Ek ödeme sistemi sağlık çalışanının, en büyük risk altında çalışmalarına, gece gündüz, bayram seyran kesintisiz, çok teknik ve uzun bir eğitim ve tecrübe gerektiren bir iş yapmalarına rağmen, diğer bakanlıklarla karşılaştırmalı maaş hak kaybını karşılamıyor. 

Biraz teknik bir mesele ama, hastanelerin gelirleri 2008 yılından beri adeta sabitlenmişti. Yıl 2020 ilk kez Sağlık Uygulama Tebliği yani SUT’ta % 20 artışa gidildi. Ancak hali hazırda sabit ek ödeme dışında döner sermaye alamayan personel oranı % 90, kalanda ancak eksik halde alabiliyor desem bilmem durumu anlatabilmiş olabilir miyim?

Sanki sağlık personeli maaş üzerine bir de ek ödeme alıyor diye özlük haklarında geri bırakıldılar. En sonunda ek ödeme de alamaz hale gelince 13 yılda ilk kez hastane gelirlerine % 20 zam yapıldı. Bu artış yıllara sarihan kaybolmuş ek ödeme gelirlerini karşılayabilir mi ? Lütfen bir hesaplayın. 

Gece gündüz, bayramda nöbet, icap. Hastalarla yanlış idari bürokrasi arasına sıkışmış sağlık çalışanı artık adeta tehdit altında iş yapar hale gelmiş durumda. Yapanın yaptığı yanında kalan bir hukuk sisteminde suçu engellemek mümkün olabilir mi! İşte sağlık çalışanının başına gelenlerin birkaç nedeni de bunlar.

Bizde bir laf vardır, ’hem etinden, hem sütünden’ istifade edilir haldeler. Dahası özlük hakları ki, o nu anlatmak bir yazı daha yazmayı gerektiriyor. Yani her devlet memuruna öyle ya da böyle gelirlerinde bir artış destekleme sağlanmışken, emekliliğe esas katsayıları da nispi fazla iken şu ödenemeyen ek ödeme sistemi sağlık personelini yıllardır bıktırmış durumda. Bir de hekimler arası dağıtım adaletsizlikleri var. Zira katsayılar hekimlere sorulmuş, görüş alınmış değil. Bilimsel ne ölçüde bir çalışma ile tespit edilmiş? Yani merak ediyoruz. 

Daha çok uzatmadan size bir de Cimer maceramızı anlatayım;

Vatandaş Cimer’e bizi her gün öğleden sonra işe 15 dakika geç başlıyor diye şikayet etmiş Bunun üzerine İlçe Sağlık Müdürlüğü mesai denetimi yapıyor ama şikayet saatinde bile değil. Saat 17:07, 12:15…, bir şikayete 5 denetim. Çok kolayı var, poliklinik defteri diye otomatik kayıt altında bir defter var. Sorumlu idareci olarak istersin, hasta veya yakını doğru söylüyor mu? Söylemiyor mu ? Meydana çıkar. Yani bir tek bu şekilde değil çok başka şekillerde de mobing yapılıyor. Çalışan yaptığı işten bıktırılıyor. Cimer’e yapılan şikayetlerin önemli bir bölümü ya asılsız ya da yanlış ve mantıksız ama hepsi hekimlerden savunma istemeye sebep oluyor. Mesela günlük ortalama 150 polikliniği olan bir Deri ve Zührevi Hastalıklar uzmanı aynı gün bir hasta tarafından bana sıra verilmedi diye şikayet edilirken diğer bir hasta doktor fazla döner sermaye almak istediği için her hastayı kabul ediyor diye şikayet ediliyor. Ve bu iki şikayet aynı gün doktora soruluyor yazılı açıklama isteniyor. Şaka gibi değil mi! Halbuki bu sorular sorulmadan önce durum araştırılamaz mıydı !? Siz hiç hatalı karar verdiği için ceza alan hakim savcı gördünüz mü ? Peki başka bir meslek ? Ama sağlık çalışanı hata yapamaz hata yaparsa başına gelmedik kalmaz. Hata yapmasa da hatalı gibi değerlendirilip saldırıya da uğrar. Ama kimsenin hatası başkasına mal edilemez. Yani birkaç hadsiz alçak, sağlık personeline saldırdı diye insanımız suçlanamaz. 

Sars’tan Corona’dan ilk ölen hekimlerdi. Her salgında bu kadar hastaya bakamıyoruz demez bakarlar. Ben mesela tek başıma üstelik tüm acil vakalarla birlikte hiç durmadan yaklaşık 9 saatte 322 civarında hasta bakmıştım. Hasta başı 100 saniye ayırarak ve hata yapmadan. Kimse bana yardım da edemezdi. İşte bizim hikayemiz. Sağlıklı mutlu günler dileklerimizle.

Adil Kurban
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Misafir Avatar
saglıkçılar 4 hafta önce

insanların büyük bir çoğunluğunun panik halinde olduğu, marketleri boşaltıp erzak dopladığı hapşıran bir insan gördüğünde radyasyona maruz kalmış gibi davrandığı bu zor günlerde hastanede servislerde olan başta hemşirler, sağlık memurları erkek hemşirelere ve tüm sağlık çalışanlarına selam olsun.

herkesin kaçtığı bir seyi o kolidorda serviste durup beklemek gerçekten sağlam bir cesaret ister. her an ölüm riskiyle bulaşma tehlikesiyle iç içe olan çalışan ölürsem ne olacak aileme çocuklarıma demeden düşünmeden çalışan sağlıkçıların hakkı ödenmez

toplumsal bütün olaylarda depremde ,selde çığda savaşta darbede salgın ve bulaşıcı hastalıklarda herzaman ailesini bırakıp göreve ,hastanelere koşan tüm sağlık çalışanlarına selam olsun

herzaman şiddete maruz kaldığı halde doktoru hemşiresi sağlık memuru olsun görevini yapan gece gündüz haftasonu bayramı yaz tatili kış tatili olmayan hastasını tedavi eden birebir ilgilenen sağlıkçılara selam olsun

kamuda denklerinden daha düşük maaşı alan