Özellikle son dönemde sokak hayvanlarına yapılan işkence ve eziyetlerin ardı arkası kesilmiyor. Geçtiğimiz günlerde yaşanan ayakları kesilen köpek ve denize atılan kedi vakaları ülke gündemine bomba gibi düşmüştü.

İnsanoğlu'nun birbirine olan zararının yanında dünyayı paylaştığımız bitki ve hayvanlara yönelik şiddette hızla tırmanıyor.  Özellikle bir televizyon kanalının bir habere giderken geçtikleri sahil yolunda şahsın kedileri bilinçli olarak denize atması kameralara yansımıştı.

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, "Tabii ki hayvanlara işkence yapanlara, kötü davrananlara cezai yaptırımlar artacak. Ben eminim ki hayvan hakları konusunda hassas olan vatandaşlarımızın gönüllerine su serpecek bir yasa olacak." dedi.

Meclise sunulması beklenen "5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanun Değişikliği Teklifi" taslağında son rötuşlar yapılıyor.

Üzerinde değerlendirmelerin sürdüğü taslakla hayvanlara işkence etmek, kasten öldürmek, dövüştürmek, onlarla cinsel ilişkide bulunmak, nesli tehlike altındaki hayvanları öldürmek ve bir hayvanın neslini yok etmek fiillerinin "kabahat" kapsamından çıkarılması ve "suç" kapsamına alınması öngörülüyor.

Böylece, hayvanlara işkenceye, acımasızca ve zalimce muameleye 6 aydan 3 yıla kadar, kasten öldürmeye 6 aydan 4 yıla kadar, dövüştürenlere 3 aydan 2 yıla kadar, nesli tehlike altında olan bir hayvanı öldürene 1 yıldan 5 yıla kadar, bir hayvanın neslini yok edenlere 5 yıldan 10 yıla kadar, cinsel ilişkide bulunanlara 4 aydan 3 yıla kadar hapis cezası verilmesi planlanıyor. Söz konusu suçların adli para cezasına çevrilmesinin ve ertelenmesinin önüne geçilmesi de düzenlemede yer alıyor. 


Hayvanlara eziyet eden şahısların yaptıkları suç olsada halkın gözünde insanların birbirine karşı işlediği suç kadar göze batmadığını her kesimler tarafından aşikar ama son dönemde yaşanan özellikle 4 ayağı kesilen bir yavru köpeğin görüntüsüyle bu sorunun çözüme kavuşması özellikle hayvan severler tarafından gündeme getirildi.

TBMM Hayvan Hakları Araştırma Komisyonu'nun 33 maddelik taslak raporunda hayvan haklarıyla ilgili maddeler şöyle:

* Hayvanlar hukuk öznesi sayılmasa da hukuk nesnesi de (eşya) sayılmamalı.

* İnsana bağımlı yaşayan hayvanlar için "evcil hayvan" ve "yaban hayvanı" ayrımı yapılmalı.

* Ülke çapında kısırlaştırma uygulanmalı. Popülasyon kontrolü amacıyla hayvan sayısı tespit edilmeli.

* Mobil kısırlaştırma üniteleri ivedilikle kaldırılmalı.

* Bir hayvan neslini yok etme, öldürme, zalimce eylemlerde bulunma, cinsel istismar ile dövüştürme suç kapsamına alınmalı.

* Hayvanlara yönelik işlenen suçlara müdahale etmek amacıyla hayvan kolluğu kurulmalı.

* Ev hayvanını terk etmek gibi fiillere ilişkin idari para cezaları artırılmalı.

* Hayvanlara yönelik suç işleyenlerin hayvan sahibi olması engellenmeli.

* Apartmanlarda evcil hayvan beslenmesini engelleyen keyfi kısıtlama kaldırılmalı.

* Barınaklara asgari standart getirilmeli. Çok fazla sayıda hayvan barındırılmamalı.

* Petshoplarda kedi ve köpek satışı yasaklanmalı.

* Mahalli yönetimler, hayvanseverlerle iş birliği içerisinde beslenme odakları oluşturmalı.

* Avcılık bir süre yasaklanmalı.

* Şehir merkezlerinde hayvanat bahçesi açılmasına izin verilmemeli. Kafes tipi barındırma tamamen ortadan kaldırılmalı.

* Yunus ve diğer deniz memelilerinin eğitilmesine ve gösterilerde kullanılmasına izin verilmemeli.

* Adalar'da belli bir miktarda fayton bırakılmalı. Faytonlarda sadece ağır yük atları kullanılmalı. Acil olarak elektrikli ulaşım araçlarına geçilmeli.

* Sahibi olduğu hayvanı sokağa atan kişilere ciddi müeyyideler getirilmeli.

Türk yargısında hayvana yapılan eziyet ve zulmün yasalar gereği cezası nedir?

Mala zarar verme
MADDE 151. – (1) Başkasının taşınır veya taşınmaz malını kısmen veya tamamen yıkan, tahrip eden, yok eden, bozan, kullanılamaz hâle getiren veya kirleten kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, dört aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Haklı bir neden olmaksızın, sahipli hayvanı öldüren, işe yaramayacak hâle getiren veya değerinin azalmasına neden olan kişi hakkında yukarıdaki fıkra hükmü uygulanır.

Görevi kötüye kullanma
MADDE 257. – (1) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan hâller dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir kazanç sağlayan kamu görevlisi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan hâller dışında, görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir kazanç sağlayan kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) İrtikâp suçunu oluşturmadığı takdirde, görevinin gereklerine uygun davranması için veya bu nedenle kişilerden kendisine veya bir başkasına çıkar sağlayan kamu görevlisi, birinci fıkra hükmüne göre cezalandırılır.

Kamu görevinin terki veya yapılmaması
MADDE 260. – (1) Hukuka aykırı olarak ve toplu biçimde, görevlerini terk eden, görevlerine gelmeyen, görevlerini geçici de olsa kısmen veya tamamen yapmayan veya yavaşlatan kamu görevlilerinin her biri hakkında üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir. Kamu görevlisi sayısının üçten fazla olmaması hâlinde cezaya hükmolunmaz.
(2) Kamu görevlilerinin meslekî ve sosyal hakları ile ilgili olarak, hizmeti aksatmayacak biçimde, geçici ve kısa süreli iş bırakmaları veya yavaşlatmaları hâlinde, verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, ceza da verilmeyebilir.

Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme
MADDE 281. – (1) Gerçeğin meydana çıkmasını engellemek amacıyla, bir suçun delillerini yok eden, silen, gizleyen, değiştiren veya bozan kişi, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kendi işlediği veya işlenişine iştirak ettiği suçla ilgili olarak kişiye bu fıkra hükmüne göre ceza verilmez.
(2) Bu suçun kamu görevlisi tarafından göreviyle bağlantılı olarak işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(3) İlişkin olduğu suç nedeniyle hüküm verilmeden önce gizlenen delilleri mahkemeye teslim eden kişi hakkında bu maddede tanımlanan suç nedeniyle verilecek cezanın beşte dördü indirilir.

Yalan tanıklık
MADDE 272. – (1) Hukuka aykırı bir fiil nedeniyle başlatılan bir soruşturma kapsamında tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kimseye, dört aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Mahkeme huzurunda ya da yemin ettirerek tanık dinlemeye kanunen yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
(3) Üç yıldan fazla hapis cezasını gerektiren bir suçun soruşturma veya kovuşturması kapsamında yalan tanıklık yapan kişi hakkında iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(4) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kişi ile ilgili olarak gözaltına alma ve tutuklama dışında başka bir koruma tedbiri uygulanmışsa, yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olması koşuluyla, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(5) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kişinin gözaltına alınması veya tutuklanması hâlinde; yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olması koşuluyla; yalan tanıklık yapan kişi, ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin hükümlere göre dolaylı fail olarak sorumlu tutulur.
(6) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kimsenin ağırlaştırılmış müebbet hapis veya müebbet hapis cezasına mahkûmiyeti hâlinde, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis cezasına; süreli hapis cezasına mahkûmiyeti hâlinde, mahkûm olunan cezanın üçte ikisi kadar hapis cezasına hükmolunur.
(7) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kimsenin mahkûm olduğu hapis cezasının infazına başlanmış ise, altıncı fıkraya göre verilecek ceza yarısı kadar artırılır.
(8) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kişi hakkında hapis cezası dışında adlî veya idarî bir yaptırım uygulanmışsa; yalan tanıklıkta bulunan kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Suçu bildirmeme
MADDE 278. – (1) İşlenmekte olan bir suçu yetkili makamlara bildirmeyen kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) İşlenmiş olmakla birlikte, sebebiyet verdiği neticelerin sınırlandırılması hâlen mümkün bulunan bir suçu yetkili makamlara bildirmeyen kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.

Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi
MADDE 279. – (1) Kamu adına soruşturma ve kovuşturmayı gerektiren bir suçun işlendiğini göreviyle bağlantılı olarak öğrenip de yetkili makamlara bildirimde bulunmayı ihmal eden veya bu hususta gecikme gösteren kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Suçun, adlî kolluk görevini yapan kişi tarafından işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkraya göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Kamuajans.com/ÖZEL

Loading...
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.