Sevgili günlük bu gün tarihlerden 13 eylül 2018. Yıllar önce ortaokul sıralarında tanışmıştım seninle hatırlarsın. O zaman daha teknolojiyi etkin olarak kullanamıyorduk ve küçük defterlere yazıyorduk yazılarımızı. Herkesin okuyabileceği çokta sır olmayan düşüncelerimiz ile yazmanın önemini pek bilmesek de yazıyorduk işte. Evet sevgili günlüğüm bu gün kitap okumanın ve yazı yazmanın öneminden birazda olsa bahsetmeye çalışacağım. Ve hedefim bu metin yazısını 300 kelime üzerine çıkarmak. Neden mi biraz sonra bahsedeceğim.

Teknolojinin sırlarına vakıf olmaya başlayan beyinler neresi olursa olsun bir şeyler üretmeye başladılar. Ve bu verileri geliştirdikleri sistemler ile hızla çevrelerine aktarmaya başladılar. Google mesela. İki genci üzerinde uğraştığı proje ne hale geldi. Google ile yatar, Google ile kalkar olduk. Aklımıza ne geliyorsa ona danışıyoruz. Buraya nereden geldiğimi merak ediyorsun değil mi? Kitap okumanın ve yazı yazmanın öneminden bahsetmeye çalışıyorum. O genç beyinlerde bilgi olmasaydı asla o proje çıkmayacaktı ortaya. Öyle ki tüm üretilmiş yazıları kendisinde barındırmak istiyor. Ve yeni metinleri çok seviyor.

Bu yazıyı 300 kelime yazacağımı söylemiştim ama çoktan geçecek galiba. Çünkü günlüğüm ile hasbihal etmek gayet güzel. İlkokul yıllarında başlayan yazma merakının ilerleyen yıllarda çok güzel sonuçlar vereceğini düşünüyorum. Çünkü bir başka yazımda dünyayı kelimelerin yönettiğini söylemiştim. Son dakika haberleri ile ordan oraya savrulmamız ondandır. Neden mi 300 kelime? Çünkü arama motorları belirli bir kelime sayısı üzerindeki metinleri önemsiyor. Aklınızda olsun basın bülteni, ürün tanıtım yazısı, konuşma metni gibi yazılar hazırlarken belirli bir sayı kelime çıkarmaya özen gösterin.

Yazmak mı? En kolay olanı. Bir yazarımız ilk cümlenin ardına diğer cümleleri ekledikçe gerisinin geleceğini söylüyordu. Bu yazıda olduğu gibi. Durmadan vuruyorum klavyenin tuşlarına ve kelimeler bir biri ardına diziliyor. Üstelik geri silme tuşu da var. Düşünsene birde daktilo ile yazdığımı. Aman Allah’ım.

Sevgili günlüğüm üniversite yıllarımda yazı yazabilmek için en büyük dileğim bir daktilomun olması idi. Çünkü daha ucuzdu ve bir yazma aracı idi. Mezun olduktan sonra aldığım bilgisayar ile hayatım değişti diyebilirim. On binlerce kelime kağıt ile buluşmasa da bilgisayarım ile buluşuyordu artık. Dostlarımın kitap beklentisi ise olmayacak gibi. Çünkü yazmanın ölçüsü kitap çıkarmak değil günümüzde. E ile başlayan devasa dijital gelişmelerin olduğu bir çağda yaşıyoruz artık. Daha dün e-reçete diye bir sistemin tanıtımı vardı haberlerde. Sağlık sisteminin kullandığı çok güzel faydalı bir proje.

Ve sevgili günlüğüm 300 kelimeyi çoktan geçtik. Durmalıyım artık. Hızla akan zamanda kısa metinlerin daha anlaşılır olacağını düşünüyorum. Dikkat edersen köşe yarları da 300 500 kelime ile yazılarını tamama erdiriyorlar. Çünkü az metinle çok şey anlatmak gerekiyor. Velhasıl günlüğüm, yazmalı yazmalı yazmalıyız. İlkokuldan ortaokula geçen öğrencilerimiz yazmanın keyfini hissederek bir üst okula geçmeli. Çünkü çok meraklılar ve çok şey öğreniyor. Öğrendiklerini yazmalılar ki kodlama ile ortaya çıkardıkları eserlerde o güzel düşünceler bir güneş gibi parlasın.

Sevgili günlüğüm yazmak istiyorum ama artık yeter. Beni sabır ile takip eden okuyucularım var ise ve olumlu yorumlar gelirse yazmanın önemine ve teknolojiye etkisine dair faydalı olabilecek bir yazı daha yazabilirim.

Selam ve saygılarımla.

www.fatihbircan.com
Fatih Bircan / Eğitimci Yazar
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Misafir Avatar
ömer 1 hafta önce

Güzelde önce okumak gerekiyor gibi.