Sokağın başından duyulan korna sesleri ile birden irkiliyor... Sesler birkaç saniye içinde daha bir yakınlaşıyor... İçini garip bir hüzün, sevinçle karışık bir acı kaplıyor... Bu duygunun tarifi yok galiba diye derin bir iç çekiyor... Evde birden bire bir hareketlilik başlıyor... Herkeste bir telaş o odadan diğerine koşturup duruyor...

‘’Aman bir şey unutmayalım, her şey tamam mı?’’ sözleri havada uçuşurken oturduğu koltuktan kalkamayacağını düşünüyor biran...
‘’Geldiler, geldiler!’’ Birden olanca gücüyle kalkıyor içine gömüldüğü koltuktan... Kimseye belli etmeden usulca odadan çıkma niyetinde...
Hanımı ile biran göz göze geliyor... Anlıyor hemen hanımı bir bakışı ile durumunu... Minnet ve sevgiyle bakıyor gözlerinin içine ve kimseye fark ettirmeden çıkıyor odadan...
Düğün alayı kurulmuş, davul zurna yerini almış... Meraklı komşular camlardan sarkmış bile... Ellerinde beyaz havlular bir telaş düğün konvoyunda bulunan araçların camlarına havluları asmak için birbiriyle yarışanları görünce eskiler geliyor gözünün önüne, tatlı bir tebessüm beliriyor dudaklarında... Böyle adetlerin unutulmamasına olan şaşkınlığını da gizleyemiyor...
Aşağıda gelini bekleyen topluluğa bir selam verdikten sonra karşı kaldırımda bir köşeye çekilip izlemeye koyuluyor...
Henüz 5 yaşındayken ‘’Büyüyünce ne olacaksın?’’sorusuna ‘’Gelin olacağım’’ cevabını veren kızını hatırlıyor...
O günlerde bu cevaba kahkahalarla güldükleri anları hatırlıyor... Yıllar sonra o cevap gerçekleştiğinde bu denli üzülüp içinin burkulacağını kestiremiyor tabi ki...
Davul zurna toplanmış gelini bekleyen kalabalığın önünde oyun havaları çalmaya başlıyor... Sokağın ortasında bir halay kuruluyor... Zurnacı daha bir içten keyifle üflüyor zurnasını ve bir yandan da bahşişleri topluyor... Daha önceleri tüm düğünlerde keyifle izlediği bu anlar kendi kızının düğününde aynı tadı vermiyor...
‘’Daha dün şu kadarcıktı ne çabuk büyüdü de gelin oluyor?’’diye tatlı tatlı sitemlerde bulunuyor kendi kendine...
Birden alkış sesleri ile irkiliyor...
Kızı beyazlar içinde, belinde abisinin bağladığı kırmızı kuşakla adeta bir melek gibi görünüyor gözüne...
Arkasında hanımını görüyor gözleri yaşlı... Kalabalığın içinde usulca yaklaşıyor kızına ellerinin titrediğini hissediyor... Sıkıca sarılıyor kızına gözyaşlarına artık mani olamıyor...
‘’Her şey iyide’’ diyor ‘’Şu gurbetlik olmasa’’...
Kızı da gözyaşları içinde... Babasına sarılıyor...
Veda sahnesi davul ve zurnayı susturup herkesi gözyaşına boğmayı başarıyor...
Ve bir babanın kızına evinden çıkarken ettiği güzel dualara amin seslerinin karıştığı bir ortama dönüşüyor düğün evi...

 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.