Kamuda Acil Çözüm Bekleyen Sorunlar
Kamuajans.com - Memurların sendikalarca zaman zaman greve katılmaya çağrıldığı ve bu karara uyan memurlar hakkında da çeşitli disiplin cezaları verildiği bilinen bir gerçektir. Danıştay kararları uyarınca, sendikaların eylem çağrısına katılarak işe gelmeyen memurlara verilen disiplin cezaları yargıdan dönmektedir. Danıştay'ın değişik zamanlarda vermiş olduğu bu yöndeki kararları daha önce de tanımladığımız üzere bir anlamda fiilen greve izin veren bir karar halini almıştır.

Öyle ki Danıştay'ın vermiş olduğu bu kararların etkileri çok net bir şekilde görülmeye başlamıştır. Öyle ki karayolu, sağlık, maliye gibi birçok alandaki grevler nedeniyle memurların işi yavaşlatması veya işin durdurulması nedeniyle büyük mağduriyetler ortaya çıkmakta ve nihayetinde fatura vatandaşa yüklenmektedir.

Nitekim Gezi Parkı eylemi neticesinde gerçekleştirilen grev kararları farklı bir boyuta taşınmış ve başkaldırı görüntüsü oluşturmuştur. Yani ideolojik boyutu daha ağır basmıştır. Dolayısıyla benzeri kalkışmalarda da aynı yönde hareket edileceği bilinmelidir.

Diğer yandan, 657 sayılı Kanun'un 125/E-a maddesinde; ideolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükun ve çalışma düzenini bozmak, boykot, işgal, kamu hizmetlerinin yürütülmesini engelleme, işi yavaşlatma ve grev gibi eylemlere katılmak veya bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek, bunları tahrik ve teşvik etmek veya yardımda bulunmanın memuriyetten çıkarma cezası ile cezalandırılacağı hükme bağlanmıştır. Bu açık hükme rağmen Danıştay Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları doğrultusunda alınan grev kararına katılan memurlara ceza verilemeyeceğine hükmetmiştir.

Bu sorunların asgariye indirilebilmesi amacıyla, sorunun tüm boyutları ile incelenerek Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nda gerekli düzenlemeler yapılmalıdır. Fiili hale gelen memur grevinin yasal olarak imkansız hale getirilmesi ya da yasal boyuta kavuşturulmaması halinde başka kanunsuzluklara zemin hazırlayacağında kuşku yoktur. Hukuk devletinde her bastıranın fiili durum oluşturması kabul edilebilir bir durum değildir ve olmamalıdır da.

2- En az 35 yıl önce hazırlanan personel mevzuatı güncellenmelidir

Personelle ilgili mevzuata baktığımızda büyük çoğunluğunun 1982-1984 tarihleri arasında yürürlüğe girdiğini görürüz. Düşünün ki 21'inci yüzyılda 1980'lerin anlayışıyla personeli yönetmeye çalışıyorsunuz ve bundan da hiçbir rahatsızlığınız yok. Üzücü olan husus ise bu durumun maalesef sorgulanmasının dahi yapılmamasıdır.

Eğer kamu personel reformu yapalım ondan sonra bunları düzeltelim derseniz çok ciddi bir hata yapmış olursunuz. Zira reformun ne boyutları hakkında bilgimiz var ne de içeriği hakkında. Dolayısıyla gördüğümüz aksaklıkları biran önce düzeltmeliyiz. Kaldı ki yapacağımız birçok düzenleme reformun bir boyutunu oluşturacak ve reformu daha kolay yapmamızı sağlayacaktır. Yaptığımız her düzenlemenin reformun bir ayağı olduğunu düşünürsek işimiz daha kolaylaşır.

3- Hükmün açıklanmasının geri bırakılması

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması memur güvencesinin zirvesi haline gelmiştir. Kamu kurumlarının bu konuda ciddi sıkıntılar içerisine girdiğini belirtmemiz gerekir. Haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünde karar verilen kişilerin memuriyetlerine hiçbir şey olmamaktadır. Ancak, ilgililer hakkında disiplin yönünden işlem yapılabilmektedir. Şayet ilgililer hakkında disiplin zamanaşımı dolmuşsa o takdirde yapılacak bir şey de yoktur.

Bu konuda acilen çözüm üretilmesi gerekmekte olup, 657 sayılı Kanun'un 48/A-5 inci maddesi ile 125 inci maddesinde gerekli düzenlemeler yapılmalıdır.

4- Kurumların delisi haline gelenlere çözüm üretilmelidir

Bazen çok büyük suçlar işleyen memurlar, aşırı iş güvencesi nedeniyle kamu düzenini adeta bozmaya zorlanmaktadır. Bazı kurumlarda adeta kurumun delisi haline gelmiş kişiler dahi oluşmuştur. Hatta zaman zaman almayı unuttuğu ilaçlar nedeniyle ortalığı birbirine katan birçok memur re'sen emekliye dahi sevk edilememektedir. Adeta kamu kurumları bu tür personellere katlanmak zorunda bırakılmıştır. Dolayısıyla kamu hizmetlerinde etkinliği sağlamak istiyorsak gerekli düzenlemeleri acilen yapmak zorundayız.

Kaldı ki bu tür düzenlemeler hem iktidarın hem de muhalefetin en kolay uzlaşacağı konular arasındadır. Yine bu konularda memur sendikalarının da gerekli desteği vereceğini düşünüyoruz.

5- Kasten iş yapmayan ve yapmamakta ısrar edenler ne olacak?

657 sayılı Kanun kapsamında görev yapan hiçbir memurun iş yapmadığı için ya da beceriksiz olduğu için görevine son verildiği vaki değildir. En kötü ihtimalle bu tür memurlara hiçbir iş verilmez. Hatta öyle bir noktaya gelinmiştir ki, hiçbir amir bu tür memurlara iş vermek dahi istememektedir. Çünkü, verilen işin peşinde koşmak gerekir, zamanında ve istenilen kalitede de bitirilmez. Nihayetinde amir bu tür personele iş vermekten illallah eder ve işi kendisi yapmaya karar verir ama bu personele hiçbir şey yapılamaz. Çünkü, 657 sayılı Kanun'un disiplin cezalarını düzenleyen 125'inci maddesinde beceriksizlik ya da niteliksiz iş yapmanın hiçbir yaptırımı yoktur. Dolayısıyla bu sorunun da acilen çözüme kavuşturulması gerekmektedir.

6- Bankamatik memurlarına çözüm üretilmelidir

Hiçbir vicdanın kabul etmeyeceği durum, asgari ücretle geçimini sağlayan milyonlarca insanın yanında, iş yapmadan çok yüksek ücret alan binlerce personelin bulunmasıdır. Ancak, bu durumu kamu kesiminde sıklıkla görüyoruz. Hem de yüksek ücret alan personel grubunda işe gitmeden maaş alma sıklıkla görülmektedir. Ayrıca bu tür personelin işe gelmesi dahi istenmemektedir.

Haksızlık yapmayalım. Bir grup personel iş yapmak istediği halde yaptırılmamakta, bir gruba ise hiçbir şekilde iş yaptırılamamaktadır. Bu soruna çözüm bulunmadan yeni bir personel sistemi kurmak oldukça zordur. Kurumuna en az on yıl gelmediği halde halen yüksek maaş alan personel olduğunu söylersek abartmış olmayız. Ümit ederiz ki bu yazımızla küçük de olsa bir kıvılcım oluşturmuşuzdur.

Ahmet Ünlü 
Yenişafak
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Misafir Avatar
Hizmetli Ali 3 ay önce

Yardımcı hizmetler sınıfı çalışanlarına ek gösterge verilmeli, yüksek okul, fakülte ve yüksek lisans mezunu olan, donanımlı, bilgisayar sertifikası olmasına rağmen yardımcı hizmetler sınıfında görev yapan personele sahip çıkmanızı ve yardımcı hizmetler sınıfındaki personelin (eğitim şartları tutanlar) bir defaya mahsus genel idare hizmetleri sınıfına geçirilerek verimin arttırılmasını talep etmekteyiz.

Misafir Avatar
VATAN SEVDALISI 3 ay önce

Devlet memurlarının üst unvanlara yükselmesinde, ilgili personele kurumları tarafından objektif imkanlar tanınması görevde yükselmeye ilişkin genel düzenlemenin amaçlarından olmasına rağmen, bu imkanın YHS personeline gerekli ölçüde tanınmadığı görülmektedir. YHS personelinin görevde yükselebileceği kadrolara (memur, bilgisayar işletmeni, teknisyen gibi) kurumlar tarafından genellikle ilk defa atama yoluyla personel alımına gidilmesi, YHS personelinin görevde yükselmesine engel teşkil etmektedir.

Misafir Avatar
Halil 3 ay önce

Kurumların bazılarında düzenli olarak Görevde Yükselme Sınavı yapılmasına rağmen bazı kurumlarda Görevde Yükselme Sınavı yapılmamaktadır. Bundan dolayı Kurumunda Görevde Yükselme Sınavı yapılmayan fakülte mezunu hizmetli mağduriyet yaşamaktadır. Kurumumuzda aşağılanmaktan sıkıldık, amirinin özel işlerini yaparsın, hafta sonu dahil kaloriferini yakarsın, amirine haklı olarak en ufak itirazda bulundun mu ceza alırsın. Lütfen! Bizim için bir şeyler yapın ve insan olduğumuzu hatırlattırın. 1965 tarihinden itibaren noktasına, virgülüne dokunulmayan, ek göstergesi olmayan tek sınıfız. Artık yardımcı hizmetler sınıfı çalışanları olarak başı dik gezmek ve saygı görmek istiyoruz. Yaşamış olduğu adaletsizlik ve mağduriyetten dolayı birçok fakülte mezunu hizmetlilere hak etmiş olduğu kadro olan Genel İdare Hizmetleri Sınıfına geçiş hakkı verilmeyince psikolojisi bozulmuştur.

Misafir Avatar
SÜLEYMAN 3 ay önce

Bazı kurumlarda Yardımcı Hizmetler Sınıfı personeli evrak işlerinde çalıştırılmakta, kurumların bazılarında ise; çaycılık, garsonluk, paspas çekme, bahçe düzenlemesi yapma, komple daire temizliği yapma, demirbaş eşya taşıma ve kalorifer yakma (hafta sonu dahil) gibi işlerde çalıştırılmaktadır. Kurumlarda lise mezunu hizmetliler evrak işlerinde çalıştırılırken, fakülte mezunu hizmetliye çaycılık, garsonluk, bahçe düzenlemesi, paspas çekme, komple daire temizliği ve kalorifer yakma gibi görevler verilmektedir. Bu durum anayasanın eşitlik ilkesini bozmakta, aynı zamanda memurlar arasında ayrımcılık yaratmaktadır. Bu durum toplumun devletimize olan güvenini sarsmaktadır. Bu tür kişisel çıkarları önlemek için yardımcı hizmetler sınıfındaki memurların genel idare hizmetleri sınıfına alınması, temizlik işlerinin ise halen gerçekleştirilen ihale ile hizmet alım personeline yaptırılması gerekmektedir.

Misafir Avatar
YARDIMCI HİZMETLER 3 ay önce

Yardımcı Hizmetler Sınıfının tümden kaldırılması ve bu sınıfta çeşitli unvanlarda görev yapan personelin kurumlarında Genel İdare Hizmetleri Sınıfına dahil Memur unvanlı kadrolara atanması suretiyle, bu hizmet sınıfının varlığından kaynaklı sorunlar da ortadan kalkacaktır.

Misafir Avatar
KAPICI 3 ay önce

Ülkemizde gelir dağılımındaki adaletsizliği en çok Yardımcı Hizmetler Sınıfı personeli çekmiştir. YHS çalışanına 2005 yılında bu zamana kadar söz verildiği halde verilmeyen G.İ.H kadrosu ve ek gösterge almayan tek çalışandır. KHK ile tüm YHS çalışanlarına eğitim durumlarına uygun Genel İdare Hizmetleri Sınıfı Kadrosu verilmesi müjdesini bekliyoruz.

Misafir Avatar
Hasan 3 ay önce

Devlet memurlarının üst unvanlara yükselmesinde, ilgili personele kurumları tarafından objektif imkanlar tanınması görevde yükselmeye ilişkin genel düzenlemenin amaçlarından olmasına rağmen, bu imkanın YHS personeline gerekli ölçüde tanınmadığı görülmektedir. YHS personelinin görevde yükselebileceği kadrolara (memur, bilgisayar işletmeni, teknisyen gibi) kurumlar tarafından genellikle ilk defa atama yoluyla personel alımına gidilmesi, YHS personelinin görevde yükselmesine engel teşkil etmektedir.

Misafir Avatar
HİZMETLİ-HADEME 3 ay önce

Yardımcı hizmetler sınıfında çalışan bekçi, itfaiyeci ve 4B'li çalışanlarımızın mağduriyetleri me vcut kanunlarımıza ek madde konulmak suretiyle giderilmiştir. Şimdi aynı hassasiyeti kendilerini yetiştirmiş ve vasıflandırmış yardımcı hizmetler sınıfı çalışanlarına da yapmak adalet ve hakkaniyet ölçüsü yanında vicdani bir sorumluluktur. Bu çalışan kamu görevlilerimizin beklentisi aslında hükümetinizin 2005 yılında toplu sözleşme sürecinde daha önce verdiği söze de dayanmaktadır. Oysa bu sınıf çalışanlarının mağduriyetlerini gidermek ilgili kanun maddesine bir ek yapmakla düzeltilebilecektir. Bunun birçok örneği, hükümetiniz tarafından uygulamaya konulmuştur.