Aylık Kavramı Hala Memurun Aleyhine Mi Uygulanmaya Devam Ediyor?
Kamuajans.com - Aylık kavramından bahsedildiğinde ilgili personelin gösterge ve ek göstergesinin toplamının memur maaş katsayısı ile çarpımından oluşan tutar anlaşılmalıdır. Nitekim en yüksek devlet memuru aylığı denilince de "Başbakanlık Müsteşarı"nın gösterge ve ek göstergesinin toplamı olan 1500+8000 = 9500.

Buradan da 9500*0,093259=885,96 TL anlaşılmakta ve uygulama da bu yönde yapılmaktadır.

Aylık kavramının memurlara ödenen zam, tazminat ve diğer ödemeleri kapsamadığı bilindiği için yapılan bazı kanuni düzenlemelerde 657 sayılı Kanun'da geçen aylık kavramının yanında diğer her türlü ödemeler veya zam ve tazminatlar gibi kavramlara yer verildiği görülmektedir. Yani aylık kavramının içerisine gösterge ve ek göstergenin dışındaki ödemeler girmemektedir.

Aylık kavramı memurun lehine veya aleyhine uygulanırken değişmektedir

Memura yapılan ödemelerde aylık kavramının içerisine gösterge ve ek göstergesi dikkate alınırken aleyhine olan durumlarda ise memura yapılan bütün ödemelerin esas alınması benimsenmektedir. Bu durumu örnekle açıklamak gerekirse; Vekalet aylığı ödemesinde gösterge ve ek gösterge esas alınmaktadır.

Yine 657 sayılı Kanun'un 121. maddesinde yer alan; "Üstün başarı belgesi verilenlere, merkezde bağlı veya ilgili bakan ve illerde valiler tarafından uygun görülmesi halinde en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil) % 200'üne kadar ödül verilebilir" ifadesindeki aylık kavramına gösterge ve ek gösterge ilave edilerek hesaplama yapılmaktadır. Konuyu uzatmamak için daha fazla örneğe yer vermeye gerek olmadığını düşünüyoruz.

Memurun aleyhine olan aylıktan kesme cezasında ise aylık kavramına memura ödenen bütün unsurların yani taban aylık, kıdem aylık, zamlar ve tazminatların dahil edildiğini görüyoruz. Halbuki kanunda geçen ifade aynen şudur: "Aylıktan kesme: Memurun, brüt aylığından 1/30 - 1/8 arasında kesinti yapılmasıdır."

Memurun cezalandırıldığı durumlarda aylık kavramına böyle bir gizem oluşturulmasını anlamak mümkün değildir. Çünkü, kavram aynı kavramdır. Sorunun kaynağında ise tartışmalı konuların mevzuat düzenlemesi yerine görüşlerle çözülmeye çalışılması yatmaktadır. Halbuki memurun cezalandırılmasında daha müşfik ödüllendirilmesinde ise daha cömert bir yol seçilmesi gerekirdi.

666 sayılı KHK ile getirilen düzenlemede ödemelerin farklı unsurlar üzerinden yapılması ise konuyu daha farklı bir boyuta taşımıştır. Dolayısıyla bu konunun mevzuat değişikliği ile açıklığa kavuşturulmasının yerinde olacağını düşünüyoruz.

Uygulama nasıl olmalıdır?

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 43'üncü maddesinin değişik (B) bendinde; "Bu kanuna tabi kurumların kadrolarında bulunan personelin aylıkları, hizmet sınıfları, görev türleri ve aylık alınan dereceler dikkate alınarak bu kanuna ekli (I) ve (II) sayılı cetvelde gösterilen ek gösterge rakamlarının eklenmesi suretiyle hesaplanır" hükmü yer almaktadır.

Danıştay Beşinci Dairesi'nin E:1987/ 2391, K: 1989/338 sayılı kararında ise aylık ücret kavramının, gösterge (ek gösterge dahil) rakamlarının genel bütçe kanununda o yıl için tespit edilen katsayı ile çarpılması sonucunda bulunacak miktarı ifade ettiği belirtilmektedir.

Dolayısıyla yukarıda yer verilen açıklamalar uyarınca; Aylıktan kesme cezasına devlet memurunun gösterge ve ek göstergesinin aylık katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak brüt tutardan disiplin cezasında öngörülen oranda kesinti yapılmasıdır.

Diğer yandan, Açıklamalı 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu kitabında (N. Kardoğan, S. Kahramanoğlu, M. Ünver, s.240) brüt aylık kavramından aylık gösterge ve ek gösterge rakamlarının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımından oluşan tutarın anlaşılması gerektiği belirtilmiştir. Dolayısıyla uygulamanın yeniden gözden geçirilmesinin yararlı olacağını düşünüyoruz. Aksi takdirde ödülde farklı, cezada farklı bir uygulama gibi garip bir durum ortaya çıkar.

Bu konuda Devlet Personel Başkanlığı'nın görüşü nedir?

Aylık kavramının Devlet Personel Başkanlığı görüşlerinde de yukarıda yapmış olduğumuz açıklamalar çerçevesinde olduğu görülmektedir. Nitekim bu başkanlığın 14.06.2013 tarihli ve 9600 sayılı görüşünde 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye tabi memur ve sözleşmeli personel hakkında yapılan disiplin soruşturmaları sonucu verilen aylıktan kesme cezasına konu olan aylığın nelerden oluştuğu sorusuna verilen cevaplarda şu ifadelere yer verilmiştir; Diplin soruşturmaları sonucu verilen aylıktan kesme cezasına esas olan tutarın, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki I sayılı cetvele tabi devlet memurları için gösterge ve ek gösterge rakamı toplamının bütçe kanunlarıyla tespit edilen katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak brüt tutardan, II sayılı cetvele tabi sözleşmeli personel içinse brüt sözleşme ücretinden oluşması gerekmekte olup, bu miktar üzerinden disiplin cezasında öngörülen oranda kesinti yapılması gerektiği belirtilmiştir.

KİT'lere hangi unvanla geçebilirim?

657 sayılı Kanun'a tabi GİH sınıfında bir memurum, 399 sayılı KHK'ye tabi bir KİT'e mühendis olarak atanmama dair yazı bakanlıkta beklemekte ve ilgili bakanlık istifa ederek sınavsız geçişin mümkün olduğunu fakat memursam memur olarak geçebileceğimi yani mühendis olarak atanamayacağımı belirtiyor. Yapılan uygulama doğru mudur?

Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelik hükümleri gereğince, özelleştirme kapsam ve programında bulunan kuruluşlar da dahil olmak üzere kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıklarına ait memur kadroları ile sözleşmeli personel pozisyonları görevde yükselme kapsamında yer aldığı için memur unvanlı kadrodan KİT'lerdeki mühendis unvanlı pozisyona açıktan atanmanız mümkün değildir. Ancak, bulunduğunuz unvanla açıktan atanıp bilahare unvan değişikliği sınavı ile mühendis pozisyonuna atanabilirsiniz. İlgili kurumun yapmış olduğu uygulamanın doğru olduğunu düşünüyoruz.

Ahmet Ünlü 
Yeni Şafak
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.