Ömrümde bir kez ilkokulu bitirdiğimde 1 ay kadar annemin teyzesinin evinde köyde kaldım. En son gütmeye çalıştığım ineği ise durduramadığımdan beni tuttuğum ipiyle bayağı bir yerde sürüklemişti. Yani işin özeti iyi bir köylü değilim. Bütün bunlar varken hala akıllanmadığımdan özellikle Türkiye’de yetişmeyen bu tür ürünleri de yetiştireyim diye orta halli bir tarla almaya karar verdim. Tabi orda fiyat, burda arazi bak bayağı bir uğraştıktan sonra benden bayağı para kazandıracağım bir komisyoncu bulmayı başardım. İyi adamdır işini de çok iyi yapıyor, yakınlarımın ifadesiyle benden iyi müşteri de zaten olmaz özet olarak bana iyi bir arazi sattı. Arabam, üstüne de borçlandım arazimi aldım. Gel gelelim arazimin olduğu bölgede susuz tarım yapılıyor, yani yağmur az. Kuyu açıp sulamam lazımdı. Çeşit çeşit kuyu tipleri var. Kuyu açmak yetmiyor birde pompa lazım. Pompa almak yetmiyor bir doğru pompayı almak ayrıca birde sulama sistemini çalıştıracak basıncı verebilecek pompa almak lazım. Bunlardan da önce arazinizi kepçe v.b ile iyice düzelttireceksiniz baştan yapmazsanız diktikleriniz geri sökersiniz. Ama kuyu açtınız şimdi de elektrik lazım. Sulama yapacağım diye önce Tarım Müdürlüğü’ne dilekçe eriyorsunuz, gelip bakıyorlar, en azından konteyner de lazım ardından DSİ’ye dilekçe onlar gelip bakıyor kuyunun derinliği v.s 10 mt üzerindeyse başka bir uygulama daha, neyse ondan sonra bizim orada Sedaş’a gidip evraklar veriliyor. Sedaş tabii masraf yapacak değil ya. Zira özel kurumların maksatları ‘Kar Maximizasyonu’ dur(https://j-humansciences.com/ojs/index.php/IJHS/article/view/4266). Bu işletmecilik derslerinde verilen en temel bilgilerden. Yaklaşık 3 direk ve kabloları var. Bize cevap yazmışlar ama göndermemişler velhasılı birde 6 ay süre vermişler defalarca sorduktan sonra bu sürenin bitimine 3 hafta kala dikkatli bir çalışanları yazıyı buldu bize verdi. Apar topar elektrik mühendisi, yeni plan, direklerin parası v.b tüm masraflar hesaplandı ilgili kuruma danışmadan hiçbirini zaten yapamıyorsunuz. Orada ki mühendis direk başkasının arazisinden geçiyor olmaz demez mi ! Ya dedik muvaffakatname alacağız . Yine yok. Neden olmuyor ? Ya adam ölürseymiş ! kanunlara baktık öyle değil. Bu muvaffakatname yine geçerli. Dahası orada ki direklerin hepsi araziden geçiyor hiçbirinin muvaffakatnamesi zaten yok ! Şimdi ne yapacağız ? Yapacak son şey mahkemeye vermek. Mahkeme ne kadar tutacak avukat masrafı v.b 5-6 bin TL. Sonra direkler v.b 5 bin daha. Yahu dedim hakkımızı almak için illa mahkemeler mi lazım devletimiz var, kurumlar görevlerini yapmalılar Cimer’e şikayet yazdım. Resmi süreçler sürdü, cevap EPDK’dan geldi, tekrar başvurun. Yanlış anlaşıldı herhalde dedim bir daha yazıların resmini çekip yolladım. Cevap verdiler şirkete yazı yazıldı. Ee ne olacak. Hiçbir şey olduğu yok.
Bu sırada eskiden bir AŞ kurup Sağlık Hizmetleri ve Tıbbi Malzeme üretimi yapmıştık. O dönemler felaket yıllarıydı, peş peşe ekonomik krizler, stoklama, yüksek enflasyon, tek dert tanımı yapılamayan irtica idi. O sırada bir de deprem, yani felaket felaket üstüne geçen yıllardı, Allah bu milleti felaketlerden korusun. Velhasılı şirketi kapattık. AŞ kapatmak çok zor bir yıl bekliyorsunuz tüm vergi ve SGK borçlarını ödemiş olmanız lazım. Velhasılı yüksek faiziyle SGK borçlarını , o sırada başka da yolu yok bayağı bir sıra bekleyip elinizde bir sürü para vezneden ancak yatırabiliyorsunuz, ödedim. Geçen gün, çalıştığım yere bir resmi yazı imza karşılığı ne oluyor dedim. 1997-1999 yılları arası şirketinizin ödenmemiş SGK borçları faiziyle beraber 53 bin TL şu tarihe kadar öderseniz falan… Kendim ödedim biliyorum. Muhasebeciyi aradım , abi 10 yıl saklama süresi var zaten 18-19 yıl olmuş biz attık demez mi ! Şimdi gel de ispat et. Avukat arkadaşlara sordum cevap iş mahkemesine başvuruluyor abi , masrafı ne, 5-6 bin tutar. Ya ben bu devlette 5-6 bin lira vermeden hakkımı alamayacak mıyım ! SGK’ya sordum af var yaklaşık 1600-1700 TL tutar mahkemeye gidebilirsiniz, daha çok tutacaktır siz bilirsiniz.
Velhasılı verdiğimiz parayı tekrar verdik. Arazi içinde artık güneş enerji sistemi planlayıp alımını yapıyorum bu arada pazarlamasını da yapabilecek kadar ciddi ilişkilerim gelişti( Bu işte iyi para varmış  ) bakarsınız pazarlamadan parasını çıkarırız(Birkaç yıl sonra iyi bir arabayla beni geziyor görürseniz şaşırmayın). Yani özeti bu, en iyisi mi, alacaksanız üreticiden alın o zaman bunların hiçbirisi yaşamazsınız  Ama dünya da cennet değil yani bir şeyler bizi zorlayacak ve bizim doğru yanıtı geliştirmemiz bizi değerli insan haline getirecek hayatta mutlu olmamızı da sağlayacaktır. Bunun için polyannacılık yapmaya da gerek yok. Zaten şu fani dünyada Allah’ı razı edemezsek gitmeye de gerek yok  . Gelecek yazımda strese karşı ne yapmalı nasıl düşünmeli bunları konuşalım ne dersiniz ? Hepinize tekrar selamlar.
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Misafir Avatar
Neval Oğuz 3 ay önce

Kanunlarımızın ve resmi kurumlarımızın durumunu ne güzel anlatmışsınız...Çok üzülüyoruz bu hale ama örnek aldığımız Avrupa olunca sonuç bu...

Misafir Avatar
Adil KURBAN 2 ay önce

'Zaten şu fani dünyada Allahı razı edemezsek gitmeye de gerek yok' diye espri vari yazmıştım kimse nereye gitmiyorsun hocam', dememiş istersen gitme :)