŞ GÜVENCESİNİ, ŞARTLAR VE ORTAM HAZIRLANINCAYA KADAR YASAL OLARAK KORUNMASI TARAFINDAYIZ...

Yoksa, ‘yenilik’ diye, ‘çözüm’ diye atılan her adım, kundaktaki çocuğu yürütmeye çalışmaya ve çabalamaya benzer. Bu çaba ise malumunuzdur ki, beyhudedir.
Onun için kulak verelim sendikalara:

‘İŞ GÜVENCESİZ MEMURİYET HAYATINDA, ŞU ŞARTLAR ALTINDA, ŞU ORTAMDA RİSK YA DA RİSKLER NEDİR?’ SORUSUNU HABİRE KENDİMİZE SORARAK...
NOT: MEMURA, DOĞAL İŞ GÜVENCESİ İLE ONURLU, ŞEREFLİ, NAMUSLU, HAKKI-HUKUKU GÖZETEBİLECEĞİ VE BAŞINI DİK TUTABİLECEĞİ BİR MEMURİYET HAYATI KAZANDIRILIR... BÖYLE BİR MEMURİYET HAYATININ, DEVLET HAYATINI NASIL ŞEKİLLENDİRECEĞİNİ İSE VARIN SİZ DÜŞÜNÜN... ELBETTE, İZDÜŞÜM OLACAĞI İÇİN OLUMLU OLACAKTIR... UNUTMAYINIZ, ONURLU MEMURİYET, GURURLU DEVLET...

SON SÖZ: YASAL İŞ GÜVENCESİ , DOĞAL İŞ GÜVENCESİ DAHA SAĞLANAMADIĞI İÇİN MUHAFAZA EDİLMELİDİR... BİR GEREKLİLİK VE ZARURETTİR...
Saygılar...

Yusuf SEVİNGEN 
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Misafir Avatar
İhsan Kamış 2 hafta önce

Yeni yönetim sistemiyle İş güvencesi artık doğa da olacak.