Görevde Yükselmedeki Yeni Dönemin Kamuya Yansıması Nasıl Olur?
Kamuajans.com - Şimdi de görevde yükselme ve unvan değişikliği uygulamasında bütün unvanlar için sözlü sınav getirilerek yeni bir tedbir daha uygulamaya konuldu. Bu değişiklik, görevde yükselme ve unvan değişikliği sistemini kökünden değiştirmiştir.

Daha önceki uygulamada sadece şube müdürü ve müdür düzeyindeki kadrolar için yazılı sınav sonrasında sözlü sınav uygulanıyordu. Şef ve altındaki unvanlara ise görevde yükselme suretiyle yapılacak atamalarda sadece yazılı sınav puanı esas alınıyordu. Yapılan değişikliğe göre şef ve daha alt unvanlara yapılacak görevde yükselme niteliğindeki atamalar için de yazılı sınava ek olarak sözlü sınav şartı getirilmiştir.

Yeni sisteme göre, yazılı sınava giren ve en yüksek puanı alan beş katı aday sözlü sınava alınacaktır. Yazılı sınavdaki puan şartı da 70'ten 60'a indirilmiştir. Kulağa hoş gelse de yazılı sınavdaki başarı puanının düşürülmesi ile beş katı uygulama doğru bir yaklaşım olmamıştır ve kaliteyi düşürecek nitelik arzetmektedir.

Bir diğer değişiklik de unvan değişikliği sınavında yapılmıştır. Unvan değişikliği suretiyle atama yapılan kadrolara da yazılı sınava ek olarak sözlü sınav şartı getirilmiştir. Unvan değişikliği sınavı en az ortaöğretim düzeyinde mesleki veya teknik eğitim sonucu ihraz edilen unvanlara ilişkin görevlere atanabilmek için yapılan sınavları ifade etmektedir. Keşke bu konuda daha fazla kafa yorularak bir değişikliğe gidilseydi.


FETÖ, en büyük kötülüğü kamu personel sistemine yapmıştır

Kamu kurumlarına işçi alımında da KPSS sonuçları esas alınmakta ve İş-Kur atama yapılacak kadro sayısının üç katı adayı mülakat için kamu kurumlarına göndermektedir. Mülakat neticesinde de yazılı ve sözlü ortalamasına göre kazanan adaylar belirlenmektedir. Ancak, B grubu kadrolara yapılan memur atamasında doğrudan yerleştirme söz konusudur ve istisnalar dışında sözlü sınav yoktur. Aynı durum kadrolu öğretmen atamasında da söz konusudur.

Kamudaki FETÖ yapılanması her alanda kendini göstermekte ve her geçen gün gelen itiraflarla kurulan tezgah gün yüzüne çıkmaktadır. Bu nedenle, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra kamuya personel alımındaki korumacı refleks giderek artmaktadır. Bu refleks kamuya girişteki bütün sınavlarda sözlüyü yaygınlaştıracağa benziyor. Çünkü, güvenlik soruşturmalarındaki sıkı tedbirler artarak devam ederken sözlü olmaksızın doğrudan yerleştirme yöntemiyle memur alımları da ciddi risk alanları oluşturmaktadır. Kamuya personel alımı durduruldu şeklindeki basına yansıyan haberlerin kaynağında da FETÖ refleksinin yattığını ifade etmemiz gerekiyor.

Bu nedenle, halen uygulanmakta olan Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmelik hükümlerine göre KPSS sonuçları esas alınarak doğrudan yerleştirme yöntemi de kısa sürede değişikliğe uğrayacağa benziyor. Çünkü, doğrudan yerleştirmede FETÖ veya diğer terör örgütleriyle iltisaklı personelin önüne geçilmesi mümkün değildir.

Hal böyle iken kamu personel alımındaki ve yükselmesindeki yaygınlaşan sözlü sınavları yanında, sübjektif uygulamaları önleyecek tedbirlerin de gündeme getirilmesi gerekmektedir. Daha önceki yazılarımızda sözlü sınavlardaki mahsurlardan bahsettiğimiz için tekrar bu konuyu açıklamıyoruz.


KPSS yöntemi dışında başka hangi yöntemle personel alınmaktadır?

İstisnai memuriyet atamaları ile kura sonucuna göre yapılan atamaları dışarda tutarsak, kamu personel istihdamı yaygın olarak KPSS sonuçlarına göre yapılmaktadır. Memur istihdamı dışında engelli ve işçi istihdamında dahi KPSS yöntemi uygulanmaktadır. Ancak, bazı kamu kurumları personel istihdamında KPSS dışında daha etkin yöntemler de kullanmaktadır.

Bu konuda TÜBİTAK örnek olarak verilebilir. TÜBİTAK, nitelikli personel istihdamında KPSS yöntemini kullanmamaktadır. TÜBİTAK tarafından personel istihdamı için yayımlanan ilanlara bakıldığında KPSS şartının aranmadığı, ancak bunun yerine daha etkin yöntemler kullanıldığı görülmektedir.

KPSS'den daha etkin yöntem var mı diye bir soru gelebilir. Şimdi, TÜBİTAK tarafından kullanılan yöntemi açıklayalım da kararı sizler verin.

Bu kurum tarafından yayımlanan personel alım ilanlarına bakıldığında şu şartların arandığını görüyoruz.

1- Ağırlıklı lisans mezuniyet not ortalaması 4'lük sistemde en az 2,50 olmak (100'lük sistemdeki notlar, Yükseköğretim Kurulu'nun yayınlamış olduğu "4'lük Sistemdeki Notların 100'lük Sistemdeki Karşılıkları Tablosu" esas alınarak 4'lük sisteme dönüştürülecektir).

2- Ağırlıklı Mezuniyet Ortalaması + 10.000/Üniversiteye Yerleştirme Sınavı Sıralaması 3,0 veya Ağırlıklı Mezuniyet Ortalaması + 10.000/Üniversiteye Yerleştirme Sınavı Sıralaması 3,20 olmak.

3- Alanında yüksek lisans yapmış adaylar için Ağırlıklı Mezuniyet Ortalaması; Lisans Mezuniyet Ortalamasının % 80'i ile Yüksek Lisans Mezuniyet Ortalamasının % 20'sinin toplamıdır (100'lük sistemdeki notlar, Yükseköğretim Kurulunun yayınlamış olduğu "4'lük Sistemdeki Notların 100'lük Sistemdeki Karşılıkları Tablosu" esas alınarak 4'lük sisteme dönüştürülecektir).

4- Üniversite lisans öğrenimini, süresi içinde ya da normal öğrenim süresinden en fazla bir eğitim - öğretim yılı gecikmeli bitirmiş olmak (herhangi bir nedenle kayıt dondurulmuş olup da belgelenmesi halinde kayıt dondurulan süre hesaba katılmayacaktır).

5- Yabancı dille ilgili olarak da giriş aşamasında; Resmi dili İngilizce olan bir ülkede; lisans, yüksek lisans veya doktora derecesi almış olanlar ile o ülkede en az üç yıl süreyle mesleğini uygulamış olanlardan İngilizce yeterlilik koşulu aranmaz. Yine lisans öğrenimleri sırasında Türkçe ve İnkılap Tarihi gibi asıl alanla ilgili olmayan dersler dışındaki tüm derslerinin %100'ünü İngilizce aldığını belgeleyen adaylar bu koşuldan muaf tutulmaktadır.

Bu şartları yerine getiren en fazla beş katı aday mülakata alınmakta ve mülakat neticesinde de başarılı olan aday sınavı kazanmaktadır. Sizce bu yöntem KPSS'den daha az mı etkilidir? 

Ahmet Ünlü'nün yazısı
Yeni Şafak
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.