Kur’an ‘Oku!’ emri ile dar ve sığ bir anlamı ifade etmiyor, öyle geniş ve derin bir anlam ifade ediyor ki mesele, bu telkinin bu derinliği ve genişliği ile ilgilenip onu anlamaya çalışmaktır.

Bu da ancak bakmak, görmek, değerlendirmek gibi birtakım eylemleri harekete geçirmeye çalışmakla olabilir. Bunlar olmazsa, akıl durur, beyin küçülür, düşünceler ve duygular hareketsiz kalır. ETKİSİZ VE TEPKİSİZ. Halbuki, müslüman aksiyon sahibidir ve dinamiktir, diye söylenegelir ve bununla övünülür geçmişten günümüze. Ama gelin görün ki...

Sorgulamaya, anlamaya, delillendirmeye dayalı olmayan bir ‘oku’madan anlaşılan, kuru bir ‘oku’mak olur ki bu anlaşılan, Kur’an-daki ‘oku’ emrinin içerdiği anlamlar ile hiç mi hiç ilgili değildir. Bu iki anlama tümüyle taban tabana zıttır...

Öyle ki insanın, Kur’an-ın bu derin ve geniş anlam ifade eden anlamını anlaması halinde yaşadığı hayatı okuması, ona bir bakması gerekiyor; sonra evrene bir keşif yolculuğuna çıkarak Allah’ın yasalarını (Kur’an-daki karşılığı sünettir) okuması gerekiyor ve onlara bakması-incelemesi gerekiyor; en sonunda görülecektir ki bu ‘oku’manın ortaya çıkardığı müslüman, okumayı geniş bir anlama ve derinliğe yaymış, bakmaya-görmeye-anlamaya-değerlendirmeye, yani akla-düşünmeye dayalı ders niteliğinde bir okuma birikimi ve deneyimi meydana getirmiş. Tabi, daha fazla sorgulama ve bilimsel delillendirme de peşi sıra gelecektir. Nitekim İslam’ın ilk dönemlerinde böyle okumaların olduğunu, insanlığa-uygarlıklara bu okumaların katkılarda bulunduğunu görebiliyoruz.

Ne olduysa ‘Oku!’ emrinin derin ve geniş anlamı çıkarılarak bu anlamın sığ ve dar bir kabın içine alınması ile olmuştur. Beyinler küçülmüş, dinsel kılıflı uydurmalarla bastırılan akıl dar bir alanda adeta esir alınarak çalışabildiği kadar çalışır olmuş. Ve müslümanların bu durumundan yararlananlar kendilerini önce büyütmüşler ve çeşitli yönetimsel şekillerle de yüceltmişlerdir. Halbuki, bir müslüman bilir ki, yüceltilecek yalnızca Allah’tır. İnsan, peygamberler dahi, dünya hayatında belirlenmiş bir süre ile ancak var olabilirler, halbuki Allah hep vardır ve o bilmediklerimizi bilir ve o insanların her biri dahil tüm evreni kuşatmış ve her şeyi kontrolü altına almıştır. İnsanlara ise kendilerine değer ve anlam katabilmeleri için çeşitli nimetler vermiştir. Onları tamamlamak için de insanlara bir yol sunmuştur. Adı, barış ve teslimiyet yolu... O nimetlerin önemli olanlarından birisi de akıldır. Neyse, yazımıza yukarıda söz ettiğimiz ‘sığ ve dar kap’tan devam edelim.

Sığ ve dar kap ise birtakım uyydurmalarla doldurulmuştur. Tabi, bu uydurmalar hep birilerine atfedilerek yapılmış. Kimi zaman peygamber referansı ile kimi zaman da sahabe-tabiin sıfatları kullanılarak yapılan referanslarla... Bu dolduruşlarla görülüyor ki Allah’a teslimiyet için adalete, kardeşliğe, merhamete, barışa, sevgiye teslim olması gerekenler; karpuzu kesim şekli, tuvalete giriş çıkış ayakları, namazdaki sağ ayağın sağ baş parmağının oynatılmaması ile daha çok ilgilenir-bunlara bakar-dikkat eder olmuş ve Allah’a teslimiyeti bu zannetmişlerdir. İşte bu zan bir bataklığın içinde müslüman bir dünyayı esir almıştır. Ve Allah, beynini kullanmayanları bu bataklığın ve pisliğin içinde esir alacağını şu ayetinde ifade etmiş, ama müslüman dünya buna bir türlü bakmamış, bunu bir türlü görememiş ve anlamamıştır:

‘’... O, akıllarını kullanmayanları rezilliğe mahkum eder.’’ (YUNUS SURESİ, 100.AYET)

Pekala, bu bataklık ve rezillik esaretinden nasıl kurtulabilinir? Şöyle;

1- ADALETE TESLİM OL!
2- KARDEŞLİĞE TESLİM OL!
3- SEVGİYE TESLİM OL!
4- BARIŞA TESLİM OL!
5- MERHAMETE TESLİM OL!
6- İYİLİĞE TESLİM OL!
7- AKLINA TESLİM OL!

İslam, bunlara teslimiyet demek değil midir?

Eğer bunlara değil de kendini birilerine teslim etmektir diyorsan işte o zaman ALLAH’a teslim olmamışsın demektir. VE TAM DA BU NOKTADIR SORUN, SIKINTI VE BAŞIMIZA BELA OLAN...

Gerçeklerle yüzleş artık!

Gerçekleri kabul et!

Allah’ın içine koyduğu iyiliklere-güzelliklere açıl, onlara teslim ol, kötülüklerden koru kendini, öfkeden-adaletsizlikten vs...

İYİLİKLERLE VE GÜZELLİKLERLE DOLU OLAN ALLAH’IN İÇİNE KOYDUĞU BU NİMETLERİN TAMAMLANMASI İSE ANCAK İYİLİĞE VE GÜZELLİĞE AÇILIP ONLARA İNANMANLA, GÜVENMENLE, ONLARI KABULLENMENLE VE DOĞRULANMANLA MÜMKÜN...

Tüm bu anlattıklarım bağlamında, bir yarışma için taze beyinlere okutulan ve aşağıda yer verdiğim bir kitabın; kapağına, giriş kısmından bazı bölümlerine, özellikle yukarıda anlattıklarım bağlamında bakmanız, bunlar üzerinde sorgulamaya dayalı görme, düşünme ve değerlendirme eylemlerine başvurmanız için ilgili belgeleri sizlerin takdirlerine sunuyorum:




Taze beyinler, bu kitabı okuyarak Kur’an-daki ‘Oku!’ emrinin gereklerini, yukarıda anlattıklarımız doğrultuda yapabilir mi sizce? Yapar, diyorsanız da; yapamaz, diyorsanız da takdir sizin... Ama gerçekleri zaman elbette gösterecek. Çünkü Allah, zamanı araç yaparak gerçekleri her daim göstermiştir... Bu durum, Allah’ın sözüdür, unutmayınız... BEKLEYELİM VE GÖRELİM...

Saygılar...

Yusuf SEVİNGEN
KamuAjans.com - Özel Haber
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.