Kısa ve Uzun En Duygusal 10 (ON) Kasım Şiirleri
Kamuajans.com - 10 Kasım günü Anıtkabir ziyaret edilmekte, başkent Ankara'da resmi tören yapılmaktadır. Türkiye'nin genelinde de yas tutulmaktadır. Her yıl 10 Kasım günü, saat 09:05'te trafikteki arabalar durur ve 4 dakika korna çalarak anma etkinliklerine destek verirler. Ayrıca, tüm bayraklar 10 Kasım günü yarıya indirilir. Bu hüzünlü günde Mustafa Kemal Atatürk'ü şiirler ile anmak çok yerinde bir davranış olacaktır. İşte en güzel ve özel 10 Kasım şiirleri...

10 KASIM TÜRKÜSÜ


Atatürk! Anıtkabir devrimlerini söyler,
Bozkır ovalarına, Erciyes'e Ağrı'ya,
Ulusun egemen olduğunu
Özgür olduğunu
Haykıracağım haykıracağım işte,
Senin sustuğunca!

Yolunda yürüyeceğim Atatürk; 
Ana baba oğul kız, 
Dere tepe bucak köy, 
Yeryüzü yaşamalarımla değil 
Oralarda, Senin gittigince!

Atatürk, taşıyacağım
Çanakkale'de, Sakarya'da, Çankaya'da, al al,
Senin taşıdığını;
Yurdun gök ülküsü
Dalgalanırken,
Senin bayrağını yücelteceğim.
Senin çıktığınca.
                  F. Hüsnü DAĞLARCA

ATATÜRK


Sen Atatürk'ü tanımazsın çocuğum 
Ne insandı O, ne insandı. 
İzmir'e gelişini görseydin. 
Ne şanlıydı O, ne şanlıydı.

Benzerdi sana, bana 
Bizim gibiydi eli, ayağı 
Ama bir yol baksaydın yüzüne. 
İçin sevgisiyle dolardı.

Vapura biniyorsak dilediğimizde, 
Sokakta geziyorsak hür, 
İyi bak dört yana, 
Atatürk'ün aklı görünür.

Arı Türkçe konuşuyorsak, 
Türkçe düşünüyorsak bugün, 
Her işimizde O'nun gücü. 
Büyük öğretmeni Türk'ün.

Halkımızın arasında, halktan, 
Davul vurur dengi dengine. 
Dünya rastlamış mıdır? 
Atatürk'ün dengine.
                     N. Ulvi AKGÜN

ATATÜRK'Ü DUYMAK


Ulu rüzgâr esmedikçe 
Yaşamak uyumak gibi. 
Kişi ne zaman dinç; 
Dalgalanırsa bayrak bayrak gibi.

Ne var şu dünyada ekmekten daha aziz? 
Sürdüğün tarlalara sevginle serpildik. 
Ekmek olmak için önce 
Buğday olmak gibi.
Silinir sözcüklerden sen hatıra geldikçe 
Cılız sözler: Uzanmak, yorulmak, durmak gibi. 
Kuvvettir yaptıkların her yeni yetişene 
Her ışık-kaynak gibi.

En yakınlar zamanla yüzyıllarca uzak gibi,
Bir sen varsın kalacak, bir sen ölümsüz, 
Daha da yakınsın, daha da sıcak
Bıraktığın toprak gibi.

Kaç Türk var şu dünyada, bir o kadar susuz, 
Hepsinin gönlünde sen, bir pınar bulmak gibi,
Ancak senin havanda sağlıklar esenlikler:
Olmaya devlet cihanda Atatürk'ü duymak gibi.
                                                   Behçet NECATİGİL

ATATÜRK GÜLÜMSEDİ


Atatürk gülümsedi öğretmenim 
Siz sınıfa girince 
Dağıldı kara bulutlar
Açıldı gonca.

Baktı ki okul yenidir 
Siz yenisiniz düşünceler yeni 
Atatürk gülümsedi öğretmenim 
Saklayamadı sevincini.

Baktı ki gençsiniz bilgili 
Eğitiyorsunuz yolunca yöntemince 
Atatürk gülümsedi öğretmenim 
Sevindi onca.

Baktı ki karışmış aramıza
Çiziyorsunuz yolu
Atatürk gülümsedi öğretmenim
Gözleri dolu dolu.
Anlaşılan bütün yaz 
Atatürk gözünü kırpmamış 
Çünkü boşmuş sıralar 
Çünkü harf okunmamış.
.............................

Ama baktı ki gün doğmuş 
Bir koşu varmışız okula 
Özlemle açılmış kitaplar 
Bir iştah kızda oğlanda.

Baktı ki zil çalmış sınıfa girmişsiniz 
Bütün bakışlar sizde 
Günaydın demiş derse başlıyorsunuz 
Sımsıcak bir sevgi gözlerinizde

Baktı ki Türkiye'si Türkiye'miz 
Aydınlık ufuklara yürüyor hızla 
Atatürk gülümsedi öğretmenim 
Kürsüde kendini görünce.
                       Talât TEKİN

ATATÜRK YAZAR


Sordum seni;
Dağına, taşına Türkiye'min,
Herkes kendinden emin,
Yükseldi gür sesler;
Umutlar, sevgiler:
O biziz, O bizleriz.
Hepimiz bir parçayız
Atatürk'ten,
Bütün doğa,
Atatürk'ü anar,
Atatürk'ü şaşar.
Herşeydir OTürkiyem'de.
Göller, ırmaklar, ormanlar.
İmza imza Atatürk yazar.
                    M. Vasfi SARAL

ATATÜRK'Ü GÖRDÜM DÜŞÜMDE


Sizler yaşadıkça çocuklarım 
Ben de yaşıyorum demek, 
İşte aranızdayım Ahmetler, Mehmetler'le, 
Sizler yaşadıkça çocuklarım
Elele 
Yanınızdayım

Sizler yaşadıkça çocuklarım
Daha ferah içim,
Gök daha geniş denizler daha geniş,
Vatan ya vatan,
Vatan sonsuzluktan gelmiş
Sonsuzluğa açılan yol
Vatan siz.

Sizler yaşadıkça çocuklarım
Bilin ki
Ben de yaşarım,
Bir sevinç düştü mü içinize
Bir keder düştü mü içinize
Bilin ki
Aranızda ben varım.
                 A. Rıza ERGÜVEN

BİR TUTKUDUR MUSTAFA KEMAL


Bir Tutkudur Mustafa Kemal; 
Nice sevdalara değişilmeyen. 
Yitirilmiş Kasımlarda açan umuttur, 
Bir baştır, vazgeçilmeyen...

Bir Türküdür Mustafa Kemal; 
Suskun ağızlarda söyleşir, durur. 
Çaltıburnu'nda gözetir denizi. 
Köroğlu'nda bağdaş kurup oturur...

Bir İnançtır Mustafa Kemal; 
Yurdun dört yönünde, bir çağdır yaşayan. 
Sarmış kollarıyla, çepçevre ulusu. 
Sakarya boylarından Akdeniz'e taşıyan...

Bir Anlamdır Mustafa Kemal; 
Belkahve'den dürbünüyle seyrediyor İzmir'i. 
Özgürlük diyor, al atının üstünde, 
Kırıyor kılıcıyla, tutsak eden zinciri...

Bir Bayraktır Mustafa Kemal; 
Çekilmiş kalelere, rüzgârda dalgalanan. 
Bozkırın bağrında yol alan kağnılara, 
Işık tutan, güç veren, yol bulan...
                        Y.Doğan ERGENELİ

KURTULUŞ ÖNCÜLERİ İÇİN


Yan yana iki çocuk görsem 
İşte Atatürk diyorum 
Özgürlüğün toprağı uyanıyor 
İçin için seviniyorum.

Koşuşan iki öğrenci görsem 
İçimin güneşi ısınıyor
Yürüyen bir bakış gibi 
Mustafa Kemal geliyor.

Kol kola iki işçi görsem 
Ekmeğim çoğalıyor birden 
Bir ışık düşüyor ortalığa 
İşte Atatürk diyorum.

İşte Atatürk diyorum 
İlk kuruluş öncüleri 
Bir gül çağrısında hepsi 
Bize uzanmış elleri.
                      Mehmet KIYAT

MUSTAFA KEMAL'LER TÜKENMEZ


Tükenir elbet gökte yıldız, denizde kum tükenir 
Bu vatan bu topraklar cömert 
Kutsal bir ateşim ki ben sönmez 
İnanın Mustafa Kemal'ler tükenmez

Ben de etten kemiktendim elbet 
Ben de bir gün geçecektim elbet 
İki Mustafa Kemal var iyi bilin 
Ben işte o ikincisi sonsuzlukta 
Ruh gibi bir şey görünmez
İnanın Mustafa Kemal'ler tükenmez 

Hep kardeşliğe bolluğa giden yolda 
Bilimin yapıcılığın aydınlığında 
Güzel düşünceler soyut fikirlerde ben 
Evrensel yepyeni buluşlarda 
Geriliği kovmuşum ben dönmez
İnanın Mustafa Kemal'ler tükenmez

Başın mı dertte beni hatırla 
Duy beni en sıkıldığın an 
Baştan sona herşeyiyle bu vatan 
Sakın ağlamasın Kasım'larda Fatih'ler Kanunî'ler ölmez 
İnanın Mustafa Kemal'ler tükenmez
                       Halim YAGCIOGLU

MUSTAFA KEMAL SESLENSE


Yüzyıllar öncesinden
Yüzyıllar sonrasından sesleniyorum size
Ben Mustafa Kemal'im heyy...
Ben Mustafa Kemal'im.
Büyük büyük denizlerim vardır benim
Hürriyeti içmiş dalgalarım.
Hürriyetle kabarmış dalgalarım vardır benim
Ulusumun yarınında sevincim
Ben Mustafa Kemal'im heyy...
Karanlığı deler gözlerim.
Dalgalara binip gelmiş kahraman,
Gökçe gözlerine türküler yaktığımız...
Hâni bir güneş doğmuştu ya Samsun'dan
İşte benim...
Ben...
Mustafa Kemal...
Ölmek yaşamaktır vatan uğrunda
Deyip, öyle girdim savaşa
Komut verdim
Şahlandı cümle vatan
Boğdum kör talihi zindanında.
Bahtı gülen anaları yurdumun
Gökleri, dağları, denizleri
Yarınları, güvenip de uyuduğum
Aslan yeleli ışığı sınırlarımın
Mehmetleri
Tutun ellerinden yüreklerinizin
Sevgilerinizle beni yıkayın.
Yüzyıllar öncesinden
Yüzyıllar sonrasından gelir sesim
Sevdiğim
Bir tanem
Türkiye'lim
Sen varoldukça belli ki
Ben Mustafa Kemal'im.
Sen var oldukça belli ki
Ben Mustafa Kemal'im.
                 B.Kemal ÇAĞLAR

MUSTAFA KEMAL'IN GÖK YAZILARI


Ben Mustafa Kemal, elimde tebeşir, Kocaman,
Mavicek bebelerin, ak kızların,
Taş ninelerin, çatal dedelerin gözleri, kocaman,
Bir 1O Kasım gecesi
Yazıyorum ateşten çağrımı karşınıza:
-Ey Türk gençliği...

Ben Mustafa Kemal, doyamadım haykırmaya,
Şimdi destan ellerimle yazıyorum,
Yeşiline suyun,
Kuşun,
Yelin,
Yaprağın:
"Ne Mutlu Türküm Diyene."

Ben Mustafa Kemal, önümde kırk bin köy,
Kırk bin ovaya karşı bir tek dağ gibiyim
Bayraklarım değerken evren bayraklarına şimdi,
Elimde tebeşir
Yazıyorum kara gecenin üstüne
Yazıyorum armağanımı:
"Övün, Çalış, Güven."
                  F. Hüsnü DAĞLARCA

MUSTAFA KEMAL'E GİDEN YOL


Karşıda bir ışık, bir ümit yolu 
Kollarımı yarına güvenle açacağım, 
Karşıda bir ışık, bir ümit yolu 
Bırakın, Mustafa Kemal'e varacağım.

Ellerimi uzatıyorum, daha ötede 
Son duraktan biraz daha ötede 
Gücümün kuvvetimin kesildiği yerde 
Karşıda Mustafa Kemal'i görüyorum;

Gün geçer devir değişir 
En olmaz istekler biter,
Bir ses bırakmaz kişiyi yerinde
Mustafa Kemal'in sesi, "İleri" der.

Boyuna yeniliğe, ileriye
Boyuna en yüce gerçeklere doğru!
Apaydınlık bir yoldasınız, bakın
Karşıda Mustafa Kemal, Mustafa Kemal yolu

Attığım her adımı biliyorum
Yarın daha güzel, daha aydınlık!
Nasıl durabilirim, Mustafa Kemal sesleniyor
Uzattım ellerimi varıyorum.

Yürüyorum, yılmadan yürüyorum 
-Karşıda bir ışık, bir ümit yolu-
İşte, ışıklar içinde büyüyen
Mustafa Kemal'i görüyorum
                  Mustafa CANPOLAT

MUSTAFA KEMAL'İ DÜŞÜNÜYORUM


Mustafa Kemal'i düşünüyorum; 
Yeleleri alevden al bir ata binmiş 
Aşıyor yüce dağları, engin denizleri, 
Altın saçları dalgalanıyor rüzgârda, 
Işıl ışıl yanıyor mavi gözleri...

Mustafa Kemal'i düşünüyorum; 
Yanmış, yıkılmış savaş meydanlarında 
Destanlar yaratıyor cihanın görmediği 
Arkasından dağ dağ ordular geliyor 
Her askeri Mustafa Kemal gibi.

Mustafa Kemal'i düşünüyorum; 
Gelmiş geçmiş kahramanlara bedel 
Hükmediyor uçsuz bucaksız göklere. 
Al bir ata binmiş yalın kılıç 
Koşuyorlar zaferden zafere...

Mustafa Kemal'i düşünüyorum; 
Ölmemiş bir Kasım sabahı! 
Yine bizimle beraber her yerde. 
Yaşıyor dört köşesinde vatanın 
Yaşıyor damar damar yüreklerde.

Mustafa Kemal'i düşünüyorum: 
Altın saçları dalgalanıyor rüzgârda, 
Mavi gözleri ışıl ışıl görüyorum. 
Uykularıma giriyor her gece. 
Elllerinden öpüyorum.
               Ü.Yaşar OĞUZCAN

ÖĞRETMEN ATATÜRK


Yine derse giriyorsun Samsun kapısından 
Selâmlıyor, seviyor tek öğretmenini 
İl il, köy köy, can can 
Tüm Anavatan.

Hemen başlıyor mutlu ders 
Erzurum'dan
Sonra derinleşiyor volkan-öğütle 
Sivas'taki son oturumdan.

Bütün memleket tek sınıf
Bir yön bayrak, bir yön tan
Öyle bir ödev veriyorsun ki öğretmenim
Süngü-kalemle başlıyoruz Afyon'dan.

Sınıfımız her an kutlu bir savaş 
Öğretiyor, eğitiyorsun Ankara'dan 
Hep birden söylüyoruz özgürlük türkümüzü 
Vatanın uzaklıkları kalkıyor da aradan.

Mavi gözlerin hep barış barış
Mavi yüceliğin hep duman duman
Öyle alev alev bir ders ki
Yanıyor, yanması gerektiğinde her düşman.

Anlatış tadı, kıvam kıvam öz
Son bölüm: İlk hedef, Dumlupınar'dan
Kocatepe, yalnız coğrafya değil
Dağ dağ ateş yağdırıyorsun her damla kandan

Öpüyorsun hepimizi göz göz
Şehitler birinci geldikçe hep destan destan.

Yağmurlaşıyoruz er er Akdeniz'e 
Ektiklerini biçiyorsun İzmir yollarından 
Bir özgür meyva doğuyor Türklüğümüze
Tattırıyorsun utku yemişi utku dallarından.

Öğrenmeye son yok 
Cumhuriyet, bir ders aynı konudan 
Öğrendikçe özleşiyoruz da hep geçiyoruz 
Senin yarattığın vatan-kanıdan.

Anlatıyorsun açık ve seçik 
Yıkılıyor her gölge fikir-kurşundan 
Dövüyorsun her yüreği örsünde devrimlerin
Tümleniyor her eksik, yaratan vuruşundan.

Yaşatarak öğretmek senin elinde
Sonsuz ders, tek hayat, bize bayraktan 
Seni özledikçe bellemek güzel 
Fikir-toprak oldu vatan, gerçek topraktan.

Sor bize her şeyi, konuşsun her öz 
Başlayı versin en zor imtihan 
Özgürlük güneşin ilk cevap, inan 
Ey vatan-sınıfta ey Ata-vatan!..
                           İ. Zeki BURDURLU

RESİM


Her gün,
Enginlerden engin, 
Yücelerden yüce 
Bir duygu sarar bizi, 
Bu sınıfa girince.

Yanda, bir uçtan bir uca
Mavi deniz,
Odanın içinde güneşleri bulunca
Isınırız.

Enginlerin engini deniz olsa 
Deniz ufak!
Yücelerin yücesi güneş olsa 
Güneş küçük!

İlk günü gördük, nerden geldi: 
Duvardaydı 
Denizleri, güneşleri 
Küçülten büyüklük.

Kürsünün üstünde bir resim: 
Gözleri denizlerden mavi 
Bakışları güneşlerden sıcak, 
Dört mevsim 
Kürsünün üstünde: 
Atatürk'ün arkasında al bayrak, 
Kollarını kavuşturmuş göğsünde.

Bu resimle başlar bizim günümüz, 
Karşımızda Atatürk'ü gördükçe, 
Kıvançla dolar, taşar gönlümüz.

Öğretmenimizin kürsüde 
Verdiği dersi 
Dinler bizimle birlikte 
Atatürk'ün resmi.

Çalışkanız, çünkü,
Çalışınca
Bakarız, Atatürk güldü.

Bir yanlışlık yapsak 
Bulutlanır gözleri, 
Anlarız, Atatürk üzüldü.

Gelsek kürsünün dibine 
Görür bizi 
Eğilince.

Kalksak, gitsek gerilere, 
Otursak arkalarda; 
Başımızı kaldırmadan duyarız 
Atatürk orada.

Öteki odalarda
Başka başka resimleri Ata'mın. 
Atatürk'üm, artık ömrüm oldukça 
Bu resimle karşımdasın!
Yok hiç birinde 
Bundaki tılsım, 
Değişen çizgilerle 
Canlı gibi bu resim.

Öyle canlı ki, sanırım, 
Ben de bir gün okulu bitirince 
Uzanan ellerinle 
Okşanacak sırtım.

Öyle canlı ki, sanırım, 
Karanlık bile olsa 
Serpeceğin ışıkla 
Aydınlanır yollarım.

Tıpkı sınıftaki gibi, 
Yapacağım bir işte 
Bu resmindir rehberim 
Kötülüğe uzanırsam 
Çat kaşlarını, 
Tutulsun ellerim.

Tıpkı sınıftaki gibi,
Bütün ömrüm boyunca
Yaptığım bir işte
İyi, doğru oldumsa
Sevincini belli et, 
Gülümse!

Yaprak yaprak dökülürken önümde 
Her yıl, dört mevsim; 
Sınıflar içinde yalnız bu sınıf, 
Resimler içinde yalnız bu resim!
                     Behçet NECATİGİL

SEN VARSIN ATATÜRK'ÜM HER ŞEYİMİZDE


Bu gün yatağımdan hür kalkıyorsam
Ekmeğim ak suyum berraksa,
Ağaçlar çiçek açıyor
Topraklar ısınabiliyorsa,
Sesim gür çıkıyor
Özgür özgür bakabiliyorsam,
Sen varsın gözbebeklerimde
Sen varsın Atatürk'üm sen varsın.

Yazabiliyorsam gönlümce 
Okuyabiliyorsam... 
Kazabiliyorsam toprağımı 
Gün ışığında çapa kürek elde, 
Çalışabiliyorsam gece gündüz 
Ekip biçebiliyorsam dileğimce, 
Sen varsın yüreğimde 
Sen varsın Atatürk'üm sen varsın.
                         M. Esat TOZKOPARAN

KamuAjans.com - Özel Haber
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.