Herkesin kendi penceresinden bakarak, kendi açısından değerlendirmeye tabi tuttuğu okul müdürleri doğal olarak herkese göre farklı nitelendirilmektedir. Halihazırda görülen, yaşanan ve bilinen algılar üzerinden empati yaparak hangi müdür iyi müdürdür, hangi müdür kötü müdürdür? Sorusuna cevap aramaya çalıştık. Okuyun siz karar verin…

Devlete göre her ne kadar onarım için ödenek ayrılmış olsa da okulun bütün onarımlarını, kırığını, çıkığını, akarını kokarını ve okulun bilumum inşaat iş ve işlemlerini bulup buluşturup bir şekilde yaptıran müdür iyi müdürdür. Ama bunlar için devletten ödenek para vesaire isteyen, hatta aklından geçirip bekleyen, dahası bu konuda bir de fikir yürüten müdür kötü müdürdür (?) Okuluna hizmetli istihdam eden, hatta okulun kapısına bir de güvenlik görevlisi diken; onların maaşını bir şekilde bulup buluşturup ödeyen, sigortalarını aksatmadan zamanında ödeyen, iş güvenliği ile ilgili tüm sorumlulukların kendi üzerinde olduğunu bilerek her ne kadar bu konuda da bütçe ayrılmış olsa da işveren vekili olarak bizzat kendisi ödeyen ve gerekli olan her şeyi yapan okul müdürü iyi müdürdür. Ama bunların karşılığında ödenek, para, vesaire bekleyen, hatta kayıt dönemlerinde bağış kabul eden, diğer zamanlarda da velileri rahatsız edecek nitelikte bir üslupla bağış isteyen, müdür kötü ve beceriksiz müdürdür (?)

Yukarıdan gelen ve hatta bazen okunmadan ve üzerinde kafa yormadan paraf görevi yapılarak elinde hayat bulsun diye okullara havale edilen yazıları yanlış yahut saçma bile olsa sormadan, sorgulamadan harfiyyen uygulayan, zamanında yetiştiren, üstlerini yukarıya karşı mahcup etmeyen ve uyguladığını münasip bir yöntemle bir de tekmil veren müdür en ala müdürdür. Ama yazıları düşünerek okuyan, anlamaya çalışan, soru soran, sorgulayan, yanlışları, çelişkileri ve yasal duruma aykırı olanları tespit eden, yukarıya soru ve görüş soran, uygulama için para pul gerekmesi halinde çaktırmadan bir şekilde halletmeyen, yasak dahi olsa bir şekilde o işi çözmeyen müdür zaten beceriksiz müdürdür (?)

İlçedeki özel ve hassas dengeler gözetilerek gizlice dağıtılan iş kur ve hizmet alımı personelinden payına düşene şükreden müdür uyumlu ve uslu müdürdür. Ama ilçedeki hassas dengeleri öğrenmeye çalışan, üzerinde kafa yoran, hangi okulda kaç tane kodrolu hizmetli var, kaç derslik var, kaç hizmetli verilmiş, parası olan ve normalde işkur personeli verilmemesi gereken anaokullarına hizmetli verilmiş mi verilmemiş mi, hangi okulun mahallesinde kimin ağırlığı sayesinde kaç tane hizmetli alınmış ve benzeri tehlikeli soruları aklından bile geçiren müdür tehlikeli müdürdür (?)

Devletin evrak ve diğer bilumum eşyalarını istenmesi halinde kendi özel arabası ile en hızlı bir şekilde yetiştiren, hatta kendi özel arabasını yerine göre devletin işlerine bir nevi tahsis eden, her memurun kendi iş alanıyla ilgili kurduğu whatsapp gruplarını anlık takip eden, paylaşımlarla ilgili soru sormayan, sorgulamayan, cevap yazmayan, her memurun isteğine anında cevap veren, gel deyince ilçeye koşarak gelen, git deyince arkasına bakmadan giden, öğrenci ile veli ile hatta öğretmenle ilçeyi muhatap etmeyen müdür gerçekten çalışkan müdürdür. Ama ilçeye gelmesi gerektiğinde hala eğitimle, öğrenciyle, veli ile meşgul olmaya devam edip geciken, kendi özel arabasını devletin işlerinden esirgeyen, çoluğunun çocuğunun rızkından kesip yollara saçmaktan imtina eden, whatsapp grupları kurallarına uymayan müdür, tembel ve kötü müdürdür böyle biline (?)

Eğitimle ilgili olsun ya da olmasın ilçede yapılan tüm devlet toplantılarına figüranlık eden, kalabalık oluşturan, arka sıralardaki koltukları dolduran, muhtarların hizasından geride oturan, gerekirse sonradan gelen vatandaşlarımıza kalkıp yer veren, ses sistemi falan bozulursa yerinden fırlayıp tamir eden, konuşmacıları alkışlayan, soru sormayan, olup biteni sorgulamayan, protokole yakın olmak için gizli ve nazikçe bir yarış sergileyen ve protokol üyelerini makam arabasına kadar kalabalık bir heyetle yolcu eden müdürler ilçenin eşrafını oluşturan müdürlerdir. Ama figüranlık görevini yapma konusunda tereddüt gösteren, çekingenlik sergileyen, “ne işimiz var bizim eğitimle ilgili olmayan bu toplantıda vb.” cümleleri dudak okumasına yakalattıran, izzeti vakar meselesi yaparak mevcut rolünden çıkıp sağa sola kaçmak gibi bir çeşit protesto halinde olan, her toplantıyı kendi evsahipliğinde kabul edip misafirperverlik yapmayan, vedahi protokole şirinlik yapmayan, toplantı boyunca yüzünden tebessümü eksik eden ve nihayet protokolü uğurlama mangasında yerini almayan müdürler asi ruhlu, yaramaz ve sorun çıkaran müdürlerdir (?)

Öğretmenlerin penceresinden bakıldığında ise devletin mevzuatını şöyle elinin tersiyle bir kenara itip idareyi maslahatı gözeterek adı üzerinde vaziyeti idare eden, öğretmenlerin her istediğine amasız fakatsız evet diyen, yetkisi olmadığı halde işi olan her öğretmene mutlak suretle izin veren, ekders kesintisi nedir bilmeyen, ders programını ve nöbet çizelgesini öğretmenlere yaptıran, emir cümleleri kurmayan, mevzuat nedir bilmeyip sınırsız inisiyatif kullanabilen, sabahları kapının önünde beklemeyen, koridorlara hiç çıkmayan, öğretmen odasının yolunu bilmeyen, mümkünse öğretmenlerin okulda hiç görmediği müdür ideal ve iyi müdürdür. Ama öğretmenlere mevzuatı hatırlatan, dersine geç giren öğretmene görevini hatırlatan, nöbet mahallinde kalorifer peteğine yaslanıp sosyal medyada sörf yapan öğretmenleri rahatsız eden, ders denetimleri yaparak sınıfın mahremiyetini ihlal eden, ekdersleri zamanında yapmayan veya bir kuruş eksik yapan, öğretmenin görevine ilişkin kusurlarını görmezden gelmeyen, velilerden gelecek şikayetleri engellemeyen, öğrencileri susturup öğretmene yardımcı olmayan, öğretmenin yaptığı her etkinliğe lojistik destek vermeyen ve nihayet öğretmen rapor patlattığında yerine derse girmeyen müdür gerçek müdür değildir. (?)

Velilere göre ise okula gelen velileri kapıda güler yüzle karşılayan, okulun girişine velilerin oturması için şaşalı bir yer hazırlayan, odasına gelen velilere Türk kahvesi ikram edip sonrasında fal baktıran, öğretmenlerle yaşanan sorunlarda öğretmeni odasına çağırıp velinin huzurunda azarlayan, öğrencileri velinin istediği sınıfa ve istediği öğretmene veren, bağış falan istemeyen, yardımcı kitap, deneme, kılık kıyafet gibi masraf çıkaran bir talepte bulunmayan, telefon numarası mahalledeki herkes tarafından bilinen ve arandığında 7/24 cevap veren, veliyi okula gelme zahmetine sokmayan müdür iyi müdürdür. Ancak veliyi okula sokmayan, sınıfa girmesini engelleyen, katlarda dolaşmasına mani olan, öğrencileri bedava götürüp il içi ve ildışında gezdirmeyen, devlet büyüklerinden bir vesile ile randevu alıp nezaket ziyaretleri münasebetiyle velilerle birlikte gazete sayfalarında boy göstermeyen ve nihayet halkın içinde yaşayıp şivesiyle konuşmayan müdür bizden değildir.

Sendikalara gelince fazla söze ne hacet “bizden olan müdür” iyi müdürdür. Ancak bizden olup da demokratik kültür, meşveret, istişare, ortak akıl, orta yol, hak hukuk vesaire gibi gerçek hayatta karşılığı olmayan içi boş kavramlardan! bir türlü vazgeçmeyen ve nihayet konjoktorel davranmayı beceremeyen müdürler, üzerinde düşünülmesi gereken müdürlerdir.

Sonuç olarak, maddi ve manevi olarak tarihinin en kötü ve en dezavantajlı durumunu yaşadıkları halde ve bir istifa dilekçesi ile bütün bu cendereden kurtulup herkes gibi rahata kavuşma imkanı olduğu halde, her türlü olumsuzluğa rağmen, elini taşın altına koyarak, yokluk içinde okulun tüm sorumluluğunu sırtında taşımaya gönüllü olan ve bu milletin geleceğine hizmet eden okul müdürleri bu ülke için tartışmasız iyidir. Ancak “okulu müdür yönetir” sözü gereği asli unsur kendisinin olduğunun farkında olmayan, diğerlerinin yardımcı unsurlar olmalarından kaynaklı müdüre yardımcı olabildikleri ölçüde değer kazanabileceği gerçeğinin idrakinde olmayan, bu sözün ağırlığına uygun davranmayıp makamı küçük düşürecek nitelikte gereğinden fazla eğilip bükülen müdürlerin geleceğimiz olan bu asil milletin çocuklarına yaraşır bir rol modeli olmaları gerektiğini düşünüyorum.

Ve nihayet imkansızlık içinde mucize yaratması beklenen okul müdürlerinin hangi zorluklarla ne yaşadığını bilmeden, onları sadece kendi çıkarı ile değerlendiren ve onlara şaşı bakan kem gözlerin baktıkları aynayı değiştirmelerini tavsiye ederim nokta.

17.12.2017

Cafer GÜZEL
Lider Eğitimci Yazarlar Derneği
KamuAjans.com - Özel Haber
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Misafir Avatar
Ali veli tuka 11 ay önce

Siyasetin tarikatların sendikaların eğitimin hatta toplumun bütün kılcal damarlarına kadar inip hükmettiği günümüzde kim eğilmeden bükülmeden nasıl müdür olacak. Sorun burda müdürlerdemi sistemdemi. iyi analiz etmek lazım. Kişi müdür olmasa ne olacak. Ortada bir makam var. Mutlaka bir heveslisi çıkar. Öğretmen olmak için sırada bekleyen binlerce insan var. Burada müdürleri değil sistemi ve demokrasi anlayışımızı tartışmamız lazım diye düşünüyom.

Misafir Avatar
orhan 11 ay önce

hocam bu bölümde artışmasız iyidir. Ancak “okulu müdür yönetir” sözü gereği asli unsur kendisinin olduğunun farkında olmayan, diğerlerinin yardımcı unsurlar olmalarından kaynaklı müdüre yardımcı olabildikleri ölçüde değer kazanabileceği gerçeğinin idrakinde olmayan, bu sözün ağırlığına uygun davranmayıp makamı küçük düşürecek nitelikte gereğinden fazla eğilip bükülen müdürlerin geleceğimiz olan bu asil milletin çocuklarına yaraşır bir rol modeli olmaları gerektiğini düşünüyorum.olmaları yerine olmamaları diye yazacaktınız galiba.

Misafir Avatar
müdür 11 ay önce

kapalı odalarda seçilen mülakatçıdan Müdür olamayacağını, ancak okulda sendika temsilcisi olabileceğini tüm Türkiye son yıllarda gördü.hatta aynı sendikanın üyeleri dahil herkes liyakasızlıktan şikayetçi.gelecekte iyi görünmüyor.

Misafir Avatar
Hulusi Bayar 11 ay önce

Bu itibarla müdürlere acilen kadro verilmelidir.

Misafir Avatar
B. Hoca 9 ay önce

Orhan Bey gibi düşünmüştüm. Gerisi gayet güzel ve işin gerçek yüzünü özetlemiş.