Kış aylarının yoğun bir şekilde kendini hissettirdiği günlerdeyiz. Yaşam şartlarının artık eskisine nazaran daha yorucu ve sıkıntılı geçtiğini görmekteyiz. Halkta suskunluk, yılgınlık ve çaresizliğin getirdiği bunalma hissi artık iyiden iyiye kendini göstermeye başladı. Toplumsal beklentilerin yıllardır ötelendiği bir döneme girdik. Özellikle dış politikanın harareti iç politikaya ilgiyi azalttı. Yerel siyasetçilerin bölgelerinde yeterince başarılı programlar üretememesi siyasi iç çekişmeler artık halkı canından bezdirmiş durumda. Toplumun her kesiminde yıllardır biriken temel sorunlar ve beklentiler ötelene dursun, halkın siyasetçiye bakış hızla değişmektedir. Bu hali görmezlikten gelinmesi halkı bütünüyle çileden çıkarmaktadır. Toplumsal beklentilerin karşılanmaması halk üzerinde olumsuz etkiler yaratmakta ve fikir skalasında değişimlere sebebiyet vermektedir. Toplumumuz da o kadar çözülmesi gereken sorun mevcut ki bu ödevi çözecek bir öğrenci arama yoluna doğru gidişat hızla başlamıştır. Bu iktidar için önüne geçilmesi gereken en önemli sorunların başında gelmektedir. Son yerel seçimlerle çoğu belediyelerin gitmesi halk tarafından verilen son uyarı olarak görülmeli buna uygun çözümler aranmalıdır.
Ülkemizi çevreleyen ateş çemberi gün geçtikçe ülkemizi sarmakta bu sıkıntılı durumdan güçlü bir şekilde çıkmak için çabalayan devlet başkanı, öte yanda iç siyasette üretken olmayan siyasiler günü kurtarma kaygısından öteye gidememektedirler. Devlet başkanın yoğun temposu hem dış hem de iç siyasette takdire şayan bir görüntü sergilemektedir. Ama bu çabaya rağmen siyasilerin ve bürokratların yeterince işe sahip çıkamadığı da aşikâr bir halde göze çarpmaktadır. Yerel seçimlerde adalet vurgusu ile birçok belediye başkanlığını alanlar ise şimdilerde partizanca yaklaşımlarla ‘’ Kırk yıllık Kani, olur mu Yani’’ atasözünü anımsattılar. Anlayacağınız fikirler değişmeden değişim olmuyor. Bu kaos ortamın da halkın beklentilerine cevap verecek bir erg aranmakta ama bulunamamaktadır. Bu kısır bir döngüye girmiş bir vaziyette ötelene dursun halk artık bu durumdan rahatsızlık duymakta ve tepki göstermektedir.
Halk nazarında özellikle göçmen sorunun ekonomi üzerine olumsuz etkileri konuşulurken, milli hasıladan yeterince pay alamayan bu insanlar artık kendilerinin sorunlarının da çözülmesini istemektedir. Toplum da o kadar sıkıntılı konular oluşmuştur ki çözümü elzem hal almıştır. Belediyelerin el değiştirmesiyle sözleşmeli memurlar ve işçiler işlerinden çıkarılmış yerlerine parti mensubu insanlar doldurulmuştur. Bunu gibi nice sorunlar çözülmeyi beklerken artık kangrene dönüşen bir hal almış vücuda yayılırken bunun bir an önce tedavisi kaçınılmaz hal almıştır. Tabi tedavi yerine o parçanın kesilip atılması daha kolay gelirse bunu halk nezdinde de bir karşılığı olacağı aşikârdır.
Günümüzün en büyük sorunu ise açık sözlü olan insanlara yaftalamak artık bir sanat olmuş çözüm yerine eleştirmek daha analitik bir yaklaşım görünmektedir. Oysaki bu yaklaşım ne vicdani nede dini referanslara uygun bir davranış şekli değildir. Vicdani yaklaşımın yok olduğu günümüz de halkın da duygularına tercüman olacak onların dertlerini çözecek bir yaklaşım olmasını canı gönülden istiyoruz. Milyonlarca Suriyeliye gösterilen vicdani yaklaşımın, sorunları içinde kaybolan halkada gösterilmesi kuşkusuz yerinde ve doğal istek olması gayet normaldir.
Toplumsal beklentilerin en kısa sürede çözülmesi, mağdur olan birçok insanın mağduriyetinin giderilmesi için gerekli çalışmaların yapılacağına olan inancım tamdır. Özellikle bürokratların ve siyasilerin bir an önce yurt genelinde ki sorunları sentezleyip çözüm odaklı projeler yapmaları gerekmektedir. Bunu yaparken halkın menfaatleri doğrultusunda yapmaları en doğru yaklaşım olacağı görülmektedir. Toplumsal beklentilerin bir an önce çözülmesi ve halkın rahat bir nefes alması için çalışmaların bir an önce yapılıp bitirilmesi gerekmektedir. Mutlu insanlar mutlu devletleri yaratırlar. Biz büyük bir devletiz kendi halkımız neden mutlu olmasın ki…
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Misafir Avatar
Nurullah 6 gün önce

Sözleşmeli memurlar olarak 6 yıldır kadro bekliyoruz. Dikkatle bakıyor ve takip ediyoruz ki büyüklerimiz daha ne zamana kadar bizi görmezlikten gelecek. Rabbim anlayış versin.