Fatma, elinden sımsıkı tuttuğu kızı Berna ile birlikte merdivenleri ağır ağır çıktı okulun mavi tabelasına bakarak... Evet, bu bir devlet ilkokuluydu. Biraz ilerdeki büyük şatafatlı tabelası olan ise özel okuldu. Öyle söylemişti evine temizliğe gittiği Şule Hanım. Şatafatlı büyük tabelası olan özel okul paralıydı ve pahalıydı. Mavi tabelalı devlet okulu ise ücretsizdi. Mavi tabelalı okula kaydını yaptır, çocuğun demişti.

Fatma’nın kocası yıllar önce evi terk etmişti. Fatma Hanım bu okulun hemen yanındaki sitedeki evlere temizliğe geliyordu. Hergün farklı bir daireye geliyordu ama aynı site olması onun için daha rahat oluyordu. Günde 120 TL alıyordu. Evde başka kimse olmadığından çocuğunu da yanından ayırmıyor, beraberinde getiriyordu mecburen. Berna’yı bu okula yazdırabilse çok rahat edecekti. Gözü arkada kalmayacak. Sabah kızıyla birlikte gelip akşamları yine onunla birlikte dönebilecekti

Fatma, kapıdaki görevliye mahcup bir eda ile: ‘’ Abi kayıt’’ dedi. Görevli: ‘’Kayıtlara bizzat müdire hanım bakıyor’’ diye cevap verdi. Koridoru döndü, müdür odasının kapısını çaldı. İçinden; ‘’İyi’’ dedi. ‘’Müdürün kadın olması iyi.’’ ‘’Halimden anlar bari...’’ İçeri girdi:

- Kayıt için geldik. Müdüre Hanım dedi.

Müdüre Hanım sert bir bakış fırlatarak:

- 2 dakika dışarıda bekle! Beyefendi ile görüşelim, sonra sizi alacağım.

Müdüre hanım, beyefendinin yanında bulunan sarı saçlı çocuğa bir anne şefkatiyle spesiyal çikolata kutusunu uzatırken hızlı adımlarla gelen bir bayan yine hızlıca kapıyı vurarak içeri girdi.

- Ben, sendikamızın ilçe yönetiminden Kemal Beyin selamı ile geldim, müdüre hanım!

Müdüre Hanım:

- Ooo.. Kemal Beyin selamı başım gözüm üzerine. Konudan haberdarım. Siz nüfus cüzdan fotokobisini bırakın yeter. Gerisini ben hallederim. Vaktiniz varsa bir çayımızı, kahvemizi için.

-Teşekkür ederim, başka zamana inşallah. Pek vaktim yok.

Müdüre Hanım:

- O zaman, Kemal Beye selamlarımı iletin lütfen.

Kadın çıkarken, müdüre hanım beyefendiye döndü:

- Görüyorsunuz… Okulumuz inşaat yeri gibi. Adeta okulu yeni baştan inşa ediyoruz. Bugüne kadar bu okula hiçbir şey yapmamışlar. Logomuzu, formalarımızı, servis firmamızı değiştiriyoruz. Kantinin yanına yemekhane açıyoruz. Konferans salonunun koltuklarını değiştiriyoruz. Ses sistemini yeniliyoruz. Müdür odasını, öğretmenler odasını, müdür yardımcılarının bilgisayarlarını yeniliyoruz. İdari odalara klima taktırıyoruz. Okulun boya badanasını baştan yaptırıyoruz. 8 çalışanımız var. 2’si İŞKUR’dan, 2’si anasınıfından maaş alıyor. Diğer dördünün maaşını, sigortasını biz ödüyoruz. Tabii, okulun 1 yıllık tuvalet kağıdından tutun, temizlik malzemelerine, fotokobi makinesine, kağıdına kadar her şeyini biz karşılamak durumundayız. Devletimizin ekonomik durumu malumunuz… Ödeneğimiz yok. Bakın hemen yanı başımızdaki özel okula yıllık 23 bin TL istiyorlar. Dört yılda 92 bin TL eder. Biz diyoruz ki: bize bir defalığına 15 bin TL bağışta bulunun. Ondan sonra aylık sadece 150 TL aidat ödeyin yeter. Bir de sınıf annesine aylık 50 TL. Ama yasal olarak şuan bağış alamadığımızdan şimdilik siz 15 bin TL’yi bize ödeyin. Bizde ustalarımızın ödemesini yapalım. Ekim sonu gibi okul aile birliğine 15 bin TL giriş yapar, belgenizi takdim ederiz.

Beyefendi:

- Belgeye ne gerek var, müdüre hanım. Sizin gibi çalışkan, dürüst bir müdire bulmuşuz. Bizde iş yapıyoruz. Sizin de elbette belgelendiremediğiniz harcamalarınız olur, orayı idare edersiniz. Yalnız, üzerimde 12 bin TL var. Ancak o kadar verebilirim.

Müdire Hanım:

- Canınız sağ olsun. Keşke her vatandaşımız sizin gibi anlayışlı olsa. Ödemeyi alalım, notumuzu da yazalım. Hayırlı olsun. Ayyy!! Dayanamayıp öpeceğim. Ne şeker bir çocuk. Allah bağışlasın. Delikanlı! Ne zaman bir sıkıntın olsa müdire ablan burada tamam mı!

Beyefendi, belge almamanın karşılığında %20 iskontoyu da kurtarmanın sevinci içinde çocuğuyla birlikte mutlu bir şekilde odadan çıkar. Çocuğuna dönerek: ‘’Okulun burası. Nasıl beğendin değil mi?’’

Fatma seslenir:

- Girebilir miyim, Müdire Hanım.

Müdire Hanım:

- Gir! Gir!

Fatma:

- Müdire Hanım! Biz kayıt için gelmiştik.

Müdire Hanım:

- Adresiniz tutuyor mu?

Fatma:

- Yok! Tutmuyor!

Müdire Hanım:

- O zaman olmaz.

Fatma:

- Ama az önce çıkan Beyefendide bizimle aynı mahallede oturuyor. Ona tamam dediniz.

Müdire Hanım:

- Bana hesap mı soruyorsun! Beyefendi okulumuza bağış yaptı.

Fatma:

- Fakat bu yaptığınız yasal değil. Ben 120 TL gündelikle çalışıyorum. Kimim, kimsem yok. Çocuğum yakınımda olmak zorunda. Ben nasıl 15 bin TL bağış vereyim.

Müdire Hanım:

- Ben yasal olmayan hiçbir şey yapmam. O Beyefendinin eşi bizim yeni okul servisimizde bugün hostes olarak işe başlıyor. Dolayısı ile çocuğun annesi okulumuzun çalışanı oluyor. İstediğin yere şikayet et! Paran yoksa evinin yanındaki okula ver! Mecbur musun bu okula vermeye! Beni daha fazla meşgul etme! Çık dışarı!

Fatma:

- 15 bin TL’yi nereden bulurum? Evimin yanında bir okul var ama dedim ya kimim kimsem yok. Karşıdaki siteye temizliğe geliyorum. Bu şehirde 7 yaşındaki kız çocuğunu nasıl ortaya bırakırım. Ayrıca o beyefendinin kendi villası var. Karısı nasıl olur da serviste hosteslik yapar! İnanayım mı!

Fatma, Müdire Hanımın odasından çıktığında kızının yüzüne bakamadı. Kızının ellerini daha sıkı tutmaya başladı. Diğer eli ile gözlerini sildi. Kendi kendine konuşmaya başladı.

- Sigortam yok ki. Gündelikçinin belgesi mi olur?

Okulun merdivenlerinden aşağı inerken okul tabelasına bir daha baktı. Girerken şatafatsız, maviydi… Şimdi ise maviliği göremedi. Sadece kapkara harflerle yazılı olan okulun adını görebildi.

- ‘’Tabela mavi ama kaderimizi kara harflerle yazmışlar. Kaderimiz kara…’’ ne edeyim dedi mırıldanarak.

Bu diyaloglar size de tanıdık geldi mi? Bu ve benzeri olayları dinlediğimde aklımda deli sorular dolanır benim. Örneğin; Gündelikçi Fatma ve kızı Berna’nın yitip giden yaşamlarının hesabını kim verecek?

Müdire Hanım mı? Zengin beyefendi mi? Sendikacılar mı? Bürokratlar mı? Siyaset kurumu mu? İçinde yaşanan toplum mu? Kim?

 

A. Kenan Erciyes

akenanerciyes@hotmail.com

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Misafir Avatar
İl içi sıralar tekrar çalıştırılsın 7 saat önce

Öğretmen yer değiştirme yönetmeliği sil baştan değiştirilmelidir Her öğretmenin rahatlıkla yer değiştirebildiği bir sistem geliştirilmelidir Sınıf öğretmenlerine farklı kurumlarda farklı alan sınavları açılmasını bekliyoruz farklı kurumlarda farklı kadrolar açılmalıdır müfettişlik uzmanlık müsteşarlık müdürlük şube müdürlüğü oda başkanlığı genel başkanlık denetmenlik daire başkanlığı bölge müdürlüğü danışmanlık hakimlik kaymakamlık başdanışmanı başdenetçi gibi sınavlar açılmalıdır öğretmenlere lojman tahsis edilmelidir elektrik su doğalgaz İnternet gıda ücreti bedava olmalıdır 10 yıllık öğretmenlere üniversitede hoca olma imkanı tanınmalıdır il içi ve il dışı atamada sıra sistemi daha güçlü bir şekilde geri gelmelidir il içi sıralar tekrar çalıştırılsın sınıf öğretmenlerinin yer değiştirmesi kolaylaştırılmalıdır öğretmenlere vergi muafiyeti gelsin Eğitim sistemi tamamen değiştirilmelidir Kurumlararası geçiş serbest bırakılmalıdır özel okullara kadrolu atamalar olsun böylelikle öğretmenlerin yer değiştirme sorunu çözülmelidir özel kurumlar kamulaştırılmalıdır Eğitim sistemi tamamen değiştirilmelidir Kurumlararası geçiş serbest bırakılmalıdır Eğitimde herşey elektronik ortama aktarılmalıdır Fen Bilimleri ve Sosyal Bilgiler dersleri ilkokul 2.sınıftan itibaren müfredata konulmalıdır Din Kültürü ve İngilizce dersleri 1.sınıftan itibaren müfredata konulmalıdır il içi ve il dışı atamada sıra sistemi daha güçlü bir şekilde geri gelmelidir il içi sıralar tekrar çalıştırılsın sınıf öğretmenlerinin yer değiştirmesi kolaylaştırılmalıdır sınıf öğretmenlerinin il içi ve il dışı yer değiştirme sorunu çözülmelidir bunun için sınıf öğretmenlerine branş öğretmenliği hakkı verilmelidir