Başlığı okuduğunuz da dudaklarınızda ki tebessümü hissedebiliyorum. Hemen hemen hepimiz bu hikâyeyi okumuş veya duymuşuzdur. Ortaçağ’da Aşağı – Saksonya Almanya’nın Hamel’in kasabasında pek çok çocuğun evden ayrılarak, daha sonra ölümü ile ilgili bir efsanedir. Verilen ve tutulmayan sözler üzerinden anlatılan efsane kişilerin güvenirliğini ve sözünde durmasının önemini atfeden bir ana görüşü kapsamaktadır. İnsanlık tarihine bakıldığın da, insanoğlunun güvenilmez yaklaşımı tarihe hep damgasını vurmuştur. Makam, mevki, para, güç gibi konular da insanoğlunun hırsları tarih boyunca olmuş, günümüze kadar uzanmıştır. Günümüz de bu metalara ulaşmak için her yolu deneyen insan, çıkarları uğruna her şeyi gözden çıkarabilecek kadar vahşi olabiliyor. Çağımızın en büyük hastalığı makam uğruna benliğini ve ruhunu satan bireylerin çokluğu karşımıza çıkmaktadır. Toplumda bu tip insanlarla karşılaşıyoruz. Üç günlük dünyada kendi çıkarları için yaşayan insanların hırsları daha sonra üstünlük kıvamına geliyor. Halktan kopuk, ruhsal dengesi kaçık bireyler haline dönüşen bu karakterler maalesef halka hizmet için geldiklerini unutarak kendilerini toplum üzerinde gören, yaptıklarının hak olduğunu sanıyorlar. Trajikomik bir yaklaşım olarak sırıtmaktadır.

Kamuda birçok bürokrat atanıyor. Devlet hizmet edecek liyakat sahibi insanları seçerek devletin halka ulaşması hedefleniyor. Tabii ki buraya kadar her şey normal, ama birde atanan insanların sakladıkları gizledikleri karanlık tarafları ilerleyen zaman da çıkıyorsa bunu da halk görüyor ve tepki koyuyorsa bu durumu devletin irdelemesi gerekir. Devletin en narin kurumlarına atana insanların devletçi, milletini seven ve dini referanslara uygun yaşayan, liyakat sahibi insanlar olmalıdır. Bu kişinin bu özelliklere sahip olması yetmez bir de çevresine bakmalı eşine, çocuğuna ve sosyal çevresi de önem arz etmektedir. Devletin en özel kurumuna atanmışsın eşin, devlet düşmanı insanlarla ilişki içinde ise sizin güvenirliğiniz konusunda kuşkulara yol açarsınız. Hele bu işi alelade şekilde açık seçik göstere göstere yapıyorsa bunun adına devlete ihanet denir. Eğer buna engel olamıyorsan o zaman devletin parasını yemeyeceksin o makamda da oturmayacaksın. Bizim için devlet kutsaldır. Onun için ölürüz canımızı feda etmekten de çekinmeyiz. O yüzden ki kamuya atanan bürokratların daha dikkatli olmaları eşleri ve çocuklarının bu gibi âcizane duruma düşmelerini engellemelilerdir. Eğer buna güçleri yetmiyorsa bu makamı terk etmeleri gerekmektedir. Bizden uyarısı devleti kimsenin karanlık taraflarına terk etme derdinde değiliz. 

Devletin bürokrat seçiminde daha dikkatli olması devlet düşmanı aşırı fraksiyon sahibi bireyleri kamunun en seçkin yerlerine atamada özen göstermesi zaruri bir görevdir. Bu yalnızca atanacak kişi ile değil çevresi eşi dostu da sorgulanmalıdır. Bir atasözü vardır herkesin bildiği ‘’ Dostunu söyle sana kim olduğunu söyleyeyim.’’ Bu söz anonim olduğu için doğruluk derecesi ispatlıdır. Bu yüzden güvenilir kişi olup sözünde duran halkın dertleri ile dertlenen bürokratlara ihtiyacımız var. Artık bu insanları seçerken kriter yalnız kendileri değil çevresi de dikkate alınmalıdır. Halk tüm yaşanan olayları görmektedir. Siyasetçilere büyük görev düşmektedir. Seçim bölgesine atanan bu bürokratları izlemeli halktan geri bildirim alarak bu bürokratları kontrol etmeleri gerekmektedir. Devletin ve halkın üstünde hiçbir kuvvet yoktur. Daha iyi yarınlar için devletini, milletini seven devlet adına icraat yapan bürokratlar seçilmelidir.

Yasin Erdem
Eğitimci-Yazar
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Misafir Avatar
Ömer Öztürk 6 ay önce

Tebrik ediyorum,guzel ve güncel bir yazi.gunumuzun en büyük sıkıntısı liyakatsiz ve ehil olmayan insanların makam ve mevkileri doldurması. Halka tepeden bakan yöneticilerin varlığı ülkenin birlik ve bütünlüğü ile devletin gününe etki ediyor. selamlarımızla

Misafir Avatar
Saim 6 ay önce @Ömer Öztürk

Evet hocam insanlar makama bir şekilde atanıyor. Kendilerini saklıyor eşi çocuğu vatana ihanet ediyor.

Beğenmedim (0)
Misafir Avatar
Turgut Kaçar 6 ay önce

Makamlara atanan kişiler iki farklı karakterden oluşmaktadır. Birincisi atanmadan önceki kişi ikincisi de atandıktan sonrki kişi. Bunlar maalesef çok.

Misafir Avatar
Ümit saraydaroğlu 6 ay önce

Yüreğine kalemine sağlık hocam.maalesef ki koltuk ve kariyeri olan şahışların geçmişini unutmalarını anlam veremiyorum.Anlam veren varsada şaşarım.Hani atalarımızdan duyduğumuz bir söz varya “Ne oldum delisi”aynen bu söze yakışır hale geliyoruz.İnsanoğlu özünü sözünü geldiği noktayı nereden geldiğini unutmamalı.Unutmayan unutmuyor yinede saygılar

Misafir Avatar
Ahmet 6 ay önce

:)))))