Yalanın Dünyevi Hükmü Ve Uhrevi Cezası

Şöyle rivâyet olunmuştur: (Bir kere) Nebî (s.a.v.) (Ashâb’a) üç def’a: - Büyük günahların en büyüğünü size bildireyim mi? buyurdu. Ashâb: - Evet bildir, yâ Resûlullah! dediler. Resûlullah (s.a.v.): - Allah’a şirktir, anaya babaya ezâdır, buyurdu. (Sonra) dayanmakta iken doğrulup oturdu. Hemen: - İyi dinleyin, bir de: yalan yere şehâdettir, buyurdu. Resûlullah bu sözü durmayıp tekrâr ediyordu. (Buhâri, Şehadet, 10; Müslim, İman , 143)

Resûl-i Ekrem (s.a.v.) gördüğü bir rüyayı naklederken, şöyle gördüğünü söylemiştir. «...Arka üstü yatmış bir adamın yanına geldik, diğer bir adam da ayakta duruyordu. Elinde demirden çatal bir kanca vardı. Ayaktaki adam bu kancayı arka üstü yatan adamın ağzının bir tarafından kafasına kadar sokuyor ve ağzının bu kısmını parçalıyordu. Sonra ağzının diğer tarafını da böyle yırtıyordu. Bu ara ağzının önce tahrip edilen kısmı iyi olmuş bulunuyordu. Bu defa yine buraya dönüyor, kancayı sokup parçalıyordu. Bu hal Kıyâmet gününe kadar böyle devam edecektir. Meleklere: Bu adam kimdir dedim. Melekler: O sabahleyin erkenden evinden çıkardı. Öyle yalan uydururdu ki, âfakı kaplardı dediler.»

Allah’ın Resûlü (s.a.v.) şöyle buyurdu:«Hıyanet ve yalan müstesnâ, mü’min her şeye istidatlı bir tabiatta yaratılmıştır.»

Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:«Aman ashabım, zandan (sebepsiz ithamdan) çekinin. Çünkü zan ile itham, sözlerin yalanı çok olanıdır.»

(İmâm Zehebi, Büyük Günahlar, s. 113)


30 Rebiul'ahir 1438, Mevlâna Takvimi  

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.