Memur Güvencesi Çok Mu Fazla?

Hangi hallerde memurluk sona erer?

657 sayılı Kanun'un Memurluğun Sona Ermesi başlıklı 98'inci maddesinde memurluğun hangi hallerde sona ereceği açıkça belirtilmiştir. Bu hallerin dışında memurluğun sona erdirilmesi mümkün değildir. Buna göre Devlet memurlarının;

1- Memurluktan çıkarılması, 2- Memurluğa alınma şartlarından her hangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya memurlukları sırasında bu şartlardan her hangi birini kaybetmesi, 3- Memurluktan çekilmesi ya da çekilmiş sayılması, 4-İstek, yaş haddi, malûllük sebeplerinden biri ile emekliye ayrılması, 5- Ölümü hallerinde memurluğu sona ermektedir.

Devlet memurluğundan çıkarılma çok mu zordur?

Uygulamaya bakıldığında yargı denetimiyle birlikte memuriyetten çıkarmanın oldukça zor olduğu görülecektir. Devlet memurluğundan çıkarma 657 sayılı Kanun'un 125'inci maddesi arasında yer alan disiplin cezalarından birisidir. Bu cezanın uygulanması oldukça sıkı kurallara bağlanmıştır. Yani herhangi bir amir disiplin cezası işlediği için bir memurun memuriyetini sona erdirme yetkisine sahip değildir.

Devlet memurluğundan çıkarma cezası amirlerin bu yoldaki isteği üzerine, memurun bağlı bulunduğu kurumun yüksek disiplin kurulu kararı ile verilebilmektedir. Ayrıca, hakkında disiplin soruşturması yürütülen devlet memurunun üyesi olduğu sendikanın temsilcisi de bu maddede belirtilen disiplin ve yüksek disiplin kurullarında yer almaktadır.

En sıkıntılı süreç ise büyükşehir belediyelerinde yaşanmaktadır. Büyükşehir belediye başkanlıklarında bu kurullar büyükşehir belediye encümeninden teşekkül etmektedir. Hal böyle olunca da HDP'nin etkin olduğu büyükşehir belediyelerindeki bir memurun memuriyetinin sona erdirilmesi oldukça zordur. Yani terör eylemlerine katılan bir büyükşehir belediyesindeki personelin memuriyetinin disiplin cezası ile sona erdirilmesi hemen hemen imkansızdır.

Hangi fiiller memuriyetten çıkarma cezasını gerektirir?

Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır: 1- İdeolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükun ve çalışma düzenini bozmak, boykot, işgal, kamu hizmetlerinin yürütülmesini engelleme, işi yavaşlatma ve grev gibi eylemlere katılmak veya bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek, bunları tahrik ve teşvik etmek veya yardımda bulunmak.

2- Yasaklanmış her türlü yayını veya siyasi veya ideolojik amaçlı bildiri, afiş, pankart, bant ve benzerlerini basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları kurumların herhangi bir yerine asmak veya teşhir etmek.

3- Siyasi partiye girmek. 4- Özürsüz olarak bir yılda toplam 20 gün göreve gelmemek.

5- Savaş, olağanüstü hal veya genel afetlere ilişkin konularda amirlerin verdiği görev veya emirleri yapmamak.

6- Amirlerine, maiyetindekilere ve iş sahiplerine fiili tecavüzde bulunmak.

7- Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak. 8- Yetki almadan gizli bilgileri açıklamak.

9- Siyasi ve ideolojik eylemlerden arananları görev mahallinde gizlemek.

10- Yurt dışında devletin itibarını düşürecek veya görev haysiyetini zedeleyecek tutum ve davranışlarda bulunmak.

11- 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkındaki Kanun'a aykırı fiilleri işlemek.

667 sayılı Kanun kamu çalışanlarının güvencesini kaldırdı mı?

667 sayılı KHK ile terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulu'nca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu personelinin görevleri sonlandırılabilmektedir.

Olağanüstü hal döneminde bu yöntem uygulanabilir ancak, olağan dönemlerde bu yöntemin sürdürülmesi oldukça zordur. Aşırı güvence ile aşırı güvencesizlik sistemi arasındaki uçurum ciddi bir tedirginlik oluşturmuştur. Dolayısıyla güvencenin bir denge içerisinde tutulması oldukça önemlidir. Aksi takdirde amirlerin iki dudağı arasında çalışmak zorunda kalınır ki bu durum yalaka bir kesim oluşturur.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması iş güvencesini abartmıştır

Memur güvencesinin zirvesi ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıdır. Kamu kurumlarının bu konuda ciddi sıkıntılar içerisine girdiğini belirtmemiz gerekir. Haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünde karar verilen kişilerin memuriyetlerine hiçbir şey olmamaktadır. Ancak, ilgililer hakkında disiplin yönünden işlem yapılabilmektedir. Şayet ilgililer hakkında disiplin zamanaşımı dolmuşsa o takdirde yapılacak bir şey yoktur.

Bazen çok büyük suçlar işleyen memurlar, aşırı iş güvencesi nedeniyle kamu düzenini adeta bozmaya zorlanmaktadır. Bazı kurumlarda adeta kurumun delisi haline gelmiş kişiler dahi oluşmuştur. Hatta zaman zaman almayı unuttuğu ilaçlar nedeniyle ortalığı bir birine katan birçok memur re'sen emekliye dahi sevk edilememektedir. Adeta kamu kurumları bu tür personellere katlanmak zorunda bırakılmıştır.

Çalışmadığı için hiçbir memurun görevine son verilmemiştir

657 sayılı Kanun kapsamında görev yapan hiçbir memurun iş yapmadığı için ya da beceriksiz olduğu için görevine son verildiği vaki değildir. En kötü ihtimalle bu tür memurlara hiçbir iş verilmez. Hatta öyle bir noktaya gelinmiştir ki, hiçbir amir bu tür memurlara iş vermek dahi istememektedir. Çünkü, verilen işin peşinde koşmak gerekir, zamanında ve istenilen kalitede de bitirilmez. Nihayetinde amir bu tür personele iş vermekten illallah eder ve işi kendisi yapmaya karar verir ama bu personele hiçbir şey yapılamaz. Çünkü, 657 sayılı Kanun'un disiplin cezalarını düzenleyen 125'inci maddesinde beceriksizlik ya da niteliksiz iş yapmanın hiçbir yaptırımı yoktur.

Sonuç olarak, 788 sayılı Memurin Kanunu ile 657 sayılı Kanun'un geçirdiği merhale incelenirse aşırı güvenceden hiç güvencenin olmadığı dönemlerin yaşandığı görülecektir. Yani yeni olan ve tartışılmayan hiçbir durum yoktur, sadece geçmiş arşiv bilgilerinin karıştırılması yeterli olacaktır. 


Ahmet ÜNLÜ

Anahtar Kelimeler:
ÇokGüvencesiFazlaMemur
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Misafir Avatar
KARAKOÇ 4 ay önce

Eğer TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN ÖĞRETMENİ ise,EĞER kanunlara krallara uyuyorsa,eğer AMİRİNİN VE DEVLETİNİN EMRİNDEYSE,EĞER İŞİNİ SEVİYORSA,EĞER CUMHURA VE CUMHURUNUN VE DİĞER DEVLET-MİLLET ADAMLARINA bağlıysa yetkileri az bile.BU BENİM GÖRÜŞÜM.