01.01.2021, 20:09

Kuşak Çatışması Mı Çıkar Çatışması Mı?

Sen beni anlamıyorsun? 
Senin zamanında değiliz.
Benim özgürlüklerim var.
Senin dediklerini yapmak zorunda değilim.

Yukarıdaki cümleler kulağımıza uzak diyarlardan fısıldanmıyor. Yanı başımızda, bizimle dünya denen mekânın seyir halindeki yolcuları bunlar. Ben sana baktığımda sen, sen bana baktığında ben… Yani biziz aslında. Bunun adına kuşak çatışması mı desek, çıkar çatışması mı? Kimse kendi elindeki gücü bir başkasıyla paylaşmak istemiyor. Büyükler, siyasiler, mevcut otorite(!) gücün derdinde, küçükler ve gençler ise sorumluluk almamanın… Hal böyle olunca da ortaya çıkan manzara ülke geleceği açısından sıkıntılı gözüküyor. Bir yolu olmalı bu işin, hayatın yolcularını aynı gemide buluşturabilecek bir anlayış geliştirilmeli… Yapılabilir mi? Elbette… Ama bunun için önce “sen yanmazsan ben yanmazsam nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa” sözünün yananları tarafında olmaya gönül vermek gerekir. Karanlıkların aydınlığa dönüşmesini istiyorsak, hepimizin buna talip olması kaçınılmaz duruyor.

Konumuzu iki ana başlıkta özetlemek isterim. Birincisi “ kuşak çatışması” kısmını oluşturuyor. Bu alana kafa yoranların ifadesiyle başlayalım. 2000 yılından önce doğanlar bu dünyada göçmendirler. Ait olmadığımız bir dünyada yaşıyoruz demektir özetle… Yani iki binli yıllardan sonra doğan çocukların teknolojinin kucağına oturtulduğundan hareketle bu kadar hızlı bir teknolojik değişime ayak uyduramayan büyüklerin kuşak çatışmasına şahitlik ediyoruz. Süreci doğru yönetebilirsek sorunu çözebilecek güce de sahip olacağız. Biraz teknolojinin üzerimize etkilerini kabul edip kendimize format atmamız gerekecek, biraz da çocukların ve gençlerin gerçek dünya ile olan ilişkilerini güçlendirmek üzere toprakla olan bağımızı diri tutacağız. Yani “ sen benim bu hayatta kaç yıllık tecrübeye sahip olduğumu biliyor musun?” diye başlayan soru cümlelerinin gençler için çok mana ifade etmediğini görmek lazım. Hayata dair bilmeniz gereken her şeyi bildiğinizi iddia ediyorsanız, ölüyorsunuz demektir. Çünkü tecrübe insanı geliştirmez. İnsanı geliştiren sürekli geri bildirimlerdir.”Ha! Öyle değil şöyle yapmalıyım, bunun yerine şu yolu izlemeliyim…” düşüncesi içindeyseniz gelişirsiniz. Ve böyle olunca da çocuklarda, gençlerde algılanma, anlaşılma frekanslarını yakalama şansı bulursunuz. Bilginin davranışı değiştirmediğini bilmek, duygusal alana köprü kurulmasını sağlar. Ve inanın duygusal alan köprüsü kuşak çatışmasının önüne geçmek adına yapılan en güzel inşaattır. Sigaranın zararlarını bilmeniz o mereti bırakmanızı sağlıyor mu? Hayır, değil mi? Peki, bırakmak için neye ihtiyacınız var? Elbette duygularınıza… Ya sevdiğiniz birisi için terk edersiniz. Ya da doktor size “son aşamadasınız, artık ya ölümü ya da yaşamı seçeceksiniz” dediğinde… Ne olur o zaman düşünceniz? “Yeter, kırk yıldır içiyorum. Biraz eşime, çocuklarıma, doyamadığım torunlarıma zaman ayırayım” dersiniz. İşte çocuklarla ve gençlerle kurulacak bağ, bilginin somut haline duygularınızı eklemenizle mümkün olur. Yaşarsınız, yaşatırsınız. Yaparsınız, yaptırırsınız. Söylem eyleme dönüşmedikçe kuşak çatışması şiddetlenerek devam edecektir.

İkinci bir husus daha var. O da koruyucu ve kollayıcı aileler olarak çocukların bütün potansiyellerine vurulan prangaların ortadan kaldırılmasıdır.”. Aman, çocuklar bizim yaşadıklarımızı yaşamasınlar” demekle bir yere varılmaz. Çocukların hayatlarını kolaylaştırdıkça, onların potansiyellerinin ortaya çıkmasını engelliyorsunuz. Yetmiyormuş gibi, çatışmalarla geçecek bir gençliğe kapı aralıyorsunuz, demektir. Unutmayın ki, cevher; baskı altında ortaya çıkar. Elmasa ve sonrasında pırlantaya dönüşen karbonun basınçla bu hale geldiğini unutmayınız. Hayat yolculuğu bir disiplin gerektirir. Bunun için evde sıradan ve düzenli vereceğiniz sorumluluklar, çocuklardaki cevherlerin ortaya çıkarmasına vesile olacaktır. Çocuklar gençliğe doğru yürürlerken yanı başlarında olmak büyükler için çok kıymetli bir yaklaşım olacaktır. Yaptığı hatalara şahitlik etmek, hatalardan elde edilecek tecrübelerin kıymetini anlamak ve yeni öğrenmelere kapı aralamak için size ihtiyaç duyacaklardır. Özellikle duygusal bağınız ileride ortaya çıkacak birçok kuşak çatışması eylemini ortadan kaldıracaktır. 

İki binli yıllar ve sonrasında doğan çocukların uyaranlarına bakıldığında korkunç bir manzarayla karşılaşıyorsunuz. Çünkü çocuğun kendiyle baş başa kalacağı vakit yok. Dünyanın öbür ucundaki bir olayı anında ekranına taşıyan, filtresiz yüzlerce binlerce habere erişim sağlayabilen kuşağın duygusal bağı gelişmeyecektir. Klavye, cep telefonu, aypet, bilgisayar gibi teknolojik aletlerin mengenesine sıkışmış çocuklar internetle buluştuğu andan itibaren beden olarak evlerde, ruh olarak evrende herhangi bir yerde geziniyor durumda olacaklardır. Son dönemde yaşadığımız pandemiden kaynaklı cam ekrandan eğitimle birlikte bu bağımlılık daha da artmış gözükmektedir. Bu ise yeni konu başlıklarında, kuşak çatışmaları demektir. Kültürel bağların, inanış biçiminin, değerlerin bir bir dumura uğramaması için biraz daha fazla empatik duruş ve biraz daha fazla birlikte zaman geçirmek kaçınılmaz bir hal almıştır. Tüm iyi niyetli davranışlar, yapılacak bütün güzel işlere rağmen hala kuşak çatışması yaşanıyorsa bunun adı “kuşak çatışması değil çıkar çatışmasıdır”. Sonuç bu olsa dahi, burada azimle sebat etmesi, sabır göstermesi gerekenler büyükler olmalıdır. “ Baktın anlamıyor onun anladığı dilden konuşacaksın” gibi bizim kültürümüze girmiş yanlış bir algıdan dem vurmamalısınız. Ne demek yani,” karşınızdaki havlıyorsa havlayacak, anırıyorsa anıracak mısınız?”. Hayat profesyonel olanları sever. Bu sebeple doğru ve güzel olanı yani, kendi kültürüne, inancına, değerlerine en uygun olanını duygusal bağ kurarak kuşak çatışmasının önüne geçebilirsiniz/ geçebiliriz. Aslında çıkar çatışmasını da işleyecektim bu yazımızda. Ancak belli ki konu uzayacak bu sebeple bu konuyu da bir sonraki yazımıza bırakalım inşallah.

Sonuç olarak yarenler, hayatta neyi arıyorsanız onu bulursunuz. Hata, kusur arıyorsanız, bulacağınız onlardır. Hayır, güzellik arıyorsanız, güzele giden yollarınız açık olsun. Kuşak çatışması evvelinden beridir vardı. Ama şiddeti daha azdı. Çünkü değişim ve dönüşüm daha yavaştı.Yeni neslin daha şiddetli bir kuşak çatışması yaşamasının sebebi teknolojik ürünler, sanal hayat ve ailelerin aşırı kollayıcı davranışlarıdır. Olabildiğinde gerçek hayatın içinde kalmalarını sağlamak adına birlikte etkinlikler planlayalım. Kariyer yapmanın önemli olduğunu ama iyilik yapmanın, kıymet bilmenin, birlikte var olmanın çok daha önemli olduğunu hatırlatalım, yaşayalım, gösterelim çocuklarımıza…  Ve olumlu, müspet değişimin bizim davranışlarımızda gizli olduğunu asla unutmayalım. Sağlık, huzur ve mutluluk dolu  güzel bir yıl diliyorum.

Selam ve dua ile…

İrfan Ertav
Yazar 

Yorumlar (6)
Hayri ÇELİK 3 hafta önce
Harika tespitler. kaleminize sağlık.
İrfan 3 hafta önce
Hayri Çelik hocam, eyvAllah.Yüreğinize sağlık.
Tahsin NAS 3 hafta önce
Önceki yazılarınızda olduğu gibi, bu makalenizde de çok önemli tespitler ve çözümler sunmuşsunuz. Size de sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir yıl diliyoruz.
İrfan 3 hafta önce
Tahsin Nas üstadım, Allah'ım razı olsun, müteşekkirim.
Kadri Bektaş 3 hafta önce
Kadim dostum yüreğine, kalemine, kelamına sağlık
türker tuncer 3 hafta önce
gayet iyi tespitler
12°
hafif yağmur
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 20 44
2. Fenerbahçe 20 42
3. Galatasaray 20 39
4. Gaziantep FK 20 35
5. Alanyaspor 20 34
6. Trabzonspor 20 33
7. Hatayspor 20 32
8. Karagümrük 20 30
9. Malatyaspor 20 27
10. Antalyaspor 20 26
11. Göztepe 20 25
12. Kasımpaşa 20 25
13. Rizespor 20 25
14. Sivasspor 20 24
15. Başakşehir 20 24
16. Konyaspor 20 23
17. Kayserispor 20 19
18. Gençlerbirliği 20 19
19. Ankaragücü 20 18
20. Erzurumspor 20 17
21. Denizlispor 20 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 18 38
2. İstanbulspor 18 37
3. Samsunspor 18 36
4. Altay 18 32
5. Adana Demirspor 18 31
6. Ankara Keçiörengücü 18 31
7. Bursaspor 18 30
8. Tuzlaspor 18 30
9. Altınordu 18 28
10. Bandırmaspor 18 27
11. Adanaspor 18 21
12. Ümraniye 18 20
13. Boluspor 18 19
14. Menemen Belediyespor 18 19
15. Akhisar Bld.Spor 18 16
16. Balıkesirspor 18 16
17. Ankaraspor 18 10
18. Eskişehirspor 18 4
Takımlar O P
1. M. United 19 40
2. Man City 18 38
3. Leicester City 19 38
4. Liverpool 19 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. West Ham 19 32
8. Aston Villa 17 29
9. Chelsea 19 29
10. Southampton 18 29
11. Arsenal 19 27
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Burnley 18 19
16. Newcastle 19 19
17. Brighton 19 17
18. Fulham 18 12
19. West Bromwich 19 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 18 47
2. Real Madrid 19 40
3. Barcelona 19 37
4. Sevilla 19 36
5. Villarreal 20 34
6. Real Sociedad 20 31
7. Granada 20 28
8. Real Betis 20 27
9. Athletic Bilbao 19 24
10. Celta de Vigo 20 24
11. Cádiz 20 24
12. Levante 19 23
13. Getafe 19 23
14. Valencia 20 20
15. Eibar 20 20
16. Real Valladolid 20 20
17. Osasuna 20 19
18. Deportivo Alaves 20 18
19. Elche 18 17
20. Huesca 20 13