2020 Yılı Ocak Ayı Akademik Personelin (Öğretim ve Araştırma Görevlisi, Okutman, Doçent, Profesör) Maaşları Ne Kadar Olacak?
Kamuajans.com - Sayıştay Başkanı Seyit Ahmet Baş'ın başkanlığında Sayıştay Başkanlığı'nda toplanan kurul, memur maaşları ile memur emeklisi aylıklarına 2020'nin ilk 6 ayında yüzde 4, ikinci 6 ayında yüzde 4, 2021'nin ilk 6 ayında yüzde 3, ikinci 6 ayında yüzde 3 zam yapılmasına karar verdi.

Üniversitelerde görev yapan profesör, doçent, yardımcı doçent, araştırma görevlisi, okutman gibi akademisyenlerin temmuz 2019 maaş oranları da memur toplu sözleşmesi ve enflasyon farkı sebebiyle değişikliğe uğradı. 1 Temmuz 2019 tarihinden geçerli olmak üzere Akademik unvanlarda görev yapanların aylık maaşında artış oldu. Buna göre kadro unvanlarına ve hizmet yıllarına göre maaş miktarları merak ediliyordu. Enflasyon rakamlarının açıklanmasının ardından toplu sözleşme rakamları ile birleşince memur zam oranı ve miktarı da belli olmuş oldu.

Toplu sözleşme görüşmeleri geçtiğimiz haftalarda netleşmiş memurların önümüzdeki yılın ilk 6 ayında alacağı zam oranı belli olmuştu. Akademik personelleri de ilgilendiren zam oranı enflasyon rakamlarına göre netleşecek. Rektör, Rektör Yardımcısı, Dekan, Dekan Yardımcısı, Yüksek okul Müdürü, profesör, doçent, Doktor Öğretim Üyesi, Araştırma Görevlisi, Öğretim Görevlisinin 2019 yılı Temmuz dönemi maaşları aşağıdaki tabloda verilmiştir.

Kamu Görevlileri Hakem Kurulu ve Sayıştay Başkanı Seyit Ahmet Baş, 5. Dönem Toplu Sözleşmesine dair, "Zam oranları konusunda sendikaların daha yüksek talepleri oldu. Hükümetin en son teklif ettiği 2020'de yüzde 4+4, 2021'de yüzde 3+3 nihai olarak kabul edildi.'' dedi.

MEMURA ŞİMDİDEN ENFLASYON ZAMMI %0,21 OLDU


Temmuz, Ağustos, Eylül ve Ekim aylarında enflasyon sırasıyla 1.36, 0.86, 0.99 ve 2 olmak üzere toplamda yılın ikinci altı ayı için yüzde 5,21 oldu. Yılın son 2 ayı (Kasım ve Aralık) için açıklanan enflasyon + (Pozitif) gelirse memur ve memur emeklileri geçen kısmı için enflasyon farkı alacaklar.


Zamlı 15 Temmuz 2019 net maaşları (eş ve çocuk yardımı hariç)



Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan rakamlara göre 2019 yılı Haziran ayında tüketici fiyatları endeksi bir önceki aya göre %0,03 artış gösterdi.



Rakamlara göre TÜFE’de bir önceki yılın Aralık ayına göre %5,01, bir önceki yılın aynı ayına göre %15,72 ve on iki aylık ortalamalara göre %19,88 artış gerçekleşti.



4.Dönem Toplu Sözleşme hükümlerine göre, 2019 yılının ilk altı aylık döneminde gerçekleşecek enflasyon artış oranının %4’ten fazla olması durumunda, kamu görevlilerine enflasyon farkı zammı verilecek.

Bu itibarla, 2019 yılının ilk altı ayında gerçekleşen toplam %5,01 oranındaki enflasyon artış oranı, Temmuz ayında yapılacak %5’ lik toplu sözleşme zammına ilave olarak % 1,01 enflasyon farkı zammı yapılacağı anlamına geliyor.

Tablo, bekar (veya eşi çalışan) ve çocuksuz personele göre hazırlanmış olup, eşin çalışmıyor olmasına ve/veya çocuk sayısı ile yaşlarına göre aylık net maaş miktarı tabloda gösterilenden daha fazla olabilecektir
.

Unvan

D/K

Hizmet Yılı

15 Temmuz 2019 Net Maaş

Vergi Oranı %15

Vergi Oranı %20

*Rektör

1/4

25 +

11.691 TL

11.533 TL

*Rektör Yrd., Dekan (en az 3 yıllık Prof.)

1/3

17

10.886 TL

10.752 TL

*Dekan Yrd., Yüksekokul Müdürü (en az 3 yıllık Prof.)

1/1

15

10.750 TL

10.622 TL

*Profesör(en az 4 yıllık)

1/4

25 +

10.607 TL

10.488 TL

*Profesör(3 yıllık)

1/3

17

10.533 TL

10.418 TL

*Profesör(2 yıllık)

1/2

16

9.217 TL

9.102 TL

*Profesör(2 yıldan az)

1/1

15

9.209 TL

9.095 TL

*Doçent (kazanılmış hak aylık derecesi 1)

1/4

25 +

7.909 TL

7.796 TL

*Doçent

1/1

15

6.647 TL

6.536 TL

*Doçent

2/1

12

6.624 TL

6.514 TL

*Doçent

3/2

10

6.675 TL

6.562 TL

*Doktor Öğretim Üyesi

3/2

10

6.542 TL

6.436 TL

4/1

6

6.523 TL

6.419 TL

*Araştırma Görevlisi

4/1

6

5.904 TL

5.800 TL

5/1

3

5.890 TL

5.787 TL

7/1

0

5.802 TL

5.700 TL

*Öğretim Görevlisi

1/4

25 +

6.180 TL

6.071 TL

3/1

9

5.846 TL

5.742 TL

4/1

6

5.760 TL

5.657 TL

7/1

0

5.658 TL

5.556 TL


Yaklaşık 3 milyon 200 bin memur ile 2 milyonu aşkın memur emeklisinin 2020 ve 2021 yıllarındaki mali ve sosyal haklarını belirleyen 5'inci Dönem Toplu Sözleşmesi sonuçlandı. Memur maaşları ile memur emeklisi aylıklarına 2020'de yüzde 4+4, 2021'de yüzde 3+3, zam yapıldı. Zam sonrası en düşük memur maaşı 3 bin 823 liraya yükselecek.

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Misafir Avatar
liyakat 3 gün önce

Burada öğretmenleri küçümseyenleri görüyorum, Türkiyedeki üniversitelerin yüzde doksanı lise düzeyinde bile eğitim vermekten aciz, kaldı ki üniversitelerin asıl görevi öğretim vermek değil bilgi üretmek olmalıdır! Öğretmenler en azından binlerce kişiyle aynı koşullarda aynı sınavla rekabet ederek bilgi ve zekalarına göre puanlar alarak mesleğe atanıyorlar ama akademisyenlik için ortalama bir mezuniyet notuyla yeterli bir ales puanıyla elli beşi geçen bir yökdil puanıyla ve en önemlisi alımı yapacak kadroyu açan ilgili bölümün hocalarının koyduğu ÖZEL ŞARTLARA!? haiz olmak koşuluyla diğer sınavlardan alınan puanları neredeyse önemsizleştiren bir değerlendirme kriterine göre desteklenmiş puan almak yeterli olabiliyor. Akademisyen olarak atanabilmek için de aynı öğretmenlik de olduğu gibi torpile sebebiyet vermeyecek bir hatta birkaç tane yazılı kayıt altına alınan sınav sonucunda merkezi atama sistemi getirilmesi şarttır.

Misafir Avatar
ahmet tevfik 3 gün önce

Mesela Boğaziçi üniversitesi bilgisayar mühendisliğinden mezun ve aynı bölümde akademisyen olmuş biriyle üniversite giriş puanı yerlerde sürünen bilmem nerdeki bilmem ne üniversitesinden bilmem ne bölümünden mezun olup o bölümde akademisyen olmuş birinin neredeyse aynı haklara sahip olması haksızlıkların en büyüğü bence. Akademisyenliğin kesinlikle üniversitelerin fakültelerin bölüm başkanlıklarının hocaların vereceği kişisel tercihlerle alım yapılarak kazanılan bir unvan olmaktan çıkarılıp, genel geçer bir sistemle asla torpile yer vermeyecek bir eleminasyon sistemiyle girilebilen bir kadro haline dönüştürülmesi gerekiyor.

Misafir Avatar
reality 3 gün önce

Soru sızdırılan seneler hariç üniversiteye giriş sınavları en adil sınavlardır ama yüksek lisans mülakatlarında ve mülakatsız öyp ile alımlar haricindeki araştırma görevlisi alımlarında bir iki hocanın iki dudağının arasından çıkacak karara göre çok fazla haksızlıklar dönüyor, bu bir gerçek. Tabiki herkesin durumunu kapsayan bir genelleme yapılamaz ama hak yendiği ve bu durumun yaygın olduğu da bir gerçek. Piyasa tez yazımı ve danısmanlığı yapan şirketlerden geçilmezken, kopyala yapıştır ya da ordan buradan arak tezlerle doktoralar yapılırken, gerçek akademi camiasında hiçbir saygınlığı olmayan sözde yayınlarda yer alan sözde makalelerle doçent profesör olunurken, hele hele meslek yüksekokullarında bırakın doktora yapmayı yüksek lisansı bile olmayan insanların sözleşmeli akademisyen olarak istihdam edildiği bir gerçekken Türkiyedeki akademi camiasının geneli için övgüler dizmeye kalkmasın.

Misafir Avatar
Labozo 6 gün önce

Akademisyenleri kimse başka mesleklere benzetmesin. 50 yaşına geldim kamburu çıktı. Yapılacak iş değil. Asla bir memur zihniyeti ile karıştırılmasın.25 yıldır okuyorum hala. Ne tatil ne gezi nede uyku var.

Misafir Avatar
Maçkalı 2 ay önce

Şuraya yazılan yorumlara bakıyorum da hiçbiriniz ne öğretmen ne de akademisyen olamayacak kadar kötü dil ve yazma bilgisine sahipsiniz evvela yazdıklarınızı düzgün yazın ki okurken anlayabilelim. Sidik yarışına tutuşup yazacaklarınızı yazarmıyorsunuz. Ülke kimlere kaldı vah ki ne vah.

Misafir Avatar
Mehmet 23 2 ay önce

Ercan bey benim ögretmenligimi sorgulamak size dusmemistir..Torpille unive girib 2 makale yazamamis Nasib kismet tellalari deglim. Univdeki bazi senin gibileri ilmimle de bogarim. Bir soz var ipin ucunu vermisler torpullilere. Ornek istiyorsan soyleyeyim...ilk okulun sinif tembeli ortaokul diblomasi 3 gunluk sinavla alinmis lise sinif tembeli ilahiyat ilitamdan disardan bitirmis yani evinde otur yds ales puanlari 2010 2011 yillarina ait mulakatta liste sonundan verilen notlarlar liste basina gelmis.. dr yapmus sorusturmalik INTIHAL var...Ayni sana benziyir ercan bey bu dr ogretim gorevlisi belki sizin gibidir..

Misafir Avatar
K. G. 2 ay önce

Devlet üniversitelerinde maaşlar böyleyken vakıf üniversiteleri araştırma görevlisi ve öğretim görevlisi kadrolarında çalışan akademik personele 2800 ile 4000 arasında maaş ödüyor. İstanbul'da da böyle Ankara'da da diğer büyükşehirlerde de. Bu kişi nasıl geçinecek diye düşünen yok. Bir de bu adamdan bilimsel çalışma yapıp bir şeyler üretmesi bekleniyor. Tüm vakıf üniversitelerindeki maaşların, devlet müdahalesiyle taban maaş uygulaması getirilerek devlet üniversitesindeki maaşlara eşitlenmesi gerekiyor. Üstüne kim ne verirse versin ama devletteki maaşın 2/3 maaşı vakıf üniversitesi personeline verilmesine devlet ses etmiyorsa kimse kusura bakmasın bilim, eğitim, üretim kalitesi artmaz aksine azalır. Sonra vakıf üniversiteleri ticarethaneye döner (ki çoğu öyle).

Misafir Avatar
Ercan 3 ay önce

Mehmet 23 kendini bu kadar yırtacağina sende öğretim görevlisi olsaydın. Neden bu kadar dokundu sana anlamadım. Senin öğretmen olman bile mucize bu kafa ile