İş Müfettişi Yardımcıları Atama Kararnâmelerinin Yayımlanmasını Bekliyor

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığı'na bağlı, 2010-2011-2012-2013 yıllarında görevlerine fiilen başlamış olan 430 civârında İş Müfettişi Yardımcısının; yazılı sınav ve sözlü mülâkat aşamalarını 2014-2015-2016-2017 yıllarında tamamlamış olmalarına rağmen İş Müfettişliği kadrolarına atamaları hâlen daha yapılmamıştır. Bu mağduriyetin neden kaynaklandığı da açıklanmamakta ve bilinmemektedir.


Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Yönetmeliği'nin muhtelif yerlerinde ve 27.05.2014 târihine kadarki süregelen uygulamalarda müfettiş yardımcılarının yetiştirme dönemi 3 yıl olarak öngörülmüş ve yaklaşık 3,5 sene olmadan da İş Müfettişliğine atama kararnâmaleri yayımlanmıştır. Fakat 27.05.2014 târihinden sonra ne olduysa; bugüne gelene kadar 3,5 yılı aşkın süredir bir daha atama kararnâmesi yayımlanmamış ve 430 İş Müfettişi Yardımcısı, İş Müfettişliğine atanamadan 2018 yılına kadar birike birike gelmiştir. Bu durum, yurdun her yerinde görev yapan ve her türlü iklim koşullarında, sahada, devleti temsîlen teftiş faaliyetlerini yürüten biz İş Müfettişi Yardımcılarını oldukça olumsuz olarak etkilemekte olup ciddî miktarlarda maddî kaybın yanı sıra teftiş esnâsında i'tibâr olarak da bir takım sıkıntılar yaşatmaktadır.


Bu sıkıntıları açmak gerekirse;
1) Teftişe gidilen işyerlerinde, İş Müfettişi YARDIMCIsı unvânını kullanmamız sebebiyle işverenlikçe "sanki yetki bakımından yeterli olmama algısı"ndan doğan temsil düşüklüğü ve bunun, sağlıklı bir teftiş için gerekli ciddiyetin sağlanmasındaki olumsuz etkisi,
2) Her ay yaklaşık 1000 TL üzerinde bir maddî kayıp,
3) Memuriyet Kıdem, Derece ve Kademe düşüklüğü,
4) Tüm bu sıkıntılardan kaynaklanan ve istem dışı oluşan hissedilir bir motivasyon düşüklüğü.

Yaptığımız işin özünün, "İşçi – İşveren arasındaki ilişkiyi adâletli ve hakkâniyetli bir şekilde düzenleyip sağlıklı ve güvenli bir ortamda 'Çalışma Barışı'nın sağlanması" olduğundan ve bunun meydana gelmesinde en etkili rollerden birini üstlendiğimizden yola çıkılırsa; bizlerin, daha kendi haklarımızı alamıyor olmamız oldukça trajikomik bir durum.


Devletimiz çok büyük bir devlet; milletimiz çok kıymetli bir millet; ülkemiz çok güzel bir ülke. Böyle bir coğrafyada, bu kadar muazzam nimetlere sahip vatanımız, maalesef ki hem dışarıdan hem de içeriden akla hayâle gelmez saldırılara ve ihânetlere mâruz kalmakta ve bunun sonucunda âdeta bekâ mücâdelesi vermektedir. Bu kadar büyük bir mücâdele içerisinde hepimize düşen görevler; işimizi lâyığıyla yapmaya çalışmak ve devletimizin her birimine bol bol duâ etmek. Bunları elimizden geldiği kadar yapmaya çalışıyoruz fakat işini lâyığıyla yapmayanlar yüzünden bir takım mağduriyetler yaşanabiliyor ve devletin devamlılığı sekteye uğrayabiliyor. Bizim atamalarımızın bunca zamandır bir türlü yapılmaması da böyle bir sorun. Her koşulda işlemesi îcâb eden devletin çarklarının, yetkili bâzı görevlilerce ihmâl edilmesi netîcesinde yaşanan mağduriyetler ma'alesef bizleri üzmekte ve yormakta.

Bizleri üzen ve yoran bir başka sebep de; bu mağduriyetin neden kaynaklandığına dâir hiçbir yetkilinin herhangi bir açıklama yapmaması. Belki de normaldir; çünkü, 2-3 ayda bitmesi gereken "Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması" sürecinin 3 yıl 4 aydan fazla süredir tamamlanmamasını nasıl açıklayacaklarını bilemiyorlardır(!). Ben, bu durumun Sayın Cumhurbaşkanlarımız veya Sayın Başbakanlarımız, hatta belki Sayın Bakanlarımız tarafından tam bilindiği kanaatinde de değilim. Neden -lar çoğul ekini kullandım? Çünkü bu süreçte, dile kolay, 2 Cumhurbaşkanı, 3 Başbakan ve 5 Bakan değişti. Ama bizim durumumuz hiç değişmedi. Devletin devamlılığı, üzülerek söylüyorum ki, bizim atama işlemlerimiz konusunda sınıfta bırakıldı. Ben, mağduriyetimizin, şu anki Sayın Cumhurbaşkanımız ve Sayın Başbakanımız tarafından bilindiğini de düşünmüyorum. Eğer bilselerdi, eğer bu bilgiyi onlara ulaştırabilseydim, muhakkak müdâhil olurlar ve süreç başarıyla tamamlanırdı belki de. İşte bu yüzden CİMER'e, Kamu Denetleme Kurumu'na ve BİMER'e doğrudan yazmak istedim. Çünkü kendi bakanlığımızda bir güç, bu atamaları engelliyor ki bunca yıldır bir arpa boyu ilerleme sağlanamadı.

Sizlerden özellikle ama özellikle ricam; lütfen bu krizi, sıradan prosedürler seviyesinde değil, çok daha üst seviyelerde ele almanız. Çünkü korkum o ki bu süreç normal işleyişe tâbî tutulursa, aynı çark devâm eder ve kriz daha da büyür. Zîrâ bizden sonra da alımlar yapıldı ve onlar da yakında atama kuyruğuna eklenecekler.


Umarım kanaya kanaya tükenme noktasına gelen bu yaraya, vicdan sâhibi birileri tez elden çâre olup merhem bulur da atamalarımız hayrlısıyla gerçekleşir.

Kamubiz 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Misafir Avatar
Mufettiskemal 10 ay önce

En alt düzeydeki memurdan, en tepedeki müsteşarına kadar, bu surecte bu iki kadro arasindaki kisiler sucludur. Onlar da sebebini biliyor. Buna sebep olan zorlama is mufettisi yardimcilari ve kuruldakiler de dahil ne kadar adam varsa..... saygilar!

Misafir Avatar
hulusi 11 ay önce

Uzunnnn sürede çıkmaz bu atamalar

Misafir Avatar
Hulusi 11 ay önce

uzunnnnn bir sürede bu atamanın olmayacağı kesin