Ayırmak ya da bölmek kötüdür.

Hele hele insanları ayırmak ya da bölmek bu daha da kötü olanıdır.

Ne yazık ki dünyada ve ülkemizde insanların arasını açma niyetinden olanlar var. Halbuki insanların arasını açmak büyük bir vebaldir. Ve insanların arasını açmayı dava soslu ideolojik hurafeleri uğruna şiar edinmiş olanlar VEBALIDIR. Türkiye’de insanların arasını açma hastalığı olan ideolojik meftunlar, birçok insanı birbirinden nefret ettirdi ve birbirine kırdırdı. Bir kıran gibi düşünün bunu öyle yayılıyor öyle yayılıyor ki bir müddet sonra sevgi, saygı, kardeşlik, dostluk hak getire! Ve böyle bir sonuç, Yaşar Kemal’in dediği tabloyu hasıl ediveriyor:

O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler.

Eee, iyi insanlar giderse kötü insanlar o yerde at koşturur, cirit atar, kol gezer. Ve böyle bir ortamda insanların arası açılır, insanların arası açıldığında da ortaya çıkan öfke, intikam ve sevgisizlik gibi bir iklimde kötülük ürünlerini yetiştirme imkanına kavuşur.
Tabii insanların arasını açarken belli simgeleri, belli özellikleri, belli kimlikleri kullanmak icap ediyor olsa gerek. Farklılıkların kötü ellerde istismarı da diyebiliriz. Ya da filizlenecek, yeşerecek bir iyiliğe, insanların birbirini anlamaya yaklaştığı anlarda tahammül gösteremeyerek iyiliğin başını ezme sanatı da denilebilir. İnsan, insanı anlayan başa sahip olmasın diye adeta baş konulan dava soslu ideolojik her türlü yolun varış noktası ya pişmanlıktır ya da kocaman bir hüsrandır. Çünkü bizler şunu bir türlü anlayamıyoruz:
İNSAN, İNSANA ŞEKİL VEREMEZ.
İNSAN, İNSANA YOL ÇİZEMEZ.
İNSAN, ASLA ORTALAMA YA DA STANDART OLAMAZ.
ALLAH İNSANA ŞEKİL VERENDİR, RUH ÜFLEYENDİR.
İNSANI KENDİNE BIRAKMAK İSE EN DOĞU YOLDUR.
İŞTE İNSANLIK TARİHİNDE ÇÖZÜLEMEYEN DÜĞÜM BUDUR:
İNSANI KENDİNE BIRAKMAYANLARIN İNSANA KENDİ KAFALARINDA GEÇENLERİ AŞILAMA FİKRİ VE HAZZIDIR. VE BUNLARIN ORTAYA ÇIKARDIĞI EYLEMLER VE SONUÇLAR DA CABASI... ONUN İÇİNDİR Kİ HER TÜRLÜ İDEOLOJİK AŞILAMAYA HAYIR DİYORUZ. BU AŞI, İNSANI HASTA YAPIYOR. ÖYLE BİR HASTALIK Kİ İNSANLARIN ARASINI AÇAN... VE İNSANDAN İNSANA BULAŞAN...

Bunun son örneğini MEB’te gördük.
Olay şöyle:
Bir kitapçık hazırlanıyor.
Bu kitapçıkta başı açık ve başı kapalı kadın figürleri var.
Yalnız buraya kadar herhangi bir sıkıntı yok.
Sıkıntı olan, birçok insanı rahatsız eden taraf başı açık kadın figürleri kötü davranış özelliklerini gösterirken başı kapalı kadın figürleri iyi davranış özellikleri göstermektedir.
Bir kere başı açık, başı kapalı diye kadınlarımızı ayırmak başlı başına sorun.
Tutup bunları da iyi davranış özellikleri gösteren başı kapalı kadınlar, kötü davranış özellikleri gösteren başı açık kadınlar diye ayırmak ise sorun ötesidir. İşte MEB’in operasyon yapması gereken yer bu sorun ötesidir. Sınır ötesindeki tehditler kadar tehlikelidir insanların ruhunu tehdit eden bu sorun ötesindekiler. MSB, sınır ötesinde bir savaş veriyorsa MEB de sorun otesinde savaşa girişmelidir. Çünkü bu savaşım, insanların arasını açmaya niyetlenenlere karşıdır. O kimseler hala insanların arasını açmanın başı açmaktan katbekat kötü olduğunun farkında değiller.

Ne diyor Can Yücel bir şiirinde:

En uzak mesafe ne Afrika'dır, ne Çin, ne Hindistan ... En uzak mesafe, iki kafa arasındaki mesafedir birbirini anlamayan.

İnsanların arasını belli noktalardan hareket ederek açarsan arası açılmış insanların birbirini anlamasını da bekleyemezsin.

Evet, yıl olmuş: 2020.
Bizler hala başı açık, başı kapalı ayrımlarının yapıldığı tabloları konuşuyoruz.
Evet, yıl olmuş: 2020.
Bizler hala başı açık, başı kapalı diye kadınlarımızı parçalıyoruz.
Evet, yıl olmuş: 2020.
Bizler hala kadınlarımızın başlarının içindekilere değil, başlarının dışındakilere takılıp kalmışız.
Bu, neyin kafası?
Anlamak mümkün değil.

MEB, buna kesinlikle bir açıklama getirmelidir. İnceleme ya da soruşturma ile İNSANLARIN ARASINI AÇANLARIN, meftunu oldukları dava soslu mefkureler ile açmaya çaıştıkları yolları kapatmalıdır. Yoksa bu kimselerin, meftunu oldukları dava soslu mefkurelerin dayatmalarına bir gün hepimiz maruz kalacağız.

Böyle bir tabloyu ortaya çıkaranların niyeti ne olursa olsun insanlarda böyle bir algı oluşturdukları için tüm kadınlardan özür dilenmelidir.
Bakınız Nazım ne diyor:

(...) Ve kadınlar
bizim kadınlarımız:
korkunç ve mübarek elleri
ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle
anamız, avradımız, yarimiz (...)

Ve ne diyor Neşet Ertaş:


Kadınlar insandır
biz insanoğlu


Bölmeyen, ayırmayan şiirleri ve resimleri insanlık adına saygı ile selamlıyorum.
İŞTE İNSANI VE İNSANLIĞI BÜYÜTECEK OLAN BU DİLDİR.
BU DİLİN KADIN RESMİNİ ÇİZİN DE ARTIK BÜYÜDÜĞÜMÜZÜ GÖRELİM...
YOKSA KISIR DÖNGÜDE
BİR GÜN BAŞI AÇIK KÖTÜ OLACAK, BİR GÜN BAŞI KAPALI...

Saygılar...


Yusuf SEVİNGEN

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.