Asıl engel zihinlerdedir, bunu iyi bilin. Aklı insanlık için çalışamayanda…Kalbi insanlık adına atmayanda…Adımlarını iyiliğe katmayanda…Elini güzelliğe uzatmayanda…Dilini doğruluğa alıştırmayanda…

Vicdansızlığına insanların, insafsızlığına ve merhametsizliğine itirazım var bugün!

Sevgisizlik en büyük engel olarak karşımızda… Sağlam olduğunu zannedip de eksik olan o kadar çok insan var ki!  Rabbim ıslah etsin onları.
Bir insanın gözlerinin görmemesi, kulaklarının duymaması, ellerinin yahut herhangi bir uzvunun eksik olması, akli melekelerinin tam olarak yerinde olmaması onu engelli gösterse de asıl engelin bir insanı sevmemek olduğunu söylemek yanlış olmasa gerek. Kadına yapılan şiddet… Hayvana uygulanan eziyet… Çevreyi kirleten zihniyet… Kul hakkına yapılan cinayet… Yaşam gaspı…

Kalp darbı… Makam kaskı… Yalan dolan, fitne fücur, hile huda… Say say bitmez. Akıl kaybı ziyadesiyle var. Kalp körlüğü fazlasıyla… İzan darlığı… Asıl engelin bunlar olduğunu biliyorum. İşittiği halde yardım sesini duymayana, konuşabildiği halde yanlışı dile getirmeyene,  gözleri sağlam olduğu zulmü görmeyene ne diyeceğiz?

Mecazen engeliler içinde yaşadıkları toplumdan da engelliler.

İçinde olduklarını zannettikleri kalplerde de…

Rabbin onlardan emanet aldığı ve yeryüzüne kocaman bir kalp olarak koyduğu engelli kardeşlerimize selam olsun. Onların yaşamlarını kolaylaştırmak adına yapılabilecek her şeyi yapmamız gerek. Kaldırımsa kaldırım… Yolsa yol… İşse iş… Onların ufacık bir tebessümünün bizlere vereceği mutluluğun haddi hesabı yok. Toplumun içinde onlara kucak açan alanlar oluşturmalı, yaşamlarını daha kaliteli hale getirmek için önemli olduklarını hissettirmeli ve yaşadıkları toplumun bir parçası olduklarını onlara göstermeliyiz. Onların fedakâr ve cefakâr anne babalarına selam olsun. Onların güzelim öğretmenlerine sonsuz teşekkürler.

3 Aralık Dünya Engelliler Günü… Elbette farkındayız. Farkında olacağız, fark ettireceğiz de! Seni seviyorum, der hesapsız bir şekilde. Kalbinde olan gelir dile. Gülüyorsa kalbendir. Size sarılıyorsa harbidendir. Öyle dolambaçlı değildir. Girift bir ruh hali yoktur. En berrak su gibidir. Gözlerine baktığınızda kalbini görürsünüz. Durudur, sözüne baktığınızda doğruluğu görürsünüz.  Nasıl da özeldir, ne kadar da güzeldir, insanlığın özüdür, anne babasının iki gözünün çiçeğidir.

Peki, kalbi insanlık için yanmayana ve atmayana ne diyeceksin güzel kardeşim? Âşık Veysel görmüyordu ama kalbi görüyordu. Beethoven duymuyordu ama kalbi duyuyordu. Hissetmek lazım yaşamı iliğine kadar… Sağlam zannettiklerimiz hissetmiyorsa yaşamı ne kadar da sağlamdırlar diye sormak lazım. Şükretmiyorsa; içtiği su, yediği ekmek ve soluduğu hava için. Kıymetini bilmiyorsa aklının… İsraf ediyorsa kalbini… Adımlarını atacak ayakları olduğunun farkında değilse… Çocuğunu saracak kollarının kıymetini bilmiyorsa… Çiçeğin güzelliğine şahit olan gözlerinin değerini anlamıyorsa… Çiçeğin kokusunu alan burnunun mükemmelliğini idrak etmiyorsa… Bülbülün şarkısının en tatlı melodi olduğunu işitmiyorsa… Göğsünün sol yanında bir büyük boşluk varsa ve yanmıyorsa fakire, düşmüşe, âcize… Yetime uzanmıyorsa eli, öksüze dönmüyorsa yüzü, garibe bakmıyorsa gözü, mazluma meyletmiyorsa kalbi asıl engelli kim demez misiniz? Mecazen engelliler, gözden de gönülden de men edilmişler.

İşte bu yüzden şunu haykırmak istiyorum: Asıl engel sevgisizliktir.

Gürhan Gürses
Eğitimci-Yazar
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.