12.01.2021, 15:25

Maarif Davamızın Kumandanı: Nurettin Topçu

İnsanlar, eğitimden, eğmekten-bükmekten, öğrenci ve öğretmenden bahsederken Nurettin Topçu;  mütemadiyen “maariften, muallimden, talebeden bahseder. Bugün hâlâ zihinleri iğdiş edilmemiş birileri, maarif mevzusunu bir dava olarak görüyor ve bu uğurda bir mücadelenin içindeyse, biliriz ki bu dâvanın kumandanı Nurettin Topçu’dur. (Evet, şunu da biliriz ve “kurşun gibi aklımızdadır.” O da, nerede bir kıymetlimiz varsa, bizim mahalleden bildiklerimizin bile, o kıymetlinin kıymetini örselemek için eski defterlerini karıştırıp, hâli eskiyi her daim her zaman hâli böyleymiş gibi aktarmalarıdır. Bazı geçmişiyle yargıladıkları ihtida etmişken, sırat’ı müstakim üzere olduklarını zannedenler, son nefeste irtidat edebileceklerinden hiç korkmazlar mı acep?.) 

Nurettin Topçu; Aksiyon (hareket) felsefesinin kurucusudur. Avrupa’ya tahsile giden Türkler arasında ahlâk üzerine çalışan ilk öğrenci ve Sorbonne’da Felsefe Doktorası veren ilk Türk Nurettin TOPÇU’dur. Bergson’la ilgili teziyle felsefe doçenti unvanını aldıysa da İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi kurullarınca kadroya tayin edilmedi. Psikoloji, Felsefe, Sosyoloji, Din Psikolojisi, Dinler Tarihi öğretmenlikleri yaptı. MTTB, Aydınlar Ocağı, Türk Kültür Ocağı, Milliyetçiler Derneği ve Türkiye Milli Kültür Vakfı’nın faaliyetlerinde seminerler, konferanslar vererek maarif davası manifestosunu kitlelere anlatmıştır. Daha sonra bu konferanslar, “Türkiye’nin Maarif Davası” adıyla, 1939-1973 yılları arasında yazdığı eğitime ilişkin yazıları kitaplaştırılmıştır. Eserin ilk baskısı 1960 yılında yapılmış, daha sonra eklemelerle kitap genişletilmiştir. Elimde, iki yüz küsur sayfalık, Dergâh Yayınlarından çıkmış bir nüshası mevcut. Okuyanlar bilir ki kitabın değil her bölümü, değil her sayfası her paragrafı bir kitap çapındadır. Yine bu kitabı okuyanlar bilir ki; bin dokuz yüz altmışlarda-yetmişlerde Türk Eğitim Sistemini, sistemin sorunlarını ve çözümlerini bildirmiş olan Topçu’ya kulak verilmemiştir. Şimdi, Nurettin Topçu’nun Türkiye’nin Maarif Davasına dair analizlerinden bazılarına yer verelim sonrasında ister hak verelim ister kötek… 

“Milletimizin üç asırdan beri geçirmekte olduğu buhranların sebebi ve kaynağı, kültür ve maarif sahasında aranmalıdır. Âlimin atının ayağından sıçrayan çamurdan bile kendisine şeref payı çıkaran hükümdarın mesud asrı nihayet bulduktan sonra, devletimizin yapısında sarsıntılar başladı… Mektepler açıldı; bunlarda yeni ilimler okutuldu. Lâkin ilim sevgisi aşılanmadı; âlimin üstünlüğü ve cemaat içindeki önderliği telkin edilmedi. Çünkü ilme gerçekten inanılmadı…” (1) 

“…âdeta millî mukaddesatının hizasına yükseltilen tekniğe bağlı değerler, en fazla kazanma gücü, millet kültürünü azar azar ortadan kaldırmaktadır. Yürütücülerin güttüğü maarif dâvası sadece teknik dâvasıdır. Bütün mektepler fen mektebi olma yolunda, milli mektep de can çekişmededir. Yabancı dilde öğretim yapan mektepler Türk çocuğu için ideal mektep oluyor. Bu hal yakın bir gelecekte milliyet ve kültür davasının mezarı başında ağlıyacağımızı haber vermektedir. 

Hakikat şu ki, millet bünyesinde inkılâplar mektepte başlar ve her milletin, kendine özel olan mektebi vardır.  Millî mektep, zihniyet ve örfleriile, metodları ve müfredatıile, terbiye prensipleri ve psikolojik temelleriile, hatta binasının yapı tarziyle kendini başka milletlerinkinden ayırır. Bizde vaktiyle medrese millî mektepti. Lâkin milletin ruhu ve içtimaî inkişafını takip edememiş ve cihanın fikir ve irfan hayatiyle bağlarını çoktan koparmış olduğundan, olduğu yerde enkaz halinde yıkıldı…” (2) 

“…XX. asır mektebinin kapısına “felsefesi olmayan milletin mektebi olamaz” cümlesini yazmak gerekir. Milli mektebimiz ne medresedir, ne de çeşitli kozmopolit unsurların karışığı olan bugünkü mekteptir. Müslüman Türkün mektebi, maarif, metafizik ve ahlak prensiplerini Kur’an’dan alarak Anadolu insanının ruh yapısına serpen ve orada besleyen, insanlığın üç bin yıllık kültür ağacının asrımızdaki yemişlerini toplayacak evrensel bir ruh ve âhlak cihazı olacaktır.” (3) 

Hakka götüren yol diye kendini hakikata adamak, gerçek mektebin yoludur. Hakikat aşkına sahip insanlar cemiyette çoğalmadıkça, millî mektepler var olmayacaktır. Asırlardan beri İslâm dünyasını uyutan sözde din adamları yerlerini, hakikat ihtirasına sahip, cemaatin beynine ve kalbine girmiş idealist bir zümreye terk etmedikçe, milli mektebi kuracak ruh meydana gelmeyecektir. Cemaatin içinde hakikat aşkına kendini veren kafilelerin harekete geçebilmesi için, her şeyden evvel böyle bir sistemin esaslarını hazırlayacak felsefî görüşün doğması lazımdır. (4) 

“Millet ruhunu yapan maariftir. Maarifin düşmesi millet ruhunu yerlere serer. Maarife değer vermeyiş millet ruhunun yıkılışını hazırlar…” (5) 

“…Anadolu’nun ruhuna ve İslâm’ın idealine aykırı olarak ruh ve ahlâk temellerimizi derinlerinden sarsan Amerikan maarifi şimdi bu memlekette yabancı asıldan olanların hummalı gayretleri ile vatana sokulmakta ve yurdun yarı münevverleri tarafından minnetle devşirilmektedir..” (6) 

“İlkokulda ahlâk eğitimi hemen hemen sıfıra inerek yerine hayat bilgisi veriliyor. Liseler zamanla fen lisesi haline getirilmektedir. Üniversitenin edebiyat fakültesinin seviyesi asrın başındaki idadîlerin seviyesine düşmüştür. Harf inkılâbı yüzlerce yıllık milli kültürle bağları kopardıktan sonra dilin değişmesi üniversite gençliğini orta okul çocuklarının hizasına indirdi. Bugün edebiyatımızı hakkı ile bilen birini bulmak veya böyle birinin yetişmesini beklemek hayâl oluyor… İlk yıkım Servet-i Fünûn temsil ettiği cılız, cesaretsiz, imansız ve bitik bir gençliği hayata çıkardı… Edebiyatın yerinde sol propaganda âleti bayağı bir vasıta türediği gibi, tarih kültürünün yerinde radyonun yayınladığı dünya havadisleri ile artistlerin ve sporcuların hayatını ve teknik keşiflerin sahiplerini tanıtan hafıza testleri yer aldı. Tarihin yani geçmişteki hakikatların sevgisi, baştan aşağı yalan, tezvir ve riyâ yayıcısı olan gazeteleri okuma merakı ile değiştirildi.” (7-8) 

“Her defasında yıkılışımızın sebebi, benliğimizden kaçarak, Batı’nın taklitçiliğine sığınma sevdamızdır.” 

… 

Reçete mi arıyorsunuz? Nerede arıyorsunuz, Finlandiya da mı, Kore de mi, Almanya da mı, Amerika da mı? Daha çok ararsınız o halde. Sadece yukarıdaki üç beş paragraf bile bizden birinin reçetesi, bizim reçetemiz, bizim devâmızdır… 

Es-selam. 

Not: Yukarıdaki numaranlandırılmış bölümler, Topçu’nun “Türkiye’nin Maarif Davası” Dergâh Yayınları, 28.baskıdan birebir alınmıştır.

Ömer Emir Doğan

Yorumlar (4)
Hasan 2 hafta önce
Her cümlesi derdimizi de dermanımizida tespit etmektedir. Ne zaman eğitim camiamız Nurettin Topçu nün görüşlerini ciddiye alacak bilemiyoruz.
Yaşar Polat 2 hafta önce
Kaleminize sağlık...
İsmail hoca 2 hafta önce
Kaleminize sağlık hocam. Çok güzel bir makale..
Salih SALİMOĞLU 2 hafta önce
Nurettin TOPÇU'yu önce bakanlık yetkililerinin tanıması lazım. teşhisleri bugün de geçerli ve eğitim sorunlarımızı büyük oranda ortadan kaldıracaktır.
12°
hafif yağmur
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 20 44
2. Fenerbahçe 20 42
3. Galatasaray 20 39
4. Gaziantep FK 20 35
5. Alanyaspor 20 34
6. Trabzonspor 20 33
7. Hatayspor 20 32
8. Karagümrük 20 30
9. Malatyaspor 20 27
10. Antalyaspor 20 26
11. Göztepe 20 25
12. Kasımpaşa 20 25
13. Rizespor 20 25
14. Sivasspor 20 24
15. Başakşehir 20 24
16. Konyaspor 20 23
17. Kayserispor 20 19
18. Gençlerbirliği 20 19
19. Ankaragücü 20 18
20. Erzurumspor 20 17
21. Denizlispor 20 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 18 38
2. İstanbulspor 18 37
3. Samsunspor 18 36
4. Altay 18 32
5. Adana Demirspor 18 31
6. Ankara Keçiörengücü 18 31
7. Bursaspor 18 30
8. Tuzlaspor 18 30
9. Altınordu 18 28
10. Bandırmaspor 18 27
11. Adanaspor 18 21
12. Ümraniye 18 20
13. Boluspor 18 19
14. Menemen Belediyespor 18 19
15. Akhisar Bld.Spor 18 16
16. Balıkesirspor 18 16
17. Ankaraspor 18 10
18. Eskişehirspor 18 4
Takımlar O P
1. M. United 19 40
2. Man City 18 38
3. Leicester City 19 38
4. Liverpool 19 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. West Ham 19 32
8. Aston Villa 17 29
9. Chelsea 19 29
10. Southampton 18 29
11. Arsenal 19 27
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Burnley 18 19
16. Newcastle 19 19
17. Brighton 19 17
18. Fulham 18 12
19. West Bromwich 19 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 18 47
2. Real Madrid 19 40
3. Barcelona 19 37
4. Sevilla 19 36
5. Villarreal 20 34
6. Real Sociedad 20 31
7. Granada 20 28
8. Real Betis 20 27
9. Athletic Bilbao 19 24
10. Celta de Vigo 20 24
11. Cádiz 20 24
12. Levante 19 23
13. Getafe 19 23
14. Valencia 20 20
15. Eibar 20 20
16. Real Valladolid 20 20
17. Osasuna 20 19
18. Deportivo Alaves 20 18
19. Elche 18 17
20. Huesca 20 13